Diyanet: Aşı yaptırmamak kul hakkına girer

Din İşleri Yüksek Kurulu salgın döneminde aşı yaptırmamanın kul ve kamu hakkı olarak değerlendirilebileceğini açıkladı.

GÜNCEL 29.05.2021, 19:31
Diyanet: Aşı yaptırmamak kul hakkına girer
banner257

Din İşleri Yüksek Kurulu, Prof. Dr. Abdurrahman Haçkalı başkanlığında toplandı.

Toplantıda, “Toplum sağlığını tehdit eden salgın hastalıklara karşı aşı yaptırmamak kul ve kamu hakkı olarak değerlendirilebilir mi?” sorusu müzakere edildi, tedbirlere uymamanın “kul hakkı” değerlendirildiğini ifade edildi.

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

* Dinimiz, insan hayatının korunmasını esas almış ve buna zarar verecek unsurların ortadan kaldırılmasını emretmiştir. Sağlığın korunması için önleyici tedbirlere başvurulması ve hastalandıktan sonra tedavi olunmasının gerekliliği de bu esas üzerine bina edilmiştir.

* Hz. Peygamber (s.a.s.) “Tedavi olun ey Allah'ın kulları!” buyurarak tedavinin önemine dikkat çekmiştir (Buhârî Tıp, 1; Müslim, Selâm 26/69; İbn Mâce, Tıp, 1). Sağlıklı yaşamak ve hastalıklara zemin hazırlamamak için önleyici tedbirlere başvurulması ve hastalanınca tedavi olunması da bu kapsamdadır.

* Dolayısıyla hastalık risklerine karşı dikkatli olunması ve özellikle bulaşıcı hastalıklara karşı gereken tedbirlerin alınması dinimizin bir emridir. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s.), bu bağlamda “Bir yerde salgın hastalık çıktığını duyarsanız oraya girmeyin, bulunduğunuz yerde salgın hastalık varsa o bölgeden de ayrılmayın” buyurarak (Buhârî, Tıp 30; Müslim, Selâm 92-96.) karantina uygulamasına dikkat çekmiştir.

* Bir diğer hadis-i şerifinde de “Bulaşıcı hastalık taşıyanın taşımayanla aynı ortamda bulunmasını engelleyiniz” (Buhâri, Tıp, 53) buyurarak salgın hastalığa karşı tedbirli ve ihtiyatlı bir yol takip edilmesini vurgulamıştır. Hz. Peygamber (s.a.s.), bulaşıcı hastalığı olan bir kişinin biatını ona dokunmadan alarak bu konudaki hassasiyetini fiilen de göstermiştir (Müslim, Selâm, 126).

* Bu itibarla; bilimsel usullere uygun olarak üretilen, alanında uzman hekimlerce salgın hastalıklara karşı koruyucu olduğu belirtilen aşıların kullanımı dinen de uygundur. Buna göre toplum sağlığını tehlikeye atacağı konusunda galip zan bulunan durumlarda gerekli tedbirlere uymamak, kul ve kamu hakkı ihlali olur.

GEREKÇE

1. İslam dini insanın huzur ve güven içerisinde yaşayıp kulluğunun gereklerini yerine getirebilmesi için uyulması gereken temel ilkeler koymuştur. İslam âlimleri de bu doğrultuda can, din, nesil, akıl ve mal şeklinde sıralanan beş değerin (zaruriyyat-ı hamse) korunmasını insan ve toplum için hayati derecede vazgeçilmez görmüşlerdir. Bu noktada insan hayatının ve sağlığın korunması, en önemli konulardan biri kabul edilmiştir. Haksız yere bir cana kıymak yasaklandığı gibi (En‘âm, 6/151), bir insana hayat vermek bütün insanlara hayat vermek gibi değerlendirilmiştir (Maide 5/33). İnsanların kendilerini kendi elleriyle tehlikeye atmaması emredilmiş (Bakara, 2/195), kendi canına kıyması hatta bunu dil ile dahi temenni etmesi yasaklanmıştır (Buhârî, Merdâ, 19).

2. İslam'a göre can, insana bahşedilen ve korunup kollanması gereken bir emanettir. Şu halde bir Müslüman, öncelikle ruh ve beden sağlığını birtakım hastalık ve rahatsızlıklara karşı korumalı ve bunun için elinden gelen her türlü önleyici tedbire başvurmalıdır. Gerek kendisinin gerekse diğer insanların sağlığını tehlikeye atacak tutum ve davranışlardan sakınması Müslüman bireyin önemli görevlerinden biridir. Nitekim Hz. Peygamber'in insanların çoğunun sağlık ve boş vakit nimetleri konusunda gafil davrandığı yönündeki uyarıları (Buhârî, Rikâk, 1), insanın hastalanmadan önce sağlıkla ilgili koruyucu tedbirleri alması konusunda çok önemli bir ikaz niteliğindedir.

3. Sağlığın korunması için önleyici tedbirlere başvurulması ve hastalandıktan sonra da tedavi olunmasının gerekliliği “canın korunması” ilkesi üzerine bina edilmiştir. Her hastalığın mutlaka şifasının yaratıldığını bildiren Hz. Peygamber (s.a.s.) ayrıca “Tedavi olun ey Allah'ın kulları!” buyurarak tedavinin önemine de dikkat çekmiştir (Buhârî Tıp, 1; Müslim, Selâm, 69; İbn Mâce, Tıp, 1). Buna göre, öncelikle sağlıklı yaşamak ve hastalıklara zemin hazırlamamak için önleyici tedbirlere başvurulmalı, hastalanınca tedavi olunmalıdır. Tedavide meşru alternatiflerin olmadığı durumlarda -normal zamanlarda yasak olan haram bir madde ile tedavi de caiz görülmüştür. Nitekim bu husus, İslam fıkhının temellerinden birini oluşturan “Zaruretler yasakları mubah kılar” (Mecelle, md. 21) kaidesinin bir yansımasıdır.
4. Bir hastalığa duçar olan Müslüman bireye düşen en önemli vazifelerden biri kendisi ve çevresindekiler hakkında sorumluluk bilinciyle hareket etmek ve özellikle hastalığı bulaşıcı ise yayılmasının ve başka insanlara bulaşmasının önüne geçmektir. Bu konuda ihmalkâr davranıp kendimize ve başkalarına zarar vermek, kul ve kamu hakkının ihlal edilmesi olup büyük bir vebaldir. Zira dinimizde kişinin kendisine de başkalarına da zarar vermesi yasaklanmıştır (Muvattâ, Akdiye, 31; İbn Mâce, Ahkâm, 17).

5. Hz. Peygamber'in veba olan yere girilmemesi ve veba olan yerden çıkılmaması (Buhârî, Tıb, 30; Müslim, Selâm, 92-100), cüzzamlı hastalardan uzak durulması (Buhârî, Tıb, 19) ve bulaşıcı hastalıklardan aslandan kaçar gibi kaçılması yönündeki emir ve tavsiyeleri (Buhârî, Tıp, 16) ile bulaşıcı hastalığı bulunan bir kişiyle musafaha etmeyerek geri göndermesi (Müslim, Selâm, 126), ayrıca hastalıklı olanla sağlıklı olanın bir arada bulundurulmaması gerektiğini belirtmesi (Müslim, Selâm, 104-105) salgın hastalıklara karşı gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak, sağlık otoritelerince “salgın” olarak ilan edilen bir hastalığa karşı gerekli tedbirlerin alınması ve gerekli tedavilerin uygulanması noktasında Müslümanlar üzerlerine düşen görevi yapmakla dinen mesuldürler.

Bu itibarla bilimsel usullere uygun olarak üretilen, alanında uzman hekimlerce salgın hastalıklara karşı koruyucu olduğu belirtilen aşıların kullanımı dinen de uygundur. Buna göre toplum sağlığını tehlikeye atacağı konusunda galip zan bulunan durumlarda gerekli tedbirlere uymamak, kul ve kamu hakkı ihlali olur.

Yorumlar (15)
hepsibu 2 ay önce
Diyanet keşke çalmanın, israf etmenin, adam kayırmanın da kul hakkına girdiğini ve en çok da siyasilerin bundan sorumlu olduğunu söylese.
Vatandaş 2 ay önce
Siyaseti yalan söyleme sanatı olarak görenler kul hakkı yememiş mıdır?
Şehitlere bir kaç kelle diyen kul hakkı yememiş midir?
Mafya ile insanlara zulüm eden kul hakkı yememiş midir?
Doğayı talan edenler kul hakkı yememiş midir?
İnsanları açlığa terk edip üstüne bir de dalga geçenler kul hakkı yememiş midir?
Sadece bir kere, BİR KERECİK ya da bir defalığına mahsus ADAM gibi bunlara da bir deginsenize.
İşinize gelince siyasete karışıyorsunuz.
O zaman buna da ağzınızı açın ya da susun!
Ali Köse 2 ay önce
Maraş diyanet işleri başkanlığı binasının bu kadar lüks olması ne hakkına giriyor? Desem ayıp olur demeyeyim
Iso 46 2 ay önce
Şahsen dinayetin Alllah bir dediğine inanırım once bi adam olunda camileri bi açın belesciler asıl sizin yaptığınız yattığınız yerden haksız kazanç elde etmek
Mehmetsrka 2 ay önce
Diyanet çıldır mış daha öncede zt devlet bankasından çekilen faizli paraya helal demişti
ökkeş 2 ay önce
diyanet kendine baksın önce.
Fatih bülbül 2 ay önce
Mitingler hayvan hakları
Muzaffer Kırıcı 2 ay önce
Aşıyagelene kadar ne haklar gasbedıliyor, diyanetin bundan haberi varmı acaba
Messi 2 ay önce
Okullar açılınca çocukların okulundaki öğretmenlerin aşı yaptırıp yaptırmadığını soracağım...
Hakan yildiz 2 ay önce
Asi yaptırmak orucu bozmaz diyen diyanet diyorsa doğrudur kendisi yaptırsın makam ve mevkii için sinide alet ediyorlar yazik
Murat veli 2 ay önce
Vay bee
M.başpınar 2 ay önce
Aşı olmayanların hakkı olanlara geçmiştir bizde helal ederiz büyütecek bir şey yok
Ela 2 ay önce
Buna ancak bekleme yapma ticari denebilir
Mehmet 2 ay önce
Diyanet bizimle eğleni!!! Anlayan anladı
serhat kuybu 2 ay önce
diyanete bakılırsa faizde helal
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
36°
açık
Günün Anketi Tümü
Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör yeniden aday olsa oy verir misiniz?
Namaz Vakti 03 Ağustos 2021
İmsak 03:51
Güneş 05:27
Öğle 12:44
İkindi 16:33
Akşam 19:50
Yatsı 21:20