Avrupa’yı bir Çerkes bölecek iddiası bomba etkisi yarattı

Boris Johnson’ın İngiltere Başbakanlığı koltuğunun ardından… Avrupa kıtasını ABD ve Rusya yanında üçüncü bir güç haline getirmeyi hayal eden Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’nin hayallerinden geriye ne kaldı?

DÜNYA 29.07.2019, 16:46
Avrupa’yı bir Çerkes bölecek iddiası bomba etkisi yarattı
banner257

Kel ama gür bir sakala sahip olan George Bernard Shaw’a; arz ve talep arasındaki farkın ne olduğu sorulduğunda şu karşılığı vermiş: 

İkisi arasındaki fark başım ile sakalım arasındaki fark gibidir. Yani aşırı üretim ama zayıf dağıtım ağı… 


Her zaman “politik psikoloji” ve “diplomatik usuller” konusunda özel bir ağırbaşlılığa sahip İngiltere’nin başbakanlık makamına Boris Johnson’un geçmesi ve ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini ilk tebrik eden lider olması üzerine büyük bir incelik ve nezaket ile şunu söylemek farz oldu:

Asıl önemli olan; karmaşık ve uçuşan sarı saçları ile birbirine benzeyen bu iki uluslararası lider arasında, siyasi planlama ve organizasyon konusunda bir fark bulunuyor. 

Çünkü Johnson’un karşı karşıya olduğu sorunlar Trump’ın karşı karşıya olduğundan daha fazla. ABD en nihayetinde bu çağın imparatorluğu. İngiltere ise bir imparatorluktu. Yani bir zamanlar öyleydi…


1964’te İngiliz bir anne ve babanın çocuğu olarak New York’ta doğan Johnson, geçen yıl ABD vatandaşlığından vazgeçene kadar çift vatandaşlığa sahipti. Ama ne olursa olsun tarihçilerin gözünde; kökü geçmiş yüzyılın başlarına kadar uzanan Müslüman ve Türk-Çerkes asıllı biri olarak kalacak. 

Araştırmacıların dediği gibi Çerkesler “aykırılığa” meyilli iseler, Johnson’un “aykırılıkları” da ilk kökenlerine mi dayanıyor?

Gazeteci, yazar ve politikacı Boris Johnson, İngiltere ve Avrupa Birliği’nin geleceği ile ilgili ağır, hassas ve ciddi sorumluluklarla karşı karşıya. Bu sorumlulukların uluslararası politik dengelere de mutlaka etkisi olacaktır. 

Daily Telegraph gazetesinde çalıştığı, ardından Londra Belediye Başkanı, milletvekili ve dışişleri bakanı olarak görev yaptığı dönemlerde basında ve politik çevrelerde kışkırtıcı, bazen palyaçoluğa varan bir profil çizmiş olan Johnson’ın bu profili şu anda omuzlarındaki sorumluluklara hiçbir şekilde uygun değil. 

Medyada ve İngiliz siyasi çevrelerinde, bir ölçüde de Avrupa’da, “Palyaço Bogo” dendiğinde bunun Boris Johnson anlamına geldiği gizli bir şey değil. 

Ancak başlangıçta karşı çıktığı, ardından desteklediği ve kampanyasını yürüttüğü Brexitanlaşması çerçevesinde İngiltere’nin AB’den ayrılmasını düzenlemek, İngiltere’nin birliğini korumak, İran ile ülkesi arasındaki tanker krizini çözmek, deniz ticaret trafiğini İran’ın provokasyonlarından koruyacak uluslararası bir güç inşa etmeye çalışmak; kendisine “Bogo” adının verilmesine neden olan fevri ve aceleci tutumlarından farklı bir siyasi üslup benimsemesini gerektirmektedir.

Hem Johnson hem de dünya, Brexit aleyhine bir politika izlediğinde ve anlaşmasız bir şekilde AB’den ayrılma yoluna gittiğinde bunun Trump’ı memnun edeceğini ve Avrupalı ortaklara yönelik bilinen tutumunu destekleyeceğini çok iyi bilmektedir.

Aynı şekilde bunun, “NATO’lu iblisleri” sevmeyen ve İngiltere ile aralarında askıda kalmış meseleler bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i de memnun edeceği kesin. Bu nedenle Londra hiç olmadığı kadar gözlem altında olacaktır.

Boris Johnson, Theresa May hükümetinde dışişleri bakanı iken bazı mesai arkadaşları kendisi ile çalışmayı reddetmişlerdi. Bu nedenle örneğin Maliye Bakanı Philip Hammond, May görevi bırakmadan önce istifa etti. Yenilen rakibi Jeremy Hunt’un görevini bırakması ise doğaldı. 

Theresa May’in Brüksel ile ocak ayında varmış olduğu anlaşmanın üç kez meclis tarafından ret edilmesi ve yenilmiş şekilde görevinden ayrılmasının ardından Jonhson muzaffer şekilde Kraliçe İkinci Elizabeth ile görüşmek için Buckingham Sarayı’na yönelmeden önce, mevcut Dışişleri Bakanı Sir Alan Duncan da istifa etti.

Ancak şu anda sorulması gereken en sıcak ve acil soru şu: Johnson; kendisini her yerden kuşatan bölünme rüzgârlarına karşı İngiltere’nin birliğini koruyabilecek mi? 

İskoçya’yı, Avrupa Birliği içerisinde kalmak için İngiltere’den ayrılmaya yönelik bir referandum düzenlememesi konusunda nasıl ikna edecek?

Zira Brexit için yapılan referandumun sonucu, İskoçya’da açık bir şekilde ayrılık duygularını uyandırmıştı. Johnson, bu enfeksiyonun Kuzey İrlanda ve Galler’e de bulaşması durumunda ne yapabilir?

Johnson şu anda Muhafazakâr Parti’nin lideri. Rakibi Jeremy Hunt’u yenmesinin ardından Johnson, gelecek ocak ayını nihai tarih olarak belirleyerek, hiçbir bedel ödemeden ve yeni bir anlaşma yapmadan İngiltere’nin AB’den ayrılma sürecini tamamlayacağını taahhüt etti. 

Aslına bakılırsa Johnson, yeni bir müzakere turu başlatmak istiyor ama Avrupa Konseyi şu ana kadar bunu reddetmiş durumda.

Johnson’un dediği gibi anlaşmasız bir şekilde AB’den ayrılmaya, Muhafazakâr Parti içerisindeki İngiliz liderler arasında bile açık bir şekilde karşı çıkılıyor. Çünkü bu liderler, böyle bir adımın neden olabileceği olumsuz ekonomik etkilerden korkuyor.

Muhalefetteki İşçi Partisi de lideri Jeremy Corbyn aracılığıyla anlaşmasız bir şekilde ayrılmanın memur ve işçilerin işten çıkarılması ve emtia fiyatlarının yükselmesi anlamına geldiğini belirtti. 

Donald Trump ile hükümet arasındaki görüşmelerle ilgili söylentiler kapsamında Ulusal Sağlık Sistemi’nin ABD’li şirketlere satılması tehlikesi ile karşı karşıya olduğu da ifade edildi. Bu nedenle bazıları Trump’ın “Johnson büyük bir lider olacak” yorumu üzerinde durmaktadır.

AB’den anlaşmasız şekilde ayrılmak her ne kadar bazı Avrupa ülkelerinde yükselen sağcı ve milliyetçi eğilimleri memnun etse de bir çocuk oyuncağı değil. 

İtalya Başbakan Yardımcısı sağcı Matteo Salvini, Muhafazakar Parti’nin başına geçmesi nedeniyle Johnson’a başarılar diledi. İngiliz solunun, Boris Johnson’ı, İtalya’daki aşırı sağcı Kuzey Birliği’nden daha tehlikeli olarak nitelemesinin, onları, Johnson’u daha çok desteklemeye ittiğini belirtti. 

Aynı şekilde Britanya Endüstri Birliği Genel Müdürü Carolyn Fairbairn de Johnson’u anlaşmasız bir şekilde ayrılma kararında aceleci davranmaması konusunda uyardı.

Bir zamanlar Johnson, İşçi Partisi lideri Tony Blair’i, ABD Başkanı George Bush’u “Çöl Fırtınası Operasyonu’nda” desteklediği ve bu operasyona katıldığı için şiddetle eleştirmiş ve Washington’un, Londra’ya kölesiymiş gibi davrandığını yazmıştı. 

Tankerler savaşı, İran ile gerilimin yükselmesi, İran’ın küresel petrol tedarik hatlarına yönelik saldırılarını engellemek için bir deniz koruma gücü oluşturulmasına yönelik yoğun uluslararası müzakerelerin yürütüldüğü bu dönemde Donald Trump ile arasında var olan ve kesinlikle daha da güçlenecek derin uzlaşıya ne demeli?

Johnson, Avrupalı ortaklarına sırtını dönme imasında bulunduğunda, petrol tedarik hatlarını koruyacak uluslararası birlikteki rollerinin önemini de hatırlıyor mu? 

Bunun gibi sıcağı sıcağına yanıtlanması gereken birçok soru var. 

Britanya Krallığı’nın kaderi ne olacak, birliğini koruyabilecek mi, Avrupa ailesi içerisinde ne olacak?  

Daha da önemlisi Avrupa kıtasını ABD ve Rusya yanında üçüncü bir güç haline getirmeyi hayal eden Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’nin hayallerinden geriye ne kaldı?

Boris Johnson, karşı karşıya olduğu bu zor ve keskin sorulara yanıt vermelidir.

‘Bogo’ döneminin sona erdiğini ve şu anda Winston Churchill ile Margaret Thatcher’ın koltuğunda oturduğunu hatırlaması gerekir.



 

*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Şarku'l Avsat'tan Independent Türkçe için çeviren: Beyan İshakoğlu

Yorumlar (0)
35°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce hangi başkan daha başarılı?
Sizce hangi başkan daha başarılı?
Namaz Vakti 09 Temmuz 2020
İmsak 03:28
Güneş 05:12
Öğle 12:43
İkindi 16:34
Akşam 20:03
Yatsı 21:40
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Fenerbahçe 31 50
6. Beşiktaş 30 50
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Denizlispor 31 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 34 50
8. Tottenham 33 48
9. Sheffield United 33 48
10. Burnley 33 46
11. Everton 33 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 34 31
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 34 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 34 60
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Valencia 35 50
9. Athletic Bilbao 34 48
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 35 39
14. Real Betis 34 38
15. Celta de Vigo 35 36
16. Deportivo Alaves 34 35
17. Eibar 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24