Sloganı 'daha ileriye en ileriye' olan üniversite (Hacettepe, Galatasaray, ODTÜ, İTÜ) hangisidir?

Hacettepe Üniversitesi'nin sloganı nedir? Galatasaray, ODTÜ, İTÜ hangi sloganı kullanmaktadır? Sloganı 'daha ileriye en ileriye' olan üniversite (Hacettepe, Galatasaray, ODTÜ, İTÜ) hangisidir?

EĞİTİM 07.07.2017, 00:15 07.07.2017, 00:24
Sloganı 'daha ileriye en ileriye' olan üniversite (Hacettepe, Galatasaray, ODTÜ, İTÜ) hangisidir?
banner257

İnsanlar ait oldukları kuruluşlarla gurur duyarlar.Vatandaşlık duygusu, hemşehrilik hissi, okul ve asker arkadaşlıkları bu tip duygular sonucu gelişir ve kuvvetlenirler.

Kuşkusuz, bu duyguların en önemlilerinden birisi de yetiştiğiniz üniversiteye ilişkin bağlılık duygularıdır. Gençliğinizin bilincine burada ulaşmış, gençliğinizin çok önemli bir bölümünü burada geçirmiş, nice acı-tatlı anılarınız, güçlükleriniz, başarılarınız ve başarısızlıklarınız olmuş, sağlam dostlar ve dostluklar edinmiş, özgürlüğü doyasıya burada tatmış, ilk gençlik heyecanlarını burada yaşamış veya yaşatmışsınızdır.

Unutamazsınız... Oradan ayrılsanız da, uzak kalsanız da bağlarınızı kopartamazsınız...

İsmini duyduğunuzda bile heyecanlanır, garip hisler duyar ve orası ile hep gurur duyarsınız...

Hacettepe Üniversitesi'nden yetişmiş herkes bu duyuyu taşır ama Hacettepe'nin ilk öğrencileri olan bizlerin (1963-64 girişliler) gururu, sanırım daha sonraları aramıza katılanlardan biraz daha farklıdır...

Bizler henüz daha üniversite olmamış, bırakın üniversite olmayı o dönemlerde ne olacağı pek de belli olmayan ve ismi de "Tıp Fakültesi" değil, "Sağlık Bilimleri Enstitüsü" olan ve Hacettepe Üniversitesi'nin ilk çekirdeğini oluşturacak bu kuruluşa 30 yıl önce adımımızı attığımızda birçok kuşkularla yüklüydük.

Büyük bir gecekondu mahallesinin ortasında, istimlakler ve inşaatlar arasında kendimizi bulmuştuk. Bir tanesi Sayın İhsan Doğramacı olmak üzere üç profesör ve isimsiz 15-20 genç idealist hekimden oluşan öğretim kadrosu ve derme çatma binalarıyla Hacettepe doğruyu söylemek gerekiyorsa bizlere hiç güven vermiyordu... Ancak, buraya adımımızı attıktan sonra öyle sıcak ve samimi bir ortamla karşılaşmış, o kadar ilgi ve yakınlık görmüştük ki sonuçta hocalarla öğrenciler arasında anlatılamaz bir birlik ve beraberlik bağlantısı ortaya çıkmıştı.

Artık Hacettepe bizlerle birlikte büyüyor, bizle birlikte gelişiyor ve bizler de bu hızlı ve inanılmaz gelişmenin en yakın tanıkları oluyorduk... Kısa zamanda fakülteye dönüşmüş ve hemen sonrasında da yasamızın çıkmasıyla Üniversite olmuştuk... Gerçi Üniversite olmasına üniversite olmuştuk ama henüz bir amblemimiz bile yoktu...

Yıllardan 1967 idi. Aylardan yanılmıyorsam Şubat veya Mart ayları idi ve ben, o tarihlerde Tıp Fakültesi Dönem II öğrencisiydim...

O dönemleri yaşayanlar bilirler, o tarihlerde öğrenciler ve o zamanlarda çoğu Uzman olan kıymetli hocalarımız hep birlikte Şaban Şifai Hastanesinin alt katındaki kafeteryada, aynı masalarda büyük bir sevgi ve saygı ortamında yemek yerlerdi. Böyle bir öğlen yemeği sırasında Hoca Bey ( lakabı böyleydi sayın İhsanDoğramacı'nın ) yanıma gelerek üniversite için çok acele bir amblem çizmemi benden istedi. Yakından tanıyanlar bilirler, Hoca Bey her zaman çok acelecidir. Benden sadece amblem çizmemi istemekle de kalmadı hafta sonuna kadar da hazırlamamı emretti. Bunun anlamı üç günlük bir süre idi...

O zamanlar Dönem II, Tıp Fakültesinin gerçekten en zor sınıfı idi. Her gün dersler, her hafta ara sınavlar ve her ay sonu final sınavları ile zaten yeterince doluyduk. Ayrıca, ben üniversitenin bir dizi sosyal etkinliklerinde de görev alıyordum... Hacettepe'nin ilk kurulduğu yıldan itibaren geleneksel olarak her 14 Mart Tıp Bayramı sırasında çıkarttığımız "Mantar" isimli mizah mecmuasına yazılar yazıyor, karikatürler çiziyor, baskı ve matbaa işleri ile de ilgileniyordum. Ayrıca, iki yıl önce yine öğrenciler tarafından kurulan Hacettepe Tiyatro Kulübü'nün dergisini yayınlıyor, o dönemlerde sahneye koyduğumuz Ionesco'nun Kel Şarkıcı, Anton Çehov'un Ayı ve Augusta Gregory'nin Ay Doğarken gibi oyunlarının sahne dekorlarını yapıyordum...

