Beyazıt Kalesi'nde yangını gören görevli yangını hangi sözle haber verirdi?

Ağa bir çocuğun oldu, Paşam gök kızıla çaldı, efendi müjdeni isterim, Beyim kazan taştı bunlardan hangisi bir yangını haber verme şeklidir? Ağa bir çocuğun oldu ne demektir?

EĞİTİM 16.12.2018, 23:28
Beyazıt Kalesi'nde yangını gören görevli yangını hangi sözle haber verirdi?
banner257

Ağa bir çocuğun oldu, Paşam gök kızıla çaldı, efendi müjdeni isterim, Beyim kazan taştı bunlardan hangisi bir yangını haber verme şeklidir? Ağa bir çocuğun oldu ne demektir?

Cevap Aşağıdadır...

Yangın Kuleleri

İstanbul panoramasında ilk dikkati çeken, gökyüzüne yükselen minareleriyle camiler ve bu minarelerle yarışır gibi yükselen Galata ve Beyazıt kuleleridir. İstanbul'un tarihsel geçmişinin günümüzde yaşayan sembolü olan tarihi eserler arasında yerini alır Yangın Kuleleri.  Yangın kulesi olarak inşa edildiği için herhangi bir penceresinden bakıldığında İstanbul'un muhteşem panoramasını ayaklarımızın altına serer. 

GALATA KULESİ

Cenevizler tarafından yapılmıştır. İnşaatı miladi 1349’da bitmiş bulduğu anlaşılmaktadır. O zamanlar  “İsa Kulesi” 'de denilmektedir.

Kulenin sakafı evvelce sivri külah şeklinde olup tepesinde bir salip bulunduğu anlaşılmaktadır. 1792 senesinde Galata'da vuku bulan yangında bu külah yanmış ise de Cuma gecelerinden başka gecelerde kulede nöbet çalınmak ve yangınları tabi davul ile halka ilan etmek adet olduğu için derhal tamirine başlanmış ve evvelkinden güzel şekilde ikmal edilmiş ve yangın haberlerinin uzak yerlere kadar ulaştırılabilmesi için buraya bir de "Kös" konulmuştur. "Kös" davulun sekiz on misli büyüklüğündedir.

Kule, ikinci Mahmut zamanında 1819 senesinde bir tamir görmüştür. Fakat bu günkü şeklini 1876 yılındaki tamirinden sonra almıştır.

Galata Kulesi, 68 metre yüksekliğinde olup deniz seviyesinden itibaren kulenin tepesi 140 metrelik bir irtifadadır. Kulenin zirvesine kadar taşdan ve tahtadan 211 basamak mevcut olup 95 adedi taşdır. Birinci Büyük odaya 141 basamakla çıkılır. Bayrak direği 15 metredir.

Beyazıt ve Galata yangın kulelerinde yangın ilan şekli şöyle idi:

İstanbul ciheti : Gece kırmızı lamba, gündüz kırmızı üçgen bayrak,

Beyoğlu ciheti : Gece beyaz lamba, gündüz sarı üçgen bayrak,

Anadolu ciheti: Gece yeşil lamba, gündüz yeşil üçgen bayrak,

İki veya üç mıntakada aynı zamanda yangın olursa her mıntıkaya ait işaretler bir arada çekilir.

CADİYE KULESİ

İkinci Mahmut devrinde Vaniköy’ün üstündeki sırtlarda inşa ettirilmiş olan bir köşkün ek binalarındandır. Kırım muharebesi sırasında İstanbul'a gelen İngiliz zabitanına tahsis edilmiş ve bir müddet işgal edilmiş ve o esnada yanmıştır.

BEYAZIT KULESİ

1749   yılında, Küçükpazar’da çıkan ve büyük yangının ardından,  Ağakapısı Süleymaniye'de İstanbul Müftülüğü ile İstanbul Üniversitesi'nin Botanik Enstitüsü olarak kullanılan, iç avlusu köşesine yılında ahşaptan ilk kule yapılmıştır.  Ancak kulenin ahşap olması sebebiyle 1774 yılındaki Cibali yangınıyla bu kule ortadan kalkmıştır. 1826 yılında Sultan 2. Mahmut tarafından yeniden ahşap olarak yaptırılan kule, Yeniçeri Ocağı’nın buna bağlı olarak Tulumbacı Ocağı’nın dağıtılmasıyla ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle yıktırılmıştır.

1828 yılından itibaren İstanbul’daki yangınların nerede olduğunu tespit etmek ve müdahalede bulunmak için Sultan 2. Mahmut’un emriyle,   Osmanlı Devleti'nin  19. yüzyıl mimari oluşumunda büyük etkisi olan Ermeni asıllı  Balyan ailesinden olan Senekerim Balyan’a, şu anki İstanbul Üniversitesi’nin Beyazıt semtinde bulunan üniversite yerleşkesinin tarihi giriş kapısı arkasındaki bahçenin içerisine, Beyazıt Kulesi’ni kâgir olarak yapıldı. 

İlk yapıldığında yüksekliği 85 m olan kule, kâgir ve geniş saçaklı ahşap bir külah ile örtülüdür. 1849 yılında kule bugünkü biçimine kavuşmuştur. Sekizgen planlı yuvarlak pencereli üç kat daha eklenmiştir. Böylece kule yukarıdan aşağıya doğru sancak katı, sepet katı, işaret katı ve nöbet katı olmak üzere toplam 4 kattan oluşmuştur. Bu ilavelerle kulenin yüksekliği 118 metreye ulaşmıştır. 1889’da kulenin üzerine demirden gönder çekilmiştir. Girişten nöbet katına giden, toplam 180 basamaktan oluşan ahşap merdiven bulunmaktadır. Diğer üç kata da, toplam 69 basamaktan oluşan ahşap merdivenle çıkılmaktadır. Kule turizme açıldığında ziyaretçiler nöbet katına kadar çıkabileceklerdir. İçeriye, kulenin küçük pencerelerinden ışık girmekte, nöbet katı 12 pencere ile dışa açılmaktadır. İstanbul’un muhteşem manzarası bu pencerelerden 360 derecelik bakış açısıyla görülmektedir.

1849 yılındaki zelzelede hasara uğrayan kulenin, geniş saçaklı, ahşap örtülü külahı değiştirilerek; sekizgen planlı, yuvarlak pencereli, yukarıya doğru daralan üç kat şeklinde yeniden tasarlanarak inşa edildi. 1889 yılında da ise kuleye bayrak direği eklendi. Yangın kulesine ‘yangın köşkü’; ’yangın köşkü’ gözcülerine de ‘köşklü’ denirdi. Beyazıt Yangın Kulesi’nde 20 köşklü bulunurdu. Kulelerdeki odalarda yatar kalkarlardı. 1923’e kadar köşklüler kulelerdeki görevlerine devam ettiler.

Kulenin Beyazıt meydanına bakan bölümünde Sultan II. Mahmud tuğralı kitabe bulunmaktadır. Yesarizade Mustafa İzzet Efendi tarafından yazılan kıta nazım biçiminde kaleme alınmış olan kitabenin hat yazısını da yine Yesarizade Mustafa İzzet Efendi yapmıştır.

Hak bu kim Sultan Mahmûd’un Sarây-ı ?evket’e Bir nazîri gelmemişdir olalı Dünyâ binâ Bânî-i endîşesi tecdîd kıldı devletin Köhne bünyân-ı cihânı etmede hâlâ binâ Eyleyüp Eski Saray’ın Bâb-ı Serasker o şâh Nev be nev yapmakda anda bir nice binâ Emredip Serasker-i Sâbık Hüseyin Gâzi’ye Buldu bu Kaf-ı şeca‘at kulle-i ra‘nâ binâ Eyleyüp Serasker-i lâhık nezaret hüsnüne Anı ma‘na eyledi güya iki pâşâ binâ Revzen-i eflâkden baktıkça zîr-i pâyine Kaldı kendi kaddine hayrette bu bâlâ binâ Olmasa zerrin külâhı âsumâna münteha Arz edermi zer alemle kevkeb-i zehra binâ Dâr-ı mülkü etmesin bu kulleyle muhtâç Hakk Ziynet içün etmiş olsun şâh-ı mülk-ârâ binâ Kulle-i eflâki durdukça o şâh eylesin Zirve-i çarha esâs-ı şevketin Mevlâ binâ Sanki tâk-ı çarha yazdım ‘İzzetâ târîhim Kıldı Hân-ı Mahmûd-ı ‘Adlî kulle-i vâlâ

Binâ 1244(1829) Harrerehu El-fakîr el-‘abd e’d-dâ‘i

Yesarizâde Mustafa ‘İzzet Gufirelehu

Kitabenin transkripsiyonunu Prof. Dr. Mehmet Kanar ve Prof. Dr. Mustafa Kaçar yapmıştır.

Özetle, şöyle deniyor: “Sultan Mahmud yenilenme amacıyla bu binayı yaptırmak zorunda kaldı. Yükseldikçe bina yerden, kendi ihtişamına şaştı. Hak bu kuleye muhtaç etmesin, sadece bir süs için yapılmış olsun”. Kitabeden çıkardığımız bir diğer bilgi de ahşap yangın kulesi yandığı zaman Süleymaniye Camisi’nin minarelerinin bir süre yangın gözetleme amacıyla kullanıldığı.

Kulenin içi ahşap merdivenlerden oluşmakta, nöbet katı ya da bu dönemde seyir katı dediğimiz bölümün üzeri tonozlarla örtülüdür. Bu tonozlarda manzara resmi vardır. Pencere üstleri ve pencere aralarına yapılan bitki süslemeleriyle bu katta görsel bir kompozisyon hâkimdir. İlk bakışta İstanbul’un semtlerini gösterdiği düşünülse de, bu süslemelerin, İstanbul manzarası değil, hayali peyzajlar olduğu anlaşılmaktadır. Süsleme renkleri gri, çok az pembe ve maviden oluşmaktadır. Renklerin az ve sade biçimde olması ve yangın için düşünülen bir kulede böylesine süsleme yapılması oldukça ilgi çekicidir. Yapılan süslemedeki resim biçimi ve bitkisel kompozisyonlar, kuleyi döneminin dikkat çekici örneklerinden biri yapmaktadır.

Yangın, Beyazıt Kulesi’nden gündüz sarkıtılan sepetlerle, Galata Kulesi’ne asılan bayraklarla ve geceleri de fener yakılarak haber verilirdi. Bu bayrak ve fenerleri gören İcadiye Kulesi top atışı yaparak yangını bütün İstanbul’a duyururdu.

Beyazıt Kulesi’nden; bütün İstanbul, Kadıköy’den Vaniköy’e kadar Anadolu yakası ile Bebek’e kadar olan Rumeli yakası; Galata Kulesi’nden; Galata, Beyoğlu ve Eyüp tarafı, İcadiye Kulesi’nden; Vaniköy ve Bebek’ ten öte Boğazın iki yakası gözetleniyordu.

Yangın, Beyazıt Kulesi’nden gündüz sarkıtılan sepetlerle, Galata Kulesi’ne asılan bayraklarla ve geceleri de fener yakılarak haber verilirdi. Bu bayrak ve fenerleri gören İcadiye Kulesi top atışı yaparak yangını bütün İstanbul’a duyururdu.

Top sesini duyan İstanbul halkı yangının semtini öğrenmek için “köşklü”leri beklerdi. Yangın kulesine “yangın köşkü”; yangın gözcülerine de “köşklü” deniyordu. Beyazıt Kulesinde 20 köşklü, Galata Kulesi’nde 18 köşklü ve İcadiye Kulesi’nde üç köşklü bulunurdu. 1923’e kadar göreve devam eden bu köşklüler kulelerdeki odalarda yatar kalkarlardı.

Beyazıt Kulesi’nin geleneklerine göre, yangını gören nöbetteki köşklü “Ağa! Bir çocuğun oldu” derdi. Ağa da sorardı: “Kız mı, oğlan mı?”. Anadolu yakası, Beyoğlu ve Boğaz’ın Rumeliyakası yangınları “kız”, İstanbul içi yangınları da “oğlan” olarak anılırdı.

BİR ÇOCUĞUN OLDU

Beyazıt Kulesi’nin geleneklerine göre, yangını gören nöbetteki köşklü “Ağa! Bir çocuğun oldu” derdi. Ağa da sorardı: “Kız mı, oğlan mı?”. Anadolu yakası, Beyoğlu ve Boğaz’ın Rumeli yakası yangınları “kız”, İstanbul içi yangınları da “oğlan” olarak anılırdı. Haberi alan Ağa hemen kalkar,dolaptan bir çanak maytap çıkarıp yakarak İcadiye Kulesi’ne haber verir ve İcadiye’den yedi pare top atılarak yangın tüm ahaliye ilan edilirdi.

Yangının başlamasından söndürülünceye kadar geçen süre boyunca kuleden sepetler ve fenerler asılırdı. Beyazıt yangın kulesi Cumhuriyet döneminde de kullanıldı. Hatta 1962 yılında havanın açık olduğu bir gün Büyükada’da meydana gelen bir yangın, gözetleme yapan itfaiyeci tarafından sokağına kadar belirtildi. Yangının yerini bildiren sepetler de 1934 yılına kadar yangınlarda sarkıtıldı.

Ancak cumhuriyet döneminde Kule’nin yangınların yanında ek bir görevi daha oldu. Hava durumu da 1995 yılına kadar Beyazıt Kulesi’ndeki ışıklarla İstanbul’a duyuruldu.

Beyazıt Kulesi’nin ışıkları;

Mavi yandığı zaman, havanın ertesi gün açık olacağını; yeşil yandığı zaman, havanın ertesi gün yağmurlu olacağını; sarı yandığı zaman, havanın ertesi gün sisli olacağını; kırmızı yandığı zaman ise havanın ertesi gün karlı olacağını bildiriyordu.

Galata ve Unkapanı köprülerinin açık ya da kapalı olduğu da yine Beyazıt Kulesi’nden bildirilirdi. Sabaha karşı saat 04.00 ile 06.00 arasında kulede; yeşil ışık yandığı zaman, Haliç’teki gemilerin Marmara denizine geçtiği; kırmızı ışık yandığı zaman Marmara denizindeki gemilerin Haliç’e geçtiği; çift kırmızı yandığı zaman ise köprülerin kapalı olduğu belirtilirdi.

Yorumlar (0)
16°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Fatih Mehmet Erkoç mu, Hayrettin Güngör mü?
Fatih Mehmet Erkoç mu, Hayrettin Güngör mü?
Namaz Vakti 04 Haziran 2020
İmsak 03:20
Güneş 05:05
Öğle 12:36
İkindi 16:28
Akşam 19:57
Yatsı 21:34
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20