Alevi dernekleri, şehit Jandarma Yüzbaşı Ali Alkan’ın cenaze töreninde ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan’ın sözleri sonrası sosyal medyada Alevi olduğuna dair kampanya yürütülmesine tepki gösterdi. Alevi Vakıflar Federasyonu Başkanı Remzi Akbulut, “Bir şehit cenazesi üstünde bir takım hesapların yapılması Alevi midir? Sünni midir? Kelimelerinin Alevi’dir, deyip de Alevileri düzene karşı göstermek ve kirli oyunlar içerisine sokmak istediler." diye konuştu.

Şehit Jandarma Yüzbaşı Ali Alkan’ın cenazesinde Jandarma Yarbay ağabeyi Mehmet Alkan, kardeşinin Türk bayrağına sarılı tabutuna 'Alim' deyip sarılarak, "Buranın vatan evladı, 32 yaşında, daha vatanına, sevdiklerine doymadı, dünyaya doymadı, bunun katili kim? Bunun sebebi kim? Şu güne kadar 'çözüm' diyenler neden şimdi 'sonuna kadar savaş' diyor." diye tepki göstermişti. Cenazedeki tepkinin ardından sosyal medyada Yarbay Alkan’ı mezhep üzerinden ötekileştirerek ‘Malatya Alevisi, ulusalcı, paralel’ ilan eden paylaşımlar yapıldı. Şehit yüzbaşının yakınları, ‘mezhepçi yorumlar’ ile büyük saygısızlık yapıldığını ancak söylenenin aksine Alkan ailesinin Sünni olduğunu açıkladı.

Alevi dernekleri de yürütülen kampanyaya tepki gösterdi. Konuyla ilgili değerlendirme yapmak üzere 23 Alevi derneği Garip Dede Dergahı'nda biraraya geldi. Basın açıklamasında Garip Dede Dergah Başkanı Celal Fırat, Alevi Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcısı Zeynel Şahan, Alevi Vakıflar Federasyonu Başkanı Remzi Akbulut, Gazi Cem Evi Başkanı Veli Gürsoy, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkan Yardımcısı Hıdır Çam da hazır bulundu.

Alevi Vakıflar Federasyonu Başkanı Remzi Akbulut, Yarbay Mehmet Alkan üzerinden Alevi olduğuna dair kampanyayı değerlendirdi. Yapılanın çok çirkin bir ayrımcılık olduğunu ifade eden Remzi Akbulut, “Bir şehit cenazesi üstünde bir takım hesapların yapılması Alevi midir? Sünni midir? Kelimelerinin Alevi’dir, deyip de Alevileri düzene karşı göstermek ve kirli oyunlar içerisine sokmak istediler. Ne yazık ki o yarbay tutup bir açıklama yaptı ‘ben alevi değilim, Sünni’yim’ dedi. Alevi olması veya Sünni olması bizim için bir şey ifade etmiyor. Sonuçta bir candır, bir insandır. Bir şehit cenazesidir. Bunun Alevi ve ya Sünni olması aleviler açısından bir şey değiştirmiyor.” dedi.

'AKP KENDİ ALEVİ’SİNİ YARATMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ'

AK Parti’nin Aleviler arasında ayrımcılık yaparak kendi Alevisini yaratmaya çalıştığını savunan Akbulut, “Tüm yaşam alanlarını Sünniliğe göre restore etmesine, sözde Alevi temsilcilerini huzuruna çağırarak kendi demokrasi ve barış anlayışına göre Alevi yaratmasına izin vermeyeceğiz. Devlet, henüz Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararına dayanarak ‘Cemevi ibadethanedir. Aydınlatma giderleri ödenmelidir’ ibaresine ithal demokrasi derken, biz Alevilerin sorunlarını aramızdan bazı Alevileri cımbızla seçerek kendi yerli dindar demokrasi ikilemesine ortak etmekte ve sorunlarımızın çözümünü istediği boyuta çekmektedir. Biz alevi kurumları olarak bu oyunlara gelmeyeceğiz.” diye konuştu.

'ZORUNLU DİN DERSİ KALKSIN'

Zorunlu din dersi hakkında da konuşan Akbulut, 2015-2016 Eğitim öğretim yılı başlarken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin vermiş olduğu karar doğrultusunda zorunlu din derslerinin kaldırılması gerektiğini savundu. Akbulut, “Bu nedenle 22 Ağustos 2015 tarihinde Sözde Alevi temsilcilerini ve Alevi Ocak temsilcilerini özel davetle çağırarak “Biz Alevileri çok seviyoruz, Alevi Sünni kavgasına son vereceğiz, Konya ve Tunceli arasında fark göremiyoruz, Tunceli'ye aşığız gibi gerçekdışı naylon sözleri sinesine çeken, demokrasi dilenen Alevi temsilcileri olduğunu iddia eden kişi ve kurumları bir kez daha kınıyoruz. Devletin muhatap alacağı Alevi kurumlarının belli olduğunu Alevi canlarımızın da bu toplantıyı manipülasyon kabul ettiğini ve gerçekçi bulmadığını ifade ediyoruz.” şeklinde konuştu.

'ALEVİ SORUNLARI SEÇİMDE SİYASİ MALZEME YAPILMAMALI'

Alevi sorunları, seçim sürecinde siyasi malzeme yapılmamasını isteyen Akbulut sözlerini şöyle tamamladı: “Şehitler arasında cenaze törenlerinde mezhepsel ayrımcılık yapılmamalıdır. Daha dün Tokat’ta cemevinde bir şehit cenazesini cemevinden sonra götürüp kaymakamlığın önünde bürokrasiyle kaldırılması bizleri üzmüştür. Askere çocuklarımızı alırken Alevi olduklarını da soruyor musunuz? Aleviliğimizi ve cemevlerimizi bize tarif etmeyiniz. Cemevlerimiz kadimden bugüne kadar sevgi, hoşgörü ve barışın dergahı idi bundan sonrada böyle devam edecektir. Hükümet Alevi sorunlarını çözmek istiyorsa Alevilerin çatı örgütleri ile muhatap olmalıdır. Kişiler ve muhtelif dernekler veya Alevi dedeleri toplumun tamamını temsil etmemekte üç beş kişi üzerinden kamuoyuna Alevi kanaat önderleri ile görüşüldü algısı yaratmak sorunlarımızı çözmez.”