Kamuoyunda “31 Temmuz Covid Yasası” olarak bilinen infaz düzenlemesi, 11. Yargı Paketi ile genişletilmesine rağmen tartışılmaya devam ediyor. Düzenlemeden yararlanamayan hükümlü yakınları, aynı tarihte suç işleyen kişiler arasında yargılama ve kesinleşme süreleri nedeniyle farklı infaz uygulamaları oluştuğunu savunuyor. Sosyal medyada seslerini duyurmaya çalışan aileler, eşitlik talebinin yanı sıra düzenlemenin etkilerinin açıklanmasını ve kapsam dışında kalan durumların yeniden değerlendirilmesini istiyor.

31 Temmuz Covid Yasası nedir?

Kamuoyunda “31 Temmuz Covid Yasası” olarak anılan düzenleme, Covid-19 salgını dönemindeki infaz uygulamalarından kaynaklanan farklılıklarla ilgili. Önceki düzenlemede, 31 Temmuz 2023 itibarıyla cezaevinde bulunan belirli hükümlüler erken açık cezaevine ayrılma ve denetimli serbestlik imkânından yararlanabiliyordu. Ancak aynı tarihten önce suç işlediği hâlde yargılaması geç sonuçlanan bazı kişiler bu imkânın dışında kalıyordu.

Kahramanmaraş’ta polis memuru silahla vurularak öldürüldü
Kahramanmaraş’ta polis memuru silahla vurularak öldürüldü
İçeriği Görüntüle

25 Aralık 2025'te yürürlüğe giren 11. Yargı Paketi ile ölçüt genişletildi. Buna göre, belirli istisnalar dışında, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar nedeniyle hükümlü olan kişilere, şartları taşımaları hâlinde açık cezaevine ve denetimli serbestliğe üç yıl daha erken ayrılma imkânı tanındı. Düzenleme bütün hükümlüleri kapsamıyor; suç türü ve infaz koşulları bakımından istisnalar bulunuyor.

Adalet Bakanlığı, düzenlemenin amacını yargılama süreçlerindeki gecikmelerin hükümlü aleyhine sonuç doğurmasını önlemek ve infazda eşitliği güçlendirmek olarak açıkladı. Bakanlığın 7 Ocak 2026 tarihli açıklamasına göre, o tarihe kadar düzenlemeden 38 bin 57 kişi yararlanmıştı.

Ailelerin tepkisi: “Yargının gecikmesi bizim suçumuz değil”

Düzenlemenin genişletilmesine rağmen sosyal medyada paylaşım yapan bazı hükümlü yakınları, yaşadıkları mağduriyetin devam ettiğini dile getiriyor.

Arife Ağan'ın sosyal medya paylaşımında, kendisini “31 Temmuz Covid Yasası mağduru bir eş ve babasını bekleyen bir çocuğun annesi” olarak tanımlaması dikkat çekti. Ağan, kimseden ayrıcalık istemediğini belirterek yargılamanın gecikmesinin aileler ve çocuklar üzerindeki etkisine vurgu yaptı.

Paylaşımlarda öne çıkan temel itiraz, aynı tarihte suç işleyen ve benzer cezalara çarptırılan kişilerin, dosyalarının farklı sürelerde sonuçlanması nedeniyle farklı infaz uygulamalarına tabi tutulabildiği iddiası.

Mağdur yakınları, yargılamanın ne zaman tamamlanacağının sanıkların kontrolünde olmadığını savunarak, bu gecikmenin infaz hakları bakımından kalıcı bir dezavantaja dönüşmemesini istiyor.

“Etki analizi nerede?” sorusu gündemde

Sosyal medyadaki çağrılarda yalnızca düzenlemenin genişletilmesi değil, uygulamanın sonuçlarının şeffaf biçimde açıklanması da talep ediliyor.

Paylaşımlarda şu sorular öne çıkıyor:

  • Düzenlemeden bugüne kadar kaç kişi yararlandı?
  • Kaç kişi kapsam dışında kaldı ve bunun başlıca nedenleri neler?
  • Yargılama ve kararın kesinleşme süreleri, infaz uygulamasında nasıl sonuçlar doğurdu?
  • Benzer suç tarihleri ve cezalar bakımından ortaya çıkan farklılıklar nasıl değerlendirildi?
  • Düzenlemenin eşitlik üzerindeki etkisini ölçen kapsamlı bir analiz kamuoyuyla paylaşılacak mı?

Adalet Bakanlığının açıkladığı 38 bin 57 kişilik yararlanıcı sayısı, düzenlemenin uygulandığını gösteriyor. Ancak bu sayı tek başına kapsam dışında kalanların sayısını veya mağdur yakınlarının dile getirdiği eşitsizlik iddialarının boyutunu ortaya koymuyor.

Yeni bir infaz düzenlemesi yapılacak mı?

31 Temmuz düzenlemesine ilişkin tartışmalar sürerken, yeni bir infaz düzenlemesi beklentisi de sosyal medya paylaşımlarında yer buluyor. Ancak 7 Ocak 2026'da dönemin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 12. Yargı Paketi'nin yeni bir infaz düzenlemesi içermediğini ve yeni bir infaz kanununun o aşamada gündemde olmadığını açıklamıştı.

Daha sonra 12. Yargı Paketi 2026 yılında yasalaştı. Adalet Bakanlığının yayımladığı paket açıklamasında ise düzenlemelerin ağırlıklı olarak yargı hizmetlerinin daha hızlı ve etkin işlemesine yönelik olduğu belirtildi. Bu nedenle, söz konusu paketin 31 Temmuz Covid Yasası mağdurlarının taleplerini karşılayan yeni bir infaz düzenlemesi getirdiği söylenemez.

Gözler eşitlik tartışmasına çevrildi

31 Temmuz Covid Yasası etrafındaki tartışma, bir yandan infaz düzenlemesinden yararlanan on binlerce kişiyi, diğer yandan kapsam dışında kaldığını belirten hükümlüleri ve ailelerini ilgilendiriyor.

Aileler, taleplerinin bir af isteği olarak değil, yargılamanın gecikmesinden kaynaklandığını düşündükleri farklılıkların giderilmesi ve eşit uygulama sağlanması talebi olarak değerlendirilmesini istiyor.

Sosyal medyada yükselen çağrıların merkezinde üç talep bulunuyor: kapsam dışında kalan durumların yeniden değerlendirilmesi, uygulamanın sonuçlarına ilişkin şeffaf verilerin açıklanması ve yargılama sürelerinden kaynaklanan farklılıkların giderilmesi. Bu taleplere yönelik yeni bir yasal adım atılıp atılmayacağı ise önümüzdeki dönemde tartışılmaya devam edecek.