Ciddi bir amblem çalışması için ise çok daha geniş bir zamana ve sakin bir düşünce alanına ihtiyacım vardı. Halbuki Hoca Bey bunu bir kez istemişti ve geciktirmek, ertelemek gibi kelimeler onun lügatinde yer almıyordu. Ok yaydan çıkmış ve süre belirlenmişti.

Hemen aklıma bir yıl kadar önce Tiyatro Kulübü'müz için çizdiğim geyik figürlü amblem geldi. Bu figürü daha Hacettepe Üniversitesi ismi ortada yokken (daha önceleri üniversitenin isminin "Eti Üniversitesi" veya "Hitit Üniversitesi" olacağı söyleniyordu...) Tiyatro Kulübümüzde Hititleri ve Hacettepe'nin H ve T harflerini birlikte simgeleyen bir amblem olarak düşünmüş ve çizmiştim. Bu simge büyük beğeni kazanmış ve hâlen de çok popüler olmasa da kullanılıyordu.Kısa zamanda bu simgeyi düzgün bir şekilde çizerek hızla Sayın Doğramacı'ya sundum...

Daha sonradan öğrendiğime göre Sayın Doğramacı yine o dönemlerde Fizik Tedavi Bölümünde doktor olarak görev yapan ve "Mantar" dergimizde çok güzel karikatürler çizen, çok hürmet ettiğim değerli ağabey (bizler Tıbbiye'de kendimizden büyüklere hep ağabey veya abla olarak hitap ederiz...) Dr. Necdet Güçlü'den de aynı zamanlarda bir amblem hazırlamasını istemiş.

Birkaç yıl sonra maalesef anarşik dönemin başlangıç yıllarında menfur bir tecavüz sonucu yedek subaylığını yaparken kurşunlanarak aramızdan ayrılacak olan Necdet ağabeyin nasıl bir amblem kompozisyonu yaptığını hiçbir zaman öğrenemedim. Ama eminim ki gerçekten güçlü kalemiyle Necdet Güçlü ağabey de muhakkak güzel bir şey hazırlamıştı... Kısa bir süre sonra yapılan Senato Toplantısı'nda yalnızca ikimizin katıldığı bu mini yarışma sonrasında benim gerçekte Hacettepe Tiyatro Kulübü için çizmiş olduğum amblemin, oylamaya katılan 11 üyenin tümünün de beğenisi ile Hacettepe Üniversitesi'nin amblemi olarak kabul edildiğinde, emin olunuz ki o dönemde bunun önemini çok fazla anlayamamıştım... Ama günler geçip, Hacettepe Üniversitesibüyüyüp geliştikçe, bir öğrenci olarak yaptığım işin hiç de küçümsenecek bir olay olmadığını kavradım...

O dönemlerde Sayın Doğramacı'nın Sanat dünyasında tanıdığı birçok kişiler vardı. En usta ve yetenekli grafik sanatçılarına bir rica ile belki de çok daha güzel amblemler çizdirebilir ve birçok örnek arasından en güzeli seçilerek Hacettepe'nin simgesi olarak kullanılabilirdi. Ama o, hiç yoktan yaratıp bin bir emekle kurduğu üniversitesinin simgesinin de, yine kendisinin kurduğu üniversitenin yetiştirdiği genç bir öğrencisi tarafından yapılmasını arzulamış ve tercihini bu yönde kullanmıştı.

Hoca Bey'in bundan duyduğu sevinç ve gururu, Hoca'nın elinden aldığım Amblem Beratı ve Töreni sırasında, gözlerinin içindeki mutluluk pırıltılarına tanık olarak yaşadım...

O tören sırasında bana armağan edilen ve üzerinde "Hacettepe ÜniversitesiAmblem Yarışmasını Kazanan Yücel Tanyeri'ne..."yazısı ile başlayan, büyük bronz madalyonun bir yüzünde, sayfaları açık bir kitap ve yanı başında da ışıklar saçan bir mum ve altında da "Hacettepe Üniversitesi, 1967" yazıları bulunuyor. Madalyonun diğer yüzünde ise Hacettepe Amblemi ve alt kısmında da "DAHAİLERİYE... EN İYİYE..." logosu yazılı duruyor.

Hacettepe Üniversitesinin bilim alanındaki her atılımından, her başarısından ve "Daha İleriye" ve "En İyiye" gittiğini görmekle ben her defasında çok farklı bir gurur duyuyorum... Her ne kadar şu anda farklı bir üniversitede çalışıyor olsam da, buna biraz olsun hakkım da var sanıyorum...

Bu bilim yuvasını gece-gündüz demeden tırnaklarıyla, emekleriyle, bin bir sıkıntıyla ve bir avuç idealist genç hekimle kurup geliştirerek yaratanlarla, onu ileride "daha iyiye" ve "en iyiye" götürerek yaşatacaklara şükran, minnet ve saygılar...

Prof. Dr. Yücel TANYERİ
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi
KBB Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi

Yorumlar (0)
33°
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce hangi başkan daha başarılı?
Sizce hangi başkan daha başarılı?
Namaz Vakti 12 Ağustos 2020
İmsak 04:08
Güneş 05:39
Öğle 12:42
İkindi 16:29
Akşam 19:36
Yatsı 21:01
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25