Üniversitenin son senesinde staj yaptığım okulda tanıdım ilk o duyguyu.

Okulun bahçesinde öğretmen arkadaşlarımla gezerken, elinde tuttuğu yapraklarının çoğu dökülmüş bir demet gülü bana uzatmış ve: 

Alır mısın öğretmenim demişti. 

Elindeki renkleri birbirine karışmış gülleri almış ve kokularını ciğerlerime çekerken: 

Teşekkür ederim demiştim. Çok güzeller... Ama sen bu güllerden daha güzelsin. 

Uçar gibi gitmişti yanımdan. Giderken arkasına dönüp Yarın demişti. Daha güzellerini getireceğim öğretmenim. 

Yarın gerçekten de kucağında kocaman bir buket çiçekle gelmişti Esra… Elindeki kocaman çiçek buketini kocaman bir gülümsemeyle uzatırken: 

Öğretmenim demişti. Sana söz vermiştim ya. Getirdim işte. 

Kucağındaki çiçekleri alıp koklamış ve yine aynı cevabı vermiştim. 

Teşekkür ederim. Çok güzeller Ama sen güllerden de daha güzelsin. Sen koca bir bahar gibisin 

...

Geçenlerde sosyal paylaşım sitesinde gelen bir arkadaşlık isteği ve mesaj dikkatimi çekti. Mesajda şöyle yazıyordu: 

Çiçekleriniz çok güzel ama siz çiçeklerinizden daha güzelsiniz öğretmenim 

Ve hemen altında bir not: 

O musunuz bilmiyorum. Sizi uzun yıllar önce tanımıştım ve ben o zamanlar minicik bir çocuktum. Eğer benim tanıdığım Ali Öğretmenseniz lütfen cevap yazın. 

Arkadaşlık isteğini kabul ettim. Sayfasında eşi ve çocuğuyla birlikte, bir gül bahçesinde çektirdikleri fotoğrafın altına şöyle yazdım. 

Bahçedeki güller gerçekten çok güzel. Ama siz güllerden daha güzelsiniz. 

...

Sözlerimin, ancak birkaç defa görüştüğüm, babasının Arabistan’da işçi olarak çalıştığını öğrendiğimde şefkatle kucakladığım ve "Bu akşam babana kavuşman için dua edeceğim" dediğim bir çocuğun ruhunda ne derin bir etki bıraktığını hiç fark edememiştim. 

Bu olay beni çok mutlu etmenin yanında büyük bir endişeye sevk etti aynı zamanda. 

Acaba bazen farkında olmadan söylediğimiz sözlerle öğrencilerimizin ruhunda 20 sene sonra karşımıza çıkacak derin yaralar da açıyor muyuz? 

Esra'nın yazdıklarıyla bayram yerine dönen yüreğim bir gün başka bir mesajla cenaze evine benzer mi? 

Her şeyin ne de güzel gittiğini düşündüğüm bir zamanda biri çıkıp Seni hiç unutmadım derse. 

Seni hiç unutmadım öğretmenim. Yüreğime sapladığın bıçak yarası hiç kapanmadı. Sözlerin halâ kalbimi ağrıtmaya devam ediyor. Sever görünürdüm ama aslında ben seni hiç sevmedim.  

...
Aman Allah'ım...