Bienal adlı etkinlik nedir kaç yılda bir nerede düzenlenir?

Bienal adlı etkinlik nedir kaç yılda bir nerede düzenlenir?

Bienal adlı etkinlik nedir kaç yılda bir nerede düzenlenir?

Bienal adlı etkinlik nedir kaç yılda bir nerede düzenlenir?

12 Aralık 2017 Salı 23:55
Bienal adlı etkinlik nedir kaç yılda bir nerede düzenlenir?
banner208

Bienal adlı etkinlik nedir kaç yılda bir nerede düzenlenir?

Bienal Nedir? İstanbul’da ve Dünyada Bienal

Çağdaş sanatın sergileme geleneği olan bienal kelimesi ilk olarak Venedik’te 1895 yılında kullanılmıştır ve ilk kullanımı plastik sanatlar üzerine olsa da zamanla uluslararası sergi etkinliği anlamı taşımaya başlamıştır.

Sözlük anlamı olarak iki yılda bir yapılan etkinlik anlamına gelmektedir. Günümüzde bienaller, en geniş sanatsal etkinlikler olarak karşımıza çıkar ve dünyada küreselleşmeye bağlı olarak ekonomik anlamda bir değer unsuru olurken, kentlerin ben buradayım mesajının görkemli bir biçimde dünyaya sunulduğu ortamlar da olmaktadır.

Bienal için birçok farklı tanım yapılmıştır. Genel olarak bu tanımlar öznel değerlendirmeler ile yapılırken, düzenlendiği bölgeye göre karakteristik tanımlamalara da sahip olmuşlardır. Documenta, bienal ismini içermeyen fakat bienal türünde yapılan, bienallerden farklı olarak beş yılda bir düzenlenen bir etkinliktir.

Bir bienalin pek çok farklı teması olabilir. Çünkü her bienal taşıdığı yerel karakterin yanında, bir önceki organizasyondan farklı temaya sahiptir. Her bir tema farklı birer renge benzetilirse, bienaller modern sanatın yıllar içerisindeki gökkuşağı olarak nitelendirilebilirler. Bu gökkuşağındaki her renk, değişim, farklılık, anlayış, zenginlik, düşünceler ve paylaşım gibi birçok kavramı sanatçıların gözüyle sanatseverler ile paylaşır. Dünyada birçok kentte düzenlenen bienaller amaçlarını tanımlarken değişime, farklılığa ve kültürel iletişime yer veren cümleler kullanmaktadır.

Uluslararası organizasyonlar olan bienaller, iki yılda bir düzenlendikleri için bu süreyi kapsayan aralıksız bir hazırlık sürecine sahiptirler. Bu süreçleri yöneten kişilere küratör denilmektedir. Küratörler, eserleri ile sanata yön verebilecek fark yaratan genç sanatçıları seçme, sergilerin açılacağı mekanları ve bienalin temasını belirleme gibi görevlere sahiptirler. Küratörü kısaca bu süreci yöneten kişi olarak tanımlayabiliriz. Küratörler, belirlenen temayı kamuoyuna duyurmak için bir kavramsal çerçeve metni yayınlarlar.

Bienallerin dev organizasyonlar olduğu ve dev bir organizasyonun turistik faaliyetleri de beraberinde getirdiği konaklama, yeme-içme, seyahat gibi turistik kavramlar ile iç içe girdiği söylenebilir.

Bienallerde görsel ve işitsel sanatlar yoğun biçimde kullanılır. Bir bienali sadece kavramsal çerçeve metinleri ile değerlendirmek yanlıştır. Çünkü bienaller hem genç sanatçıların, hem de tecrübeli ve ünlü birçok sanatçının bir arada bulunduğu sergilerden oluşur.

Dünyada bilinen ilk bienal 1895 yılında gerçekleşen Venedik Bienali’dir. Venedik Bienali düzenlendiği dönemde çağdaş sanatta yenilikçi bir atılım sunmuştur. Sunulan yenilikçi akım daha sonra birçok kent için örnek temsil etmiştir.

Türkiye’de bienal ortamına geçiş Ankara Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Bienalleri (1986 – 1992) ile başlamıştır. Türkiye’de ilk bienal etkinliği düzenleme girişimi ilk olarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü tarafından başlatılmıştır. Etkinlik için aralarında sanatçıların, Bakanlık ve Güzel Sanatlar Müdürlüğü görevlilerinin de bulunduğu bir danışma kurulu oluşturulmuş, bu kurul çağrılacak sanatçıların seçimi konusunda diğer ülkelerin Kültür Bakanlıkları ile iletişim kurarak eser ve sanatçıların belirlenmesinde öncülük yapmıştır. Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde yapılan bu bienaller, daha sonraları Türkiye’nin ikinci bienal etkinliği olan İstanbul Bienallerine de temel teşkil etmiştir.

İlki 1987 yılında düzenlenen İstanbul Bienali, Suzan Kendzulak’a göre dünyanın organizasyon açısından en büyük ilk on beş bienali arasında gösterilmektedir. İstanbul Bienali, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından iki yılda bir düzenlenmektedir. Türkiye sınırları içerisinde düzenlenen en geniş çaplı sergi olma özelliğini taşıyan İstanbul Bienali, birçok sanatçının uluslararası sergilere davet edilmesinde ve uluslararası arenada tanınmasında etkin bir rol oynamaktadır. Sanatçılar için oynadığı bu rolün dışında etkinlik boyunca düzenlenen panel, atölye çalışmaları ve konferanslar sayesinde de eğitici bir rol üstlenmektedir.

15. İstanbul Bienali 16 Eylül’de başlıyor. 56 sanatçının 150 eseri 6 komşu mekanda 12 Kasım’a kadar ücretsiz olarak gezilebilecek.

İSTANBUL Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen 15. İstanbul Bienali, 16 Eylül Cumartesi günü kapılarını açıyor. Bienalin basına ve profesyonellere özel açılışı dün Özel Saint Benoît Fransız Lisesi’nde İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ile Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç’un da katıldığı toplantıyla yapıldı.

Küratörlüğünü sanatçı ikilisi Elmgreen & Dragset’in üstlendiği ve ‘İyi Bir Komşu’ başlığını taşıyan 15. İstanbul Bienali’nde, 32 ülkeden 56 sanatçının farklı coğrafya ve zaman dilimlerinden hikâyeler anlattığı 150 eseri sergileniyor.

İYİ BİR KOMŞU KALICI BARIŞ SEBEBİ OLABİLİR

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı konuşmasında, “Geçtiğimiz otuz yıl boyunca dünyanın dört bir yanından güncel akımları kentimize taşıyan, mekâna özgü üretimleri teşvik eden, tarihsel yapıların sanatla yeniden keşfedilmesine fırsat yaratan bienal, bugün yalnızca ülkemizin değil, tüm dünyanın en önemli güncel sanat etkinlikleri arasında sayılıyor. Sanatçıların ve sanatseverlerin nefes alabileceği, özgür bir üretim ve ifade platformu olarak otuzuncu yılımızı geride bırakmanın sevinci içindeyiz” dedi.

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç da, “Koç Holding olarak ekonomik ve toplumsal gelişimin bir bütün olarak gerçekleşmesinin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Toplumsal gelişimin en önemli unsurlarından biri olarak da kültür ve sanatı görüyor, bu alanlara verdiğimiz desteği bir öncelik ve sorumluluk addediyoruz. Bu sorumluluk duygusu, müzelerimizin ve sanat kuruluşlarımızın arkasındaki temel felsefeyi de oluşturuyor” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Hepimiz yaşayarak görüyoruz. Sınırların her geçen gün daha fazla sorgulandığı bir dünyayla, savaş ve gerginliklerin giderek tırmandığı zor bir dönemle karşı karşıyayız. Bu dönemde en büyük ihtiyacımız, gücünü kültürden ve evrensel değerlerden alan sanatın diline daha çok kulak vermektir. İnanıyorum ki, temel insani değerlerimizi kökten sarsan ve barışı gölgeleyen yabancılaşmaya karşı komşuluk, büyük bir kapı aralayabilir. İyi bir komşu savaş değil, kalıcı barış sebebi olabilir.”

12 Kasım’a kadar devam edecek bienal bu yıl, Galata Özel Rum İlköğretim Okulu, İstanbul Modern, Pera Müzesi, ARK Kültür, Yoğunluk Sanatçı Atölyesi ile Küçük Mustafa Paşa Hamamı olmak üzere birbirine yürüme mesafesinde altı komşu mekânda ziyaretçilerini ağırlayacak.

Son Güncelleme: 13.12.2017 00:02
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner215

banner122

banner222

banner223

banner226

banner154

banner191

banner126

banner224

banner217

banner225