Kimin yellenmek ile ilgili bir yazısı vardır

Kimin yellenmek ile ilgili bir yazısı vardır churchill edison, benjamin franklin, nikola tesla

EĞİTİM 30.11.2019, 20:43 30.11.2019, 20:51
Kimin yellenmek ile ilgili bir yazısı vardır
banner257

Kimin yellenmek ile ilgili bir yazısı vardır

Ortaçağ’da, insanlığın vebalı yıllarında, “iğrenç kokan bir tuvaletin yanında oturmanın veba hastalığını önleyen etkili bir yöntem olduğu” düşünülüyordu. Bu tedavi yöntemini kabul etmemenin cezası ise kimi zaman kırbaçlanmak olurdu. Veba hastalığından korunmak için pis tuvalet yanında oturmak artık kullanılan bir tedavi yöntemi olmasa da, otoritenin koruyucu sağlık hizmetleri iddiasıyla cezalandırıcı özü hala devam edebilmektedir. Misal AKP’li yıllarımızdan miras Ceza İnfaz Yasası’nın 2005 taslaklarında yer alan “sağlığını korumayan mahpusların cezalandırılacağı” cümlesi, sağlık hakkı bağlamında günümüzde dahi potansiyel bir tehdit olarak yerini korumaktadır. Tarihin bize öğrettiği üzere pekçok kabul edilemez uygulama önce mahpuslar üzerinde denenmiştir. Şimdi korkulan odur ki, AKP oyları rehin almanın kibriyle dün salt mahpuslar için söylediğini bugün koca bir ülke için uygulamaya geçecektir. Piyasacı sağlık anlayışı ile SGK kapsamındaki sağlık hizmetlerine ulaşma hakkının sınırlandırılma olasılığı büyük itirazları gerekli kalacak bir olumsuzluktur. Sağlığı hak olarak değil ödev olarak tanımlama piyasacı aklın dışavurumudur. Merkezinde insan değil kar hırsı vardır.

Bugünün insan sağlığı ve hastalıklarını kara dönüştürme anlayışı ile dünün ‘felsefe taşı’ arayacılığı örtüşmektedir. Ortaçağ’da “sıradan metalleri altına dönüştüreceğine inanılan maddeye felsefe taşı” denmekteydi. Misal bir simyacı o yıllarda İdrardan ‘felsefe taşı’ elde etme arayışına girişmişti. Simyacı kovalarca insan idrarını biriktirip bekletmiş, sonrasında kaynatıp tortusunu kor haline getirince beyaz, karanlıkta parlayan bir madde elde etmişti. Felsefe taşı elde edemese de bulduğu yeni bir elementi: fosfor. Ancak bu buluş diğer insanların kolay yoldan kar elde etme hırsını yani ‘felsefe taşı’ bulma arayışını sonlandırmadı.

Aslında bir bakış açısı olarak ‘felsefe taşı arayıcısı’ benzeri insan yaratma arzusu günümüzde de sürdürülmek isteniyor. Hatırlanacağı üzere 12 Eylül döneminde liselerde felsefe dersi kaldırılmıştı. Ama onların ekonomiden sorumlu müsteşarı sonranın Başbakanı ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal’lı yıllardan başlayarak “davulu delen jaguar” dahil olmak üzere “felsefe taşı” arayıcılığı ise teşvik edilmişti. Ortaçağ felsefe taşı arayıcılığı ile günümüzün rantiyeci, köşe dönmeci insan tipi arasında büyük benzerlikler mevcuttur.

Söz idrardan, tuvaletten ve kar hırsından açılınca kibirli muktedirler için bilim, iffet, iktidar, savaş başlıklarında insanlığın osuruk ve gaita tarihinden bahsetmemek olmaz. Öyle ya, kibir, kendi osuruğunun dahi kitleler tarafından hoş bir lütuf olarak algılanmasını bekleyecek kadar üstencidir. Ama insan mimiği bu,kibir dinlemez değil mi! Buna kibrin kitleler üzerinde osuruk ile imtihanı da diyebiliriz. Üstelik bugüne dair bir sorun değildir bu. Misal 1781 yılında Benjamin Franklin “Osuruk  Kraliyet Akademisi’ne hitaben yazdığı mektupta şöyle dendiği söylenir: “Normal yiyeceklerimize katabileceğimiz, yerllendiğimizde hem etrafa karşı ayıp olmaması hem de parfüm kadar hoş korkmasını sağlayacak besleyici ve sağlığa yararlı bir ilaç keşfetmek mümkün değil midir?”

Dışkı ya da gaita, hatta tezek adına ne derseniz deyin uğruna köylerde cinayet, dünyada savaş nedeni olmuştur tarih boyunca. Misal 19. Yüzyıl sonlarında Şili ile Peru - Bolivya  ittifakı arasında gelişen Pasifik Savaş’ının büyük müsebbibi olarak adına Guano denilen “karabatak kuşunun dışkısı” anılır. Diğer gübrelerle kıyaslanmayacak kadar fosfor ve nitrattan zengin olması hem tarımda hem de patlayıcı madde yapımında bu kuş pisliğini uğrunda savaşılacak değerli bir maddeye dönüştürülmüştü. Ölenlerin “ne yolunda öldüğü” ise bizim coğrafyada ‘başına kuş pisleyince devlet kuşu konduğu’ hissiyatı ile benzerlik göstermektedir. Ne dersiniz?

Yorumlar (0)
19°
açık
Günün Anketi Tümü
Fatih Mehmet Erkoç mu, Hayrettin Güngör mü?
Fatih Mehmet Erkoç mu, Hayrettin Güngör mü?
Namaz Vakti 02 Haziran 2020
İmsak 03:21
Güneş 05:05
Öğle 12:35
İkindi 16:27
Akşam 19:55
Yatsı 21:32
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20