Dr. Sinan Alçın'ın dolar hakkında açıklaması

İSTANBUL Kültür Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Alçın, Türk Lirası'nın dolar karşısındaki değer kaybının yabancı yatırımcının Türkiye'den alım yapması için fırsat olduğunu açıkladı.

EKONOMİ 03.09.2018, 15:43
Dr. Sinan Alçın'ın dolar hakkında açıklaması

Ekonomi yönetiminin attığı destekleyici adımlara rağmen Türk Lirası'ndaki değer kaybı sürüyor. Hatta TL, Arjantin Başkanı Macri'nin IMF kaynak girişinin hızlanmasını istediklerini açıklamasının ardından iki günde yüzde 20’ye yakın değer kaybeden pesodan sonra en çok değer kaybeden para birimi oldu. İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Alçın, TL'nin Amerikan Doları karşısında gösterdiği bu zayıf duruş yabancı yatırımcı açısından Türkiye'yi son derece cazip hale getirdiğini ancak fiyat açısından cazip hale gelmiş olması alım için tek başına karar sebebi oluşturmadığını belirtti.

Bu anlamda geçtiğimiz haftalarda Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak 6 binin üzerinde yatırımcı ile Türkiye ekonomisinin geleceğine dönük daha fazla güven veren adımların atılması, bunun da uluslararası yatırımcılar tarafından görülüyor olmasıiçin bir takım görüşmeler düzenlediğini anımsatan Prof. Dr. Alçın, bunun etkilerinin görülmeye başlandığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"Örneğin dün Amerika'da bir fon, Türk varlıklarını elinden çıkarmayacağı yönünde açıklama yaptı. Çünkü Türkiye gerçekten cazip durumda fakat burada şöyle bir durumla karşı karşıyayız: Uluslararası alanda ekonomik anlamda özellikle gelişmekte olan piyasaların karşı karşıya olduğu bir durum var. Burada Arjantin ve Türkiye'nin kaderi bir anlamda kesişiyor. Arjantin parasında da ciddi hareketler var. Burada özellikle gelişmekte olan ülkelerde uluslararası fon girişinde son bir yıl içerisinde ciddi bir geri çekilme yaşandı. Gelişmekte olan ülkelerde hisse senedi piyasalarında bir yıl önce yaklaşık 100 milyar dolar düzeyinde bir para dolaşıyorken bu şu an 56-57 milyar dolar düzeyine kadar gerilemiş durumda. Tahvil piyasasında da yaklaşık 75 milyardan 20 milyar düzeyine kadar bir gerileme olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla burada bir konjonktür etkisi de var. Yani bunu dönemsel bir şey olarak da okuyabiliriz ama Türkiye'nin şu an karşı karşıya olduğu durumu dünyadaki ticaret savaşlarından ve Arjantin, Brezilya, Güney Afrika gibi gelişmekte olan diğer ülkelerin de karşı karşıya olduğu bu kur riskinden bağımsız düşünemeyiz".

"KONJONKTÜREL ETKİ DAĞILIRSA YABANCI SERMAYE GİRİŞİ ARTACAKTIR"

Yabancı yatırımcının Türk varlıklarına yönelmelerini sağlamanın yolunun bu ay açıklanacak Orta Vadeli Program (OVP) ve ekonomik alanda atılacak diğer yapısal adımlarla olabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Alçın, "Türk varlıkları hiç olmadığı kadar cazip ama alınabilir olması için de ekonomiye duyulan güvenin artması gerekiyor. Özellikle son dönemde Fed'in faiz artışları ile Amerika'nın ticaret savaşları konusunda atmış olduğu adımlar aslında gelişmekte olan piyasaları yatırımcılar açısından korkutucu piyasalara dönüştürmüş oluyor. Bu tip durumlarda daha çok güvenli liman olarak anılan ABD veya İngiltere gibiderinliği yüksek olan finansal piyasalara doğru bir kayma olur. Burada bir konjonktürel etki de var. Bu dağılmaya başladıkça uluslararası sermaye girişlerinde de artış tekrar bekleyebiliriz" diye konuştu.

"HAZIR GİYİM ve YAZILIM SEKTÖRLERİAVANTAJ OLUŞTURABİLİR"

"Özellikle son dönemde ekonomideki temel problemimiz üretim yapımızda bir değişiklik ihtiyacının da uzun süredir sinyalleri vardı zaten. Bu daha yakıcı hale geldi. Çünkü ürettiğimiz ürünlerin özellikle imalat sanayinde yüzde 60'ından fazlası ithal girdiye bağımlı" diyerek sözlerine devam eden Prof. Dr. Alçın şunları dile getirdi:

"Dolayısıyla döviz kurundaki her yükseliş maliyetleri arttırıyor. Bugün açıklanan enflasyon oranında görüyoruz ki tüketici fiyatlarında yıllık enflasyon yüzde 17.90 ama üretici fiyatlarına geldiğimizde yüzde 32.13'e kadar çıkmış durumda. Ve bunun içerisinde doğrudan dolara bağlı olarak ilk sırada enerji harcamaları, ikinci sırada da ara malı harcamaları yer alıyor. Yani üreticilerin ara malı harcamaları yüzde 39.16 pahalanmış. Bu ciddi bir risk. Bizim bu yeni dönemde döviz kurunu avantaja çevirerek ihracat olanaklarını artıracak ve bunu mümkün olduğunca yerli kaynakla yapacak bir modele doğru dönmemiz gerekiyor. Anımsayacak olursak 2001 krizi öncesinde ihracatta temel ekonomideki motor gücünü oluşturan sektör hazır giyimdi. Onlar TL'nin uzun süre aşırı değerli kalması sürecinde gücünü yitirdi. Belki yeniden bu alanda bir avantaj ortaya çıkabilir. Buna turizm ve yazılım sektörlerini de ekleyebiliriz. TL'nin dolar karşısındaki değerinin düşmüş olmasını avantaja çevirebilmemiz için ihracata dönük bir üretim yapısı oluşturmamız lazım. Ancak bunu yaparken de ürettiğimiz ürünler içersindeki ithal bağımlılığını azaltmamız, enerji bağımlılığı daha düşük olan sektörlere doğru yönelmemiz gerekir"

"MEVCUDU STABİLİZE ETMEK VE YAPISAL ÖNLEMLERİ UYGULAMAK GÜVENİ ARTIRIR"

Türkiye ekonomisinin halen dünyanın 18'inci büyük ekonomisi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Alçın, "Burada şiddetli bir dalga ile karşı karşıyayız. Esas olan bu dalganın nasıl atlatılacağı ve dalga geçtikten sonra geminin nasıl yol alacağıdır. Dolayısıyla makro ihtiyati tedbirlerle mevcut durumu stabilize etmeye çalışırken, bir taraftan da istihdam ve üretim açısından yapısal önlemleri güçlü biçimde uygulamamız gerekiyor. Bunları yaptıkça Türkiye ekonomisine olan güven uluslararası yatırımcı açısından da artacaktır. Yine aynı şekilde şu an alınabilir durumda olan Türk varlıklarına da yöneliş olacaktır" dedi.

Yorumlar (0)
13°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Büyükşehir ve Metropol İlçe Belediye Başkanları 2019'da Başarılı Oldu mu?
Büyükşehir ve Metropol İlçe Belediye Başkanları 2019'da Başarılı Oldu mu?
Namaz Vakti 22 Şubat 2020
İmsak 05:46
Güneş 07:06
Öğle 12:51
İkindi 15:56
Akşam 18:26
Yatsı 19:41
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 23 45
2. Trabzonspor 21 44
3. Başakşehir 22 43
4. Galatasaray 22 42
5. Alanyaspor 23 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 22 30
10. Malatyaspor 21 24
11. Gençlerbirliği 22 24
12. Denizlispor 22 24
13. Çaykur Rizespor 21 24
14. Antalyaspor 22 22
15. Konyaspor 22 20
16. Ankaragücü 22 20
17. Kasımpaşa 22 16
18. Kayserispor 22 15
Takımlar O P
1. Hatayspor 23 45
2. Erzurum BB 22 39
3. Bursaspor 22 39
4. Adana Demirspor 22 34
5. Keçiörengücü 22 32
6. Akhisar Bld.Spor 22 32
7. Menemen Belediyespor 23 32
8. Altay 22 31
9. Fatih Karagümrük 22 31
10. Ümraniye 22 29
11. Giresunspor 21 28
12. Balıkesirspor 22 28
13. İstanbulspor 21 26
14. Altınordu 22 24
15. Osmanlıspor 23 21
16. Adanaspor 22 18
17. Eskişehirspor 23 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 26 54
3. Leicester City 26 50
4. Chelsea 26 41
5. Tottenham 26 40
6. Sheffield United 26 39
7. M. United 26 38
8. Wolverhampton 26 36
9. Everton 26 36
10. Arsenal 26 34
11. Burnley 26 34
12. Southampton 26 31
13. Newcastle 26 31
14. Crystal Palace 26 30
15. Brighton 26 27
16. Bournemouth 26 26
17. Aston Villa 26 25
18. West Ham 26 24
19. Watford 26 24
20. Norwich City 26 18
Takımlar O P
1. Real Madrid 24 53
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 24 40
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 24 31
11. Osasuna 24 31
12. Real Betis 25 30
13. Levante 24 29
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Mallorca 25 22
18. Celta de Vigo 24 21
19. Leganés 24 19
20. Espanyol 24 19