Şiddet gören çocuklar için ne yapılmalı? Şiddete karşı mentor nedir?

İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği (İGEDER), insanî, millî ve özgün model arayışları çerçevesinde eğitimin yeniden değerlendirilmesi amacıyla bu yıl ilk kez 18-20 Mart tarihleri arasında “Uluslararası Erken Çocukluk Eğitimi Kongresi” düzenliyor. “Ne Kadar Erken O Kadar İyi!” mottosuyla gerçekleştirilen kongrenin çağrılı konuşmacısı Delhousie Üniversitesi’nden Prof. Michael Ungar, aile içi şiddet mağduru çocuklar için “Bir mentor hayat kurtarıcı olabilir” değerlendirmesini yaptı.

KADIN-AİLE 19.03.2016, 14:00 19.05.2018, 21:41
Şiddet gören çocuklar için ne yapılmalı? Şiddete karşı mentor nedir?

 İGEDER’in düzenlediği Eğitimde İnsani, Milli ve Özgün Model Arayışları – I, Uluslararası Erken Çocukluk Eğitimi Kongresi’nde ilk gün konuşmacılarından Kanada Dalhausie Üniveritesi öğretim üyesi Prof. Michael Ungar, çağrılı konuşmacı olarak “Building the Resiliance of Children and Families” (Çocuk ve Ailelerin Toparlanmasının Sağlanması) başlıklı bir sunum yaptı. Ungar konuşmasında zorlu çocukluk dönemi geçiren insanların topluma kazandırılmasının önemine dikkat çekerek başladı. Bugün çocukların fazlasıyla kimyasal yüklendiğine ve günümüz çocuklarında stres bozukluğu ve hiperaktivitenin arttığına işaret etti. Ungar, dünyanın her bölgesinde çocukların sağlıklı ve mutlu bir çocukluk geçirmesini tehdit eden etmenler olduğuna dikkat çekti. Bu etmenleri; panik, depresyon gibi ruhsal bozukluklar, somatik bozukluklar, madde bağımlılığı, kalp krizi, diyabet ve hafıza kayıpları, erken cinsellik tehlikesi, stres kızgınlık, aile içi şiddet mağduriyeti olarak sıraladı.

Prof. Ungar 0-6 yaş arası bütün çocukların sorumluluk alma, davranışlarının sonuçlarıyla yüzleşme,güçlü ebeveyn çocuk ilişkisi, güçlü bir kimlik, aile ve bireysel kontrol duygusu, anlamlı bir hayat amacı ve aidiyet duygusuna, güvende olduğu ve desteklendiğini bilmeye ihtiyacı olduğuna dikkat çekti.

Hatalarını telafi etmeyi öğrenen çocuklar kendine güveniyor

Ebeveynlerin çocuklarıyla iletişiminde yaptığı hatalara da işaret eden Prof Michael Ungar, tüm dünyada çocukların sorumlulukları olduğuna ve zaman zaman onların hata yapmalarının normal olduğuna işaret etti. Ungar, ebeveynleri bu konuda uyarırken çocukların hata yapmalarının normal olduğunu ve yaptıkları hataları tamir etmelerine fırsat verilmesinin onların kişilik gelişimi açısından önemini vurguladı. Ungar, yaptıkları hataları gidermeleri için desteklenen çocukların, kendileriyle gurur duyacaklarını ve ilerleyen süreçlerde yanlış seçimler yaptıklarında ya da başlarına gelen zorlu şartlarla başa çıkmada daha mahir olacaklarını aktardı. Ayrıca yine çocukların kendi kararlarını alabilmeleri için alan tanınmasının gerekliliğini anlattı.

Savaş mağduru çocuklar yeni yaşamlarına daha kolay adapte olabilir

Çocukların doğal afet, savaş gibi zorlu koşullardan daha çok etkilendiklerini ancak toparlanma süreçlerinin yetişkinlere kıyasla daha kolay olduğunu ve dışardan gelen yardımlara daha açık olduğunu kaydeden Ungar, bu konuda Japonya’da yaşanan tsunami sonrası deneyimleri aktardı. Söz konusu keskin yıkımların akabinde çocukların yaşamının mümkün olduğunca hızlı bir şekilde eskiye/normale döndürülmesinin önemine işaret eden Ungar, kültürel ve sosyal yaşamda çalışmanın çok önemli olduğu Japon toplumunda tsunamiden sadece birkaç gün sonra çocukların prefabrik/mobil okullarda hızlı bir şekilde eğitim hayatlarına geri dönmelerini örnek verdi.

Toplumsal kültürel ve sosyal dinamiklerin göz önünde bulundurularak savaş mağduru Suriyeli mülteci çocuklar için de Kanada’da benzer çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Ungar, bu anlamda mülteci çocukların uyum sürecini hızlandırmak için yapılabilecekleri aktardı.

Aile içi şiddet mağduru çocukları öğretmenleri kurtarıyor

Özellikle aile işi şiddet mağduru çocuklar için okulun çok daha etkili ve önemli olduğunu anlatan Ungar, sorunlu ve dezavantajlı çocuklarda mentorluk ve erken müdahalenin onların hayatında yaratabileceği olumlu yöndeki farkı anlattı. Ungar, konuya ilişkin “Bