2. Abdulhamid döneminde Tarik Bedeli adlı vergiyi ödemek istemeyen - yaş arası erkeklerin yılda dört gün hangisini yapmaları gerekirdi

Tarik vergisi nedir* 2. Abdulhamid döneminde Tarik Bedeli adlı vergiyi ödemek istemeyen - yaş arası erkeklerin yılda dört gün hangisini yapmaları gerekirdi

EĞİTİM 18.02.2019, 21:41 18.02.2019, 21:44
2. Abdulhamid döneminde Tarik Bedeli adlı vergiyi ödemek istemeyen  -  yaş arası erkeklerin yılda dört gün hangisini yapmaları gerekirdi
banner257

Tarik vergisi nedir* 2. Abdulhamid döneminde Tarik Bedeli adlı vergiyi ödemek istemeyen  -  yaş arası erkeklerin yılda dört gün hangisini yapmaları gerekirdi

Cevap: Yol yapımı

Yol Vergisini ödeyemeyen köylüler yol inşaatlarında çalıştırılmıştı

'Yol parasını vermeyen köylüye gaz yağı dağıtımı yapılmıyordu. Üç çocuklu bir kadın yol parasını veremediği için, elleri kelepçeli götürülmüştü. Tahsildarlar,okur-yazar olmayanlara verdikleri makbuzlara eski tarihler atıp devamlı olarak yol parası istiyorlardı. Bir kadının tek horozunu da vergi borcuna karşılık haczetmişlerdi.'

19.yyın ikinci yarısına gelindiğinde Osmanlı devletinin çözmek zorunda olduğu konulardan biri de ulaşım problemiydi. Daha önceki dönemlerde yapılmış olan yollar, geçitler artık kullanılamaz hale gelmişti. Mevcut yolların onarımı ve yenilerinin yapılması ihtiyacının bir sonucu olarak Osmanlı vatandaşlarına tarik bedel-i nakdîsi, tarik bedelâtı, tarik bedeli, tarik mükellefiyeti ve tarik vergisi  adıyla anılan yol vergisi getirildi.

18-60 yaş arasındaki her erkek vergi mükellefi

Yol vergisi mükellefiyeti bedenen çalışarak veya bedel verilerek yerine getirilen bir yükümlülüktü. 18-60 yaş arasındaki her erkek vergi mükellefiydi. Ayrıca mükellefin  binek  hayvanları ile araba ve yük hayvanları da yol vergisi mükellefiyetine tabiydi. Vergiyi nakden ödeyemeyenler belirlenen süreler içinde zorunlu olarak yol inşaatlarında çalışmakla mükelleflerdi. Osmanlı devletindeki bu ilk yol vergisi düzenlemesi  daha sonraki yıllarda birçok kez değişikliğe uğradı. Toplanacak verginin artırılması amacıyla mükelleflerin sayısı artırılmaya çalışıldı, kapsamı genişletildi.

 Yol vergisi  ile ilgili bir diğer kanuni düzenleme Milli Mücadele döneminde yapılacaktı.  1920 yılının son haftasında Türkiye Büyük Millet Meclisinde Tarik Bedel-i Nakdisi adıyla yol vergisi kanunu kabul edildi. Osmanlıdan Cumhuriyete devreden yol vergisi ile ilgili olarak son köklü değişiklik ise 1525 numaralı Şose ve Köprüler Kanunu ile yapıldı. 10 Haziran 1929 tarihli kanunun yol vergisi ile ilgili hükümlerinden bir kısmı şöyleydi:

“Türkiye’de kesin on sekiz yaşından altmış yaşına kadar her erkek nüfus yol mükellefiyetine tabidir. Yol mükellefiyeti bedenen ve bizzat çalışmak istemeyenler tarafından nakden ifa edilir. Ancak sakatlığı sabit olan fakirler, hayatta beş evladı olanlar,  bilumum mekteplerde tahsilde bulunan öğrenciler, silâhaltındaki ordu ve jandarma askerleri yol mükellefiyetinden muaftır. Bir senelik bedeni mükellefiyet ortalama kuvvete sahip bir amelenin on günde yapabileceği iş miktarından ibarettir. Nakdi mükellefiyet senede toplam 8 liradır. Buna yol parası denir ve vilayetler genel meclislerince tespit edilecek zamanlarda ve iki eşit taksitte alınır.”

  

Zengine de fakire de eşit vergi

1929 yılında 8 lira olarak belirlenen yol vergisi daha sonraki değişikliklerle 12 liraya, 1947 yılından sonra ise 18 liraya kadar yükselmişti.  Osmanlıda başlayan ve Cumhuriyet döneminde devam eden yol vergisi vatandaşların gelirine veya servetine bağlı olarak alınan bir vergi olmadığından adaletten uzaktı.  Zengin fakir ayrımı yapılmadan herkesten eşit miktarda alınmaktaydı.  Bu durum büyük bir adaletsizliği ve buna karşı tepkiyi de beraberinde getirmekteydi.  Zira zengin ve orta sınıf hiç zorlanmadan bu vergiyi ödeyerek bedenen çalışma yükümlülüğünden kurtulmaktaydılar. Ancak  köylüler, yevmiyeli bir işte çalışmayan işçiler, şehirlerde oturan dar ve sabit gelirli vatandaşlar kısacası geniş halk kesimleri bu vergiyi ödemekte çoğu zaman güçlük çektiler. Geçimlerini sağlamak için zor şartlarda kazandıkları parayı çoğu zaman iaşelerinden kısarak vergi olarak ödemek  zorunda kaldılar.

Memleketin efendisi yol inşaatlarında...

18 yaşını doldurmuş her erkek için alınan bu vergi özellikle köylüleri, fakirleri daha çok etkiliyordu. Çünkü şehirli ve zenginlere göre  nüfus olarak daha fazlaydılar. “ Mükellef üç erkeği bulunan fakir bir ailenin senede 12’şer liradan 36 lira yol parası ödemek için ne kadar sıkıntı çektiği ve hatta bu yüzden bazen çift hayvanlarından veya sağmal ineklerinden birini, yahut tohumluk buğdayından, mısırından birini satmak zorunda kaldığı çok yerlerde çok defa görülmüş üzücü ve elemli hadiselerdi.”  Bedenen çalışamayacaklardan istenen yol vergisi  özellikle 2.Dünya savaşı yıllarında fakir halkın,köylünün ödeme gücünün çok üstündeydi.  Özellikle köylüler yol vergisiniödemekte zorlandılar ve önemli bir kısmı da bu vergiyi ödeyemediğinden yol inşaatlarında çalıştırıldılar. Evlerinden, köylerinden, oturdukları şehirden uzakta olumsuz şartlar altında günlerce çalışmak zorunda kalan geniş halk kesimlerinde adaletten uzak bu uygulamaya büyük bir kızgınlık oluştu.  Rıfkı Salim Burçak köylünün yol vergisi sebebiyle uğradığı muameleyi ve halkın yönetime bakışını şöyle anlatıyor: Atatürk’ün memleketin efendisi olarak gösterdiği köylü,jandarma ve tahsildarlardan,yol ve tarım ürünleri vergilerinden sızlanıyor,feryat ediyordu. Memleketin efendisi 6 liralık yol  vergisini veremediği için kendisini günlerce yollarda ve madenlerde çalıştıran,yetiştirdiği ürünü vergi adı altında keyfi ölçülerle elinden alan bir terör rejimine kendi devleti gözüyle bakamaz olmuştu.”

Yol vergisinin halk üzerinde nasıl bir etki yaptığını halkın nasıl zorluklar yaşadığını Mahmut Goloğlu ise şöyle anlatıyor: Yol parasını vermeyen köylüye gaz yağı dağıtımı yapılmıyordu. Yol parasını veremeyen köylüler habire çocuk yapıyorlardı. Çünkü 5 çocuklu ailelerden yol parası alınmıyordu. Üç çocuklu bir kadın yol parasını veremediği için, elleri kelepçeli götürülmüştü. Tahsildarlar,okur-yazar olmayanlara verdikleri makbuzlara eski tarihler atıp devamlı olarak yol parası istiyorlardı. Bir kadının tek horozunu da vergi borcuna karşılık haczetmişlerdi. Jandarmanın baskısı da dayanılamayacak dereceye varmıştı.”

Geniş halk kesimlerinin doğrudan olumsuz şekilde etkilendiği yol vergisi köylü,işçi,sabit ve dar gelirli için ağır bir yük oldu. Özellikle hayat şartlarının her geçen gün ağırlaştığı 2.dünya savaşı yıllarında yönetime karşı oluşan kızgınlığın ve tepkinin en önemli sebeplerinden biri olarak belirdi. Savaş sonrası dönemde kurulan Demokrat Partiyi niçin tercih ettiği sorulan bir vatandaşın “ ben de altı lira yol vergisi veriyorum, nah şu ipek fabrikasının sahibi de” cevabı halkın yol vergisine tepkisini ve bu tepkinin politik gelişmelere etkisini göstermekteydi.

Kaynaklar :

Ali Rıza Gönüllü,Osmanlı Devletinin Son Döneminde Yol Vergisi

Osman Akandere,Milli Şef Dönemi

Mahmut Goloğlu,Demokrasiye Geçiş

Rıfkı Salim Burçak,Türkiye’de Demokrasiye Geçiş

Yorumlar (0)
banner255
20°
açık
Günün Anketi Tümü
Hayrettin Güngör'ü başarılı buluyor musunuz?
Hayrettin Güngör'ü başarılı buluyor musunuz?
Namaz Vakti 19 Mayıs 2021
İmsak 03:35
Güneş 05:14
Öğle 12:34
İkindi 16:24
Akşam 19:44
Yatsı 21:15