Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) ve Bireysel Özgürlükler İçin Friedrich Naumann Vakfı ortaklığıyla, ’Sürdürülebilir Kent İçin e-Katılım Çalıştayı’ düzenledi.
Yaşanabilir bir Akdeniz için sürdürülebilir çevre ve kent hedeflerini ortaya koyan Akdeniz Belediyesi, bu çerçevede belediye personeli ve çeşitli STK’lara yönelik bir çalıştay düzenledi. TESEV ile 1958 yılında Federal Almanya Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Theodor Heuss tarafından kurulan Özgürlükler İçin Friedrich Naumann Vakfı ortaklığıyla yapılan çalıştay, 2 gün sürdü. ’Sürdürülebilir Kent İçin e-Katılım Çalıştayı’ ilk gün programlarına belediye personelinin yanı sıra Eş Başkan Yüksel Mutlu, başkan yardımcıları Sebahat Gençtarih Cebe, Ülfiye Özcan ve Bedrettin Gündeş, Belediye Meclis üyeleri Canan Yüce ve Ayşe Aydoğan da katıldı. Akdeniz Kent Konseyi Toplantı Salonu’nda yapılan çalıştayda konuşan TESEV Araştırma İletişimi Direktörü Dr. Itır Akdoğan, vakfın yerel yönetimlere yönelik gerçekleştirdiği e-katılım çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Eğitimin amacının Türkiye’de sürdürülebilir kent kavramını yaymak olduğunu dile getiren Akdoğan, sürdürülebilirliğin sağlanması için farklı paydaşların bir araya gelerek yönetişimi gerçekleştirmesinin yanı sıra teknolojiden yararlanılması ve kentlilerin bu konuyu sahiplenmesinin gerektiğini söyledi.
Akdeniz’de sürdürülebilir, katılımcı, şeffaf, sosyal, toplumcu, kadın, özgürlükçü ve ekolojik bir belediyecilik yaklaşımı sergilediklerini ifade eden Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Yüksel Mutlu ise bu paradigmanın hayat bulması için fikir ve zikir birliğinin şart olduğunu vurguladı. Bu hedefin tam anlamıyla gerçekleşebilmesi için gerekli siyasi iklimin bulunmadığını kaydeden Mutlu, “Söz gelimi Akdeniz Belediyesi personeli, kayyum atanma endişesi içerisinde çalışıyor. Bizler bu görevlere seçilerek geldik ve kenti birlikte yönetme iddiasıyla çalışıyoruz. Sonra birileri "Biz sizi beğenmedik, çekilin kenara biz yöneteceğiz" demeye getiriyor. Belediyemiz sürekli denetim geçiriyor. Yetmiyor, denetimin de denetimi yapılıyor" dedi.
Mutlu, yerelin kendine özgü yaklaşımı ve kültürü olduğunu dile getirerek, "Bunun göz ardı edilmemesi gerekir. Sürdürülebilir bir kent için en önemli iki unsur demokrasi ve insan haklarıdır. Siyaset kurumu temiz ve dürüst olduğu müddetçe, hiçbir etnik, siyasi, dini ve mezhepsel grubun bir diğeriyle sorunu olmadığı görülecektir. Ben TESEV’in çalışmalarını uzun süredir takip etmekteyim. Sivil toplum kökenli biri olarak çalışmalarınızı önemli ve değerli buluyorum ve tüm konuklarımıza katkılarından ötürü teşekkür ediyorum” diye konuştu.