Kuzey Kore ve Güney Kore'nin birleşmesi İstanbul'da masaya yatırıldı

Güney Kore Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen 2. Kore Yarımadası Barış ve Birleşme Semineri İstanbul’da düzenlendi. Akademisyenlerin de katıldığı seminerde Kuzey Kore ve Güney Kore’nin birleşmesi üzerine görüşler...

Kuzey Kore ve Güney Kore'nin birleşmesi İstanbul'da masaya yatırıldı
Güney Kore Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen 2. Kore Yarımadası Barış ve Birleşme Semineri İstanbul’da düzenlendi. Akademisyenlerin de katıldığı seminerde Kuzey Kore ve Güney Kore’nin birleşmesi üzerine görüşler belirtildi.

Beyoğlu’nda bir otelde düzenlenen programa Kore Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Jeon Tae Dong, Avrasya Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Aydın, Barış ve Birleşme Araştırma Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Myoung Kyu Park, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Selçuk Yaşaroğlu, Birleşme Bakanlığı Politika İşbirliği Başkanı Jeong Bunhee ve davetliler katıldı. Seminerde Kuzey ve Güney Kore’nin birleşmesine ilişkin görüş ve öneriler ile Türkiye’nin birleşmede oynayacağı rol tartışıldı.

Programda konuşan Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Selçuk Yaşaroğlu, “Rejimlerin değişimi dönüşümü sonrasında yeniden yapılanan veya devletin yeniden inşa edildiği ülkeler var. Türkiye burada tecrübe elde etti. Dolayısıyla Türkiye bu tecrübeleriyle Kuzey Kore’de ciddi işler yapabilir, katkı sunabilir ve bunlar siyasi konular olmadığı için Kuzey Kore’deki rejimin de tepkisini çekmeyebilir. Dolayısıyla Türkiye’ye bu tür roller düşebilir. Ama burada kritik nokta özellikle bu altı ülkenin belli bir konuda uzlaşması ve bu süreç içerisinde Türkiye’nin roller edinmesi lazım. Bu çok zor bir süreç yani Türkiye bu karmaşık süreçte işi kolay değil.” dedi.

Kore Barış ve Birleşme Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Myoung Kyu Park ise “Kuzey ve Güney Kore’nin evlenme öncesi bir çift yerine evlenip ayrılmış bir çift olarak görmekteyim. Bu çiftlerin birleşmesi için üç tane sebep söyleyebilirim. İlk etapta karakter farklılığının moralleri bozmasından dolayı ayrılmış olan bu çift, daha sonra birbirlerine ne kadar gelip gitmek isteseler bile şuanda o gururu bir kenara bırakıp tekrar barışabilirler. Ayrılıklarda en çok etkilenen çocuktur. Bizim şu anda savaşı görmemiş olan kuşaklar çoğunlukta, savaşı görmüş olan kuşak çok azınlık halindedir. Savaşmamış olan bu çocukların şu anda savaşmaya da gerek duymamaktadır. Ana babaların ayrılığından dolayı onların hissettiği acıyı içlerinde yaşadıklarından dolayı bu acılar şu andaki gençlere geçmiş durumdadır. Anne baba bir araya geldiğinde çocuklar daha mutlu olur ve rahatlarlar.” ifadelerini kullandı.




YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner122