Türkiye’de genel af beklentisi yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Cezaevlerindeki hükümlü ve tutuklular ile ailelerinin infaz düzenlemesi ve af talepleri sürerken, sosyal medyada da kampanyalar dikkat çekiyor. Ancak hükümet kanadından gelen son açıklamalar genel af konusunda herhangi bir çalışma bulunmadığı yönünde.
Türkiye’de ceza infaz sistemi ve olası yeni düzenlemeler, TBMM’nin yeni yasama döneminin başlamasıyla birlikte yeniden gündemin önemli başlıklarından biri oldu.
Özellikle cezaevlerinde bulunan hükümlüler ile ailelerinin uzun süredir dile getirdiği genel af, infaz eşitliği, denetimli serbestlik ve ceza sürelerinin yeniden değerlendirilmesi talepleri, sosyal medya platformlarında da yoğun şekilde tartışılıyor.
Buna karşın hükümet kanadından gelen açıklamalar, kamuoyunda zaman zaman ortaya çıkan “genel af geliyor” beklentisini desteklemiyor.
İktidar kanadından net mesaj: Genel af gündemde değil
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, son dönemde yaptığı açıklamalarda genel af konusunda oldukça net bir tutum ortaya koydu.
Güler, ceza infaz sistemine ilişkin çalışmaların genel veya kısmi af amacı taşımadığını söyledi. 13. Yargı Paketi kapsamında yürütülen çalışmaların yanı sıra infaz kanununun daha sade ve anlaşılır hale getirilmesi için ayrıca çalışma yapıldığını belirtti.
Güler'in açıklamasına göre mevcut çalışmaların amacı genel af çıkarmak değil, infaz sisteminin daha anlaşılır ve uygulanabilir hale getirilmesi.
Güler daha önce de “Asla af olmaz, asla af gibi bir düşüncemiz yok” ifadelerini kullanmıştı. AK Parti Grup Başkanı, bunun yerine koşullu salıverme ve infaz sisteminin daha adil hale getirilmesi üzerinde durulabileceğini belirtmişti.
Adalet Bakanı Gürlek: 13. Yargı Paketi ekim ayında gündemde
Af beklentisinin yeniden konuşulmasının önemli nedenlerinden biri ise yeni yargı paketi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 13. Yargı Paketi'nin ekim ayında TBMM gündemine getirilmesinin planlandığını açıkladı.
Bakanlığın açıklamalarına göre pakette özellikle yargılamaların hızlandırılması ve adalet hizmetlerinin daha etkin hale getirilmesi üzerinde çalışmalar yürütülüyor.
Ancak mevcut durumda TBMM'ye sunulmuş kesinleşmiş bir 13. Yargı Paketi metni bulunmadığı için, paketin infaz sistemine ilişkin nihai içeriği konusunda kesin ifadeler kullanmak mümkün değil.
Bu nedenle sosyal medyada zaman zaman yayılan “13. Yargı Paketi ile bütün mahkûmlara af geliyor” şeklindeki paylaşımların şu aşamada resmi bir karşılığı bulunmuyor.
Özgür Özel'den dikkat çeken “kader mahkûmları” çağrısı
Genel af tartışmasını yeniden büyüten açıklamalardan biri ise YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'den geldi.
Özel, TBMM'den geçen Çerçeve Yasa sonrasında yaptığı değerlendirmede, devletin terör örgütü mensuplarına yönelik düzenleme yaparken cezaevlerindeki diğer hükümlüleri de göz önünde bulundurması gerektiğini savundu.
Özel, “Örgüt mensuplarına düzenleme yapan devletin şefkatli eli, kader mahkûmlarına da uzansın” ifadelerini kullandı.
Özel'in çağrısında kadın cinayetleri, çocuk istismarı ve 15 Temmuz darbe girişimine katılanların kapsam dışında tutulması gerektiği yönündeki yaklaşım da yer aldı.
Bu açıklama, özellikle cezaevindeki hükümlülerin yakınları arasında geniş yankı buldu.
Sosyal medyada “Genel Af” kampanyaları
Özel'in açıklamasının ardından sosyal medya platformlarında genel af talepleri yeniden yoğunlaştı.
Özellikle #GenelAfHerkeseUmut etiketiyle yapılan paylaşımlarda, “kader mahkûmları”, infaz eşitliği ve adil yargılama başlıkları öne çıktı.
Mahkûm yakınlarının sosyal medya paylaşımlarında, talebin yalnızca tahliye olmadığını; farklı dönemlerde çıkarılan infaz düzenlemelerinin yarattığı eşitsizliklerin giderilmesini de kapsadığı görülüyor.
Sosyal medyada ayrıca zaman zaman “yılbaşından sonra genel af geliyor”, “infaz oranları değişiyor” ve “5 yıl denetimli serbestlik geliyor” gibi iddialar da dolaşıma giriyor.
Ancak bu paylaşımların önemli bölümünün resmi bir yasa teklifine veya hükümet tarafından açıklanmış kesin bir takvime dayanmadığı görülüyor. Sosyal medyada yapılan paylaşımlar ile TBMM'ye sunulmuş resmi kanun tekliflerinin birbirinden ayrılması gerekiyor.
Mahkûm yakınlarının talebi: “Ayrıcalık değil, eşitlik”
Mahkûm yakınlarının örgütlü biçimde yürüttüğü çalışmalar da devam ediyor.
Ankara Ulus Meydanı'nda düzenlenen eylemlerde mahkûm yakınları, cezaevlerindeki yoğunluk ve infaz sistemindeki eşitsizliklere dikkat çekerek genel af ve eşit hukuk uygulanması çağrısında bulundu.
Mahkûm yakınlarının açıklamalarında özellikle adli mahkûmlar açısından farklı tarihlerde çıkarılan infaz düzenlemelerinin oluşturduğu eşitsizliklerin giderilmesi isteniyor.
Haber46'ın daha önce aktardığı Ulus'taki eylemde de “Ayrıcalık değil, eşitlik istiyoruz” mesajı öne çıkmıştı. Sosyal medyada ise “Affetmeden barış olmaz” gibi mesajlarla af talebi gündeme taşınmıştı.
81 ilde af çağrısı gündeme gelmişti
Mahkûm yakınlarının talepleri yalnızca Ankara'daki eylemlerle sınırlı kalmadı.
Temmuz ayında 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması yapılması yönünde çağrı yapılırken, organizasyonu yapanlar genel af ve infaz düzenlemesi taleplerini kamuoyuna duyurmayı amaçladıklarını açıkladı.
Bu açıklamalar, ceza infaz sistemine ilişkin taleplerin ülke genelinde örgütlü bir toplumsal talep olarak gündemde tutulduğunu gösterdi.
MHP'den infaz sistemi vurgusu
Genel af konusunda hükümet kanadında net bir tutum bulunmasına rağmen, infaz sisteminin yeniden ele alınması konusunda farklı açıklamalar yapılıyor.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, daha önce mevcut infaz sisteminin sadeleştirilmesi ve infazda eşitliğin sağlanması gerektiğini savunmuştu.
Yıldız, yeni bir infaz kanununun sade, anlaşılır ve infaz eşitliğini sağlayacak bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etmişti.
Dolayısıyla kamuoyunda “af” olarak yorumlanan tartışmanın bir bölümünün aslında infaz süreleri, koşullu salıverme ve denetimli serbestlik sistemi üzerinden yürüdüğü görülüyor.
“Genel af” ile “infaz düzenlemesi” aynı şey değil
Tartışmanın en önemli noktalarından biri de burada ortaya çıkıyor.
Genel af, belirli suç veya cezalar bakımından devletin cezai sonuçları ortadan kaldırmasına yönelik kapsamlı bir hukuki düzenleme anlamına gelirken, infaz düzenlemesi cezanın nasıl ve ne kadar süreyle infaz edileceğine ilişkin değişiklikleri kapsayabilir.
Bu nedenle siyasi açıklamalarda “genel af yok” denilirken aynı zamanda infaz kanununun yeniden düzenlenmesi ihtimali gündeme gelebiliyor.
Nitekim AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler de genel af yerine daha sade ve adil bir infaz sistemi üzerinde durulduğunu açıkladı.
“Terörsüz Türkiye” düzenlemesi de af tartışmasını büyüttü
Genel af tartışmasının bir başka ayağını ise “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında kabul edilen yasal düzenleme oluşturdu.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, söz konusu düzenlemenin genel af veya şahsa özel af olmadığını açıkça belirtti.
Kurtulmuş, düzenlemenin PKK'nın silah bırakması ve örgütsel faaliyetlerin sona erdirilmesine ilişkin özel bir hukuki çerçeve olduğunu söyledi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın da söz konusu düzenlemenin bir af olmadığını, Anayasa'nın 87. maddesindeki genel veya özel af düzenlemelerinden farklı bir yapıya sahip olduğunu ifade etti.
Ancak bu düzenleme sonrasında özellikle adli hükümlüler ve yakınları arasında “Madem belirli bir grup için özel bir infaz düzenlemesi yapılıyor, adli mahkûmlar için de benzer bir düzenleme yapılmalı” şeklindeki beklenti güçlendi.
Peki şu anda genel af çıkacak mı?
6 Ekim 2026 itibarıyla TBMM'de yasalaşmış veya hükümet tarafından açıklanmış bir genel af düzenlemesi bulunmuyor.
Aynı şekilde “13. Yargı Paketi kesin olarak genel af getirecek” şeklinde doğrulanmış bir resmi bilgi de bulunmuyor.
Buna karşılık;
-
- Yargı Paketi'nin ekim ayında gündeme gelmesi planlanıyor.
- İnfaz sisteminin daha sade ve adil hale getirilmesi yönünde açıklamalar var.
- Mahkûm yakınlarının genel af ve infaz eşitliği talepleri devam ediyor.
- Sosyal medyada af beklentisi ve kampanyalar sürüyor.
- Özgür Özel açık biçimde “kader mahkûmlarına” yönelik bir düzenleme çağrısında bulundu.
- İktidar kanadı ise genel veya kısmi af konusunda mevcut durumda olumlu bir çalışma olmadığını söylüyor.
Sonuç: Beklenti var, fakat kesinleşmiş af yok
Bugünkü tablo, “genel af geliyor” demekten çok “genel af beklentisi yeniden yükseldi” şeklinde özetlenebilir.
Özellikle sosyal medyada mahkûm yakınlarının talepleri güçlü biçimde devam ederken, siyasi kanatta ise genel af ile infaz reformu birbirinden ayrılıyor.
Önümüzdeki süreçte gözler TBMM'ye sunulması beklenen 13. Yargı Paketi'ne çevrilmiş durumda.
Ancak kanun teklifi Meclis'e sunulup maddeleri açıkça görülmeden, hangi suçların veya hangi hükümlülerin kapsam içine alınacağı konusunda kesin hüküm vermek mümkün değil.
Kamuoyunun asıl merak ettiği soru ise şu: Genel af olmayacaksa, yeni infaz düzenlemesi ne kadar geniş olacak ve cezaevlerindeki eşitsizlik tartışmasına nasıl bir çözüm getirilecek?
Bu sorunun yanıtı, TBMM'ye sunulacak yeni düzenlemenin içeriğiyle netleşecek.
Next




