Anadolu Diyagonali nedir ne demektir hangi bölgedir haritası?

Anadolu Diyagonali haritasında hangi iller ve bölgeler var? Kahramanmaraş'taki böcek istilasını Anadolu Diyagonali üzerinde bulunmaya bağlayan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin açıklaması üzerine herkes Google'a danışmaya başladı.

EĞİTİM 29.05.2020, 14:05
Anadolu Diyagonali nedir ne demektir hangi bölgedir haritası?
banner257

Anadolu Diyagonali ne demektir? Anadolu Diyagonali haritasına baktığımız zaman ilginç bilgiler görüyoruz. Hakan Gür Tarafından Yazılan "Jeofiziksel değil, çevresel bir bariyer: Anadolu Diyagonali" yazısını paylaşıyoruz.

Hakan Gür

Anadolu, biyocoğrafi olarak ilginç, ancak yeterince incelenmemiş bir bölgedir. Anadolu’nun biyolojik çeşitliliğini şekillendiren en belirgin biyocoğrafi özelliklerden biri, Anadolu Diyagonali’dir. Anadolu Diyagonali, önemli bir biyocoğrafi süreksizliğe karşılık gelir. Bu süreksizlik, özellikle sıcaklık mevsimselliği ile ilişkili çevresel süreksizlikle örtüşür.

Sunuş

Okuyacağınız yazı, Hakan Gür’ün Kebikeç dergisinin 43. sayısında “Anadolu Diyagonali: Bir Biyocoğrafi Sınırın Anatomisi” başlığıyla yayımlanan yazısının kendisi tarafından bir miktar değiştirilmiş halidir.

Bir bölgenin biyolojik çeşitlilik sıcak noktası olarak tanımlanabilmesi için, iki katı ölçütü sağlaması gerekir: 1) En az 1500 endemik damarlı bitki türüne ev sahipliği yapmalı, diğer bir deyişle, yeri doldurulamaz, eşsiz olmalıdır! 2) Özgün doğal vejetasyonunun en fazla yüzde 30’una sahip (yani, en az yüzde 70’ini kaybetmiş), diğer bir deyişle, tehdit altında olmalıdır! Dünyada bu ölçütleri sağlayan 36 biyolojik çeşitlilik sıcak noktası vardır. Bu sıcak noktalar, yeryüzünün sadece yüzde 2,3’ünü kaplar, ancak endemik bitki türlerinin yarısından fazlasına, ikiyaşamlı, sürüngen, kuş ve memeli türlerinin ise yaklaşık yüzde 43’üne ev sahipliği yapar (Conservation International 2017).

Türkiye’nin Asya bölümü (Anadolu), dünyadaki 36 biyolojik çeşitlilik sıcak noktasından üçünün karşılaştığı ve etkileştiği bir bölgedir: Akdeniz Havzası, İran-Anadolu ve Kafkasya biyolojik çeşitlilik sıcak noktaları (Şekil 1). Bu, Anadolu’nun yüksek bir biyolojik çeşitliliğe ve endemizme sahip olduğu, ancak özgün doğal vejetasyonunun çoğunu kaybettiği anlamına gelir. Diğer bir deyişle, Anadolu, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik açısından yeri doldurulamaz, ancak zaten özgün doğal vejetasyonunun çoğunu kaybetmiş, yoğun tehdit altında olan bir bölgedir (Conservation International 2017). Anadolu’nun bu yüksek biyolojik çeşitliliği ve endemizmi, belli ölçüde Avrupa, Ortadoğu, İç Asya ve Afrika’nın bağlantı noktasındaki konumu (Şekercioğlu ve diğ. 2011) ve geçmişteki ve günümüzdeki jeolojik ve iklimsel dinamiklerle ilişkilidir. Bununla birlikte, insan aktiviteleri, insan uygarlığının en erken beşiklerinden biri olan Anadolu’nun özgün karasal ve denizel ekosistemlerini binlerce yıldır dramatik bir şekilde değiştirmiştir (Şekercioğlu ve diğ. 2011).

Şekil 2. Anadolu Diyagonali üzerine olan veya Anadolu Diyagonali’ne bir şekilde değinen makalelerin yıllara göre sayısı (Google Akademik sonuçları).

Anadolu’nun biyolojik çeşitliliğini anlamak açısından en belirgin biyocoğrafi özelliklerden biri, son yıllarda bir hayli ilgi çeken Anadolu Diyagonali’dir (Şekil 2 ve 3). Türkiye ve Doğu Ege Adaları Florası “Türkiye Florası” serisinin (Cilt 1-9, Davis 1965-1985; Cilt 10, Davis ve diğ. 1988; Vol. 11, Güner ve diğ. 2000) ilk cildindeki bitki türlerinin coğrafi dağılım örüntüsüne dayanarak, Cullen tarafından farkına varılmış ve ilk kez Güneydoğu Asya’nın Bitki Yaşamı Sempozyumu’nda Davis (1971) tarafından önerilmiştir. Daha sonra, Ekim ve Güner (1986), “Türkiye Florası” serisinin bu kez ilk sekiz cildindeki bitki türlerinin coğrafi dağılım örüntüsüne dayanarak, Anadolu Diyagonali’nin varlığını doğrulamıştır. (Bkz. Kutu). Anadolu Diyagonali, Türkiye’nin kuzeydoğusundan (Bayburt-Gümüşhane yakınından) güneybatıya doğru uzanır ve Akdeniz’e doğru iki kola ayrılır: Orta Toros Dağları ve Nur Dağları. İran-Anadolu biyolojik çeşitlilik sıcak noktasının (bu sıcak nokta için, bkz. Eken ve diğ. 2004, Conservation International 2017) Anadolu bölümünü iki bölgeye ayırır: Genellikle 1500 metrenin altında olan İç Anadolu ve genellikle 1500 metrenin üstünde olan Doğu Anadolu (Davis 1971, Ekim ve Güner 1986). Bu bölgeler, farklı ekolojik bölgelere ev sahipliği yapar: Anadolu Diyagonali’nin batısında “İç Anadolu Step” ve “İç Anadolu Yaprak Döken Orman”, doğusunda ise “Doğu Anadolu Yaprak Döken Orman”, “Doğu Anadolu Dağ Step” ve “Zagros Dağları Orman Step” ekolojik bölgeleri vardır (Welch ve Kirwan 2008; Şekil 3).

Anadolu Diyagonali, birçok popülasyonun (örneğin, soy hattı) ve taksonun (örneğin, alttür ve tür) coğrafi dağılım sınırıyla çakışır (Kaynaklar için, bkz. Gür 2016). Örneğin, Türkiye’deki 1200 endemik bitki türünün birçoğu, sadece Anadolu Diyagonali’nin hemen batısında veya doğusunda dağılım gösterir (Conservation International 2017). Öyle görünmektedir ki, Anadolu Diyagonali, bir bariyer olarak işlev görür. Dahası, bölgesel tarihsel-kültürel farklılıkların Anadolu Diyagonali ile ilişkili olduğu da ileri sürülmüştür (Aydın 2004). Düring (2016)’e göre, Küçük Asya, Anadolu’nun kabaca İskenderun ile Trabzon arasındaki hattın (ki, yaklaşık olarak Anadolu Diyagonali’ne karşılık geldiği söylenebilir) batısında kalan kısmıdır. İskenderun ile Trabzon arasındaki hattın belirlediği bu coğrafi sınır, güneyde Büyük Mezopotomya ve Levant, doğuda Toros, Karadeniz, Kafkas, Zagros ve Elbruz Sıradağlarının bir araya geldiği dağlık bölge ve batıda Küçük Asya olmak üzere, bu üç bölge arasında tarihöncesi ve sonrası boyunca önemli bir kültürel ayrım oluşturmuştur.

Anadolu Diyagonali, uzun zamandır İç ve Doğu Anadolu arasında biyocoğrafi bir sınır (aslında daha çok floral bir kesinti) olarak bilinmesine rağmen, tam olarak nasıl işlev gördüğü anlaşılamamıştır. Davis (1971), bu floral kesintinin fiziksel ve iklimsel farklılıklar ile açıklanamadığını ve Anadolu’nun paleojeolojik (Senozoyik) tarihinin bir sonucu olduğunu ileri sürmüştür. Ancak Ekim ve Güner (1986), Anadolu’nun Senozoyik tarihini göz ardı etmemekle birlikte, ekolojik ve iklimsel faktörlerin daha önemli olduğunu belirtmiştir. Son olarak, Gür (2016), bu tartışmayı bir çözüme kavuşturmak amacıyla, ekolojik niş modellemesi yaklaşımını ve ilişkili metrikleri (Warren ve diğ. 2008, 2010, Glor ve Warren 2011) kullanarak, Anadolu Diyagonali’nin önemli bir çevresel bariyer, yani ani bir çevresel değişimin gerçekleştiği bir bölge olup olmadığını incelemiştir. Bunun için, İran-Anadolu biyolojik çeşitlilik sıcak noktasının Anadolu bölümündeki steplerde ve/veya antropojen steplerde, biri Anadolu Diyagonali’nin batısında, diğeri ise doğusunda olacak şekilde, dağılım gösteren iki sanal popülasyon oluşturmuştur (Şekil 3). Bu popülasyonlar, Anadolu Diyagonali tarafından ayrılan veya Anadolu Diyagonali’nin sadece bir tarafında dağılım gösteren bazı popülasyon (örneğin, soy hattı) veya takson (örneğin, alttür veya tür) çiftlerini temsil eder (örnekler için, bkz. Ekim ve Güner 1986, Çıplak ve diğ. 1993).

Gür (2016), batı ve doğu popülasyonlarının farklı çevresel uzamları kullandığını, bu popülasyonlar arasındaki çevresel ıraksamanın rasgele yerleştirilmiş biyocoğrafi sınırların ayırdığı popülasyon çiftleri arasında gözlenenlerden daha büyük olduğunu ve bu çevresel ıraksamayı daha çok sıcaklık mevsimselliğinin yönlendirdiğini bulmuştur. Bunlar, Anadolu Diyagonali’nin önemli bir çevresel bariyer, yani, (özellikle sıcaklık mevsimselliğinde) ani bir çevresel değişimin gerçekleştiği bir bölge olduğunu ileri sürer. Bu, Anadolu Diyagonali’nin hem İç Anadolu ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu iklim bölgeleri (Unal ve diğ. 2003) hem de ekolojik bölgeler (Welch ve Kirwan 2008; Şekil 3) arasında bir sınır oluşturduğu düşünülürse, şaşırtıcı değildir. Doğu Anadolu, kıtasal çarpışmanın en önemli örneklerinden birinin gerçekleştiği bir bölgedir ve yaklaşık olarak 2000 metre ortalama yüksekliği ile Alp-Himalaya dağ kuşağının yüksek platolarından birini oluşturur (Keskin 2007). Bu nedenle, Anadolu Diyagonali’nin doğusu batısından genellikle topoğrafik ve iklimsel olarak daha heterojendir, daha soğuk, mevsimsel ve yağışlıdır ve daha önce de değinildiği gibi, farklı ekolojik bölgelere ev sahipliği yapar. Sonuç olarak, Anadolu Diyagonali, birçok popülasyonun ve taksonun coğrafi dağılım sınırı ile örtüşür (kaynaklar için, bkz. Gür 2016). Öyle görünmektedir ki, birçok popülasyon ve takson, Anadolu Diyagonali’nin diğer tarafında çevresel olmayan nedenlerden (örneğin, dispersal, rekabet) ziyade çevresel nedenlerden (örneğin, özellikle de sıcaklık mevsimselliği ile ilişkili uyumlar) dolayı dağılım göstermez. Bu durum, en azından son buzul dönem (115-12 bin yıl önce; Cowie 2007) için de geçerli görünür. Bu sonuçlar, Anadolu Diyagonali’nin jeofiziksel bariyer işlevini dışlamasa da, çevresel bariyer işlevinin çok daha önemli olduğunu vurgular. (Gür 2016) Ancak Anadolu Diyagonali’nin aynı zamanda Akdeniz Havzası ve Kafkasya biyolojik çeşitlilik sıcak noktaları arasında bir köprü/göç koridoru olarak işlev gördüğü de unutulmamalıdır (Veith ve diğ. 2003, Ansell ve diğ. 2011).

Şekil 4. Anadolu Diyagonali’nin kuzeyinden (üstte), ortasından (ortada) ve güneyinden (altta) geçen ve Anadolu boyunca batı-doğu ekseninde uzanan üç güzergâhta (39.708, 39.042 ve 38.292 kuzey enlemleri) yüksekliğin (düz çizgi) ve iklimin (kesikli çizgi) değişimi. Oklar, Anadolu Diyagonali’nin batı yönünden yaklaşık konumunu gösterir. İklim değişkeni, WorldClim veri tabanındaki (www.worldclim.org) biyoiklim verisi (19 biyoiklimsel değişken) temel bileşenler analizi ile tek bir bileşene indirgenerek elde edilmiştir. Bu değişken, en çok sıcaklık mevsimselliği ile pozitif ilişki sergiler.

İran-Anadolu biyolojik çeşitlilik sıcak noktası içinde kalacak ve Anadolu Diyagonali’nin kuzeyinden, ortasından ve güneyinden geçecek şekilde, Anadolu boyunca batıdan doğuya doğru üç güzergâhta hem yüksekliğin hem de iklimin nasıl değiştiği incelendiğinde, Anadolu Diyagonali’nin jeofiziksel bariyer özelliğinden daha çok çevresel bariyer özelliği dikkati çeker (Şekil 4). Buna verilebilecek güzel örneklerden biri, Anadolu yer sincabının (Spermophilus xanthoprymnus) coğrafi dağılımının Anadolu Diyagonali ile olan ilişkisidir (Şekil 5). Anadolu yer sincabı, İç ve Doğu Anadolu, komşu Ermenistan ve Kuzeybatı İran’ın yaklaşık olarak 800 metreden 2900 metreye kadar olan steplerinde ve alpin çayırlarında yaşar (Kart Gür ve Gür 2010). İç Anadolu soy hatları (soy hattı 2, 3, 4 ve 5), doğuda Anadolu Diyagonali’ne kadar uzanır, ancak onu geçemez. Anadolu Diyagonali’ni izleyerek kuzeyde Doğu Anadolu soy hattı (soy hattı 1) ile karşılaşır (Gündüz ve diğ. 2007, Gür 2013; Şekil 5). Anadolu Diyagonali’nin 1500 metrenin üzerinde ve genellikle 2000 metrenin altında bir yüksekliğe sahip olduğu düşünüldüğünde (Şekil 3 ve 5), Anadolu yer sincabının bu coğrafi dağılım örüntüsünü başlıca çevresel faktörlerin (Anadolu Diyagonali’nin jeofiziksel bariyer özelliğinden daha çok çevresel bariyer özelliğinin) şekillendirdiği söylenebilir (bkz. Gür 2013).

Şekil 5. Anadolu yer sincabının (Spermophilus xanthoprymnus) İç (üçgen) ve Doğu (nokta) Anadolu soy hatlarının coğrafi dağılımı. Eğri çizgi, Anadolu Diyagonali’nin doğu yönünden yaklaşık sınırını gösterir. Diğer açıklamalar için, bkz. Şekil 3.

Sonuç olarak, Anadolu, biyocoğrafi olarak ilginç, ancak yeterince incelenmemiş bir bölgedir. Anadolu’nun biyolojik çeşitliliğini şekillendiren en belirgin biyocoğrafi özelliklerden biri, Anadolu Diyagonali’dir. Anadolu Diyagonali, önemli bir biyocoğrafi süreksizliğe karşılık gelir. Bu süreksizlik, özellikle sıcaklık mevsimselliği ile ilişkili çevresel süreksizlik ile örtüşür. Bu çevresel süreksizliğin organizmaların uyumlarını/uyarlanmalarını nasıl şekillendirdiği ile ilgili çalışmalar, neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu konudaki istisnalardan biri, Anadolu Diyagonali’nin her iki yakasında Anadolu yer sincabının hibernasyonu (Kart 2000, Kart Gür 2008, Kart Gür ve diğ. 2009, 2015, Kart Gür ve Gür 2015) ve vücut büyüklüğü (Gür 2007, 2010, Gür ve diğ. 2016) üzerine yapılan çalışmalardır (Bkz. Bilim ve Gelecek, bu sayı, izleyen makale).

‘Türkiye Florası’ ve Anadolu Diyagonali

Cullen, “Türkiye Florası” serisinin ilk cildindeki 550 bitki türünü incelemiş ve bunların yüzde 66’sının coğrafi dağılımının Anadolu Diyagonali ile ilişkili olduğunu bulmuştur: 228 tür temel olarak batıda, 135 tür ise temel olarak doğuda dağılım gösterir (Davis 1971). Ekim ve Güner (1986), aynı cildi tekrar incelemiş ve 114 türün batıda, 123 türün doğuda, 62 türün ise Anadolu Diyagonali üzerinde dağılım gösterdiğini bulmuştur. Farklı araştırmacılar tarafından hemen hemen aynı türlerin bu şekilde incelenmesi, bu iki çalışma arasında sonuçlar açısından bazı farklılıklar olmasına rağmen, Anadolu Diyagonali’nin sübjektif bir değerlendirmenin sonucu olmadığını göstermesi açısından önemlidir. Ekim ve Güner (1986), aynı zamanda “Türkiye Florası” serisinin ilk sekiz cildindeki bitki türlerini incelemiş ve bunların yaklaşık yüzde 33’ünün coğrafi dağılımının Anadolu Diyagonali ile ilişkili olduğunu bulmuştur: 1108 tür batıda, 1138 tür doğuda, 390 tür ise Anadolu Diyagonali üzerinde dağılım gösterir.

Yorumlar (0)
32°
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce hangi başkan daha başarılı?
Sizce hangi başkan daha başarılı?
Namaz Vakti 15 Temmuz 2020
İmsak 03:34
Güneş 05:16
Öğle 12:43
İkindi 16:35
Akşam 20:01
Yatsı 21:36
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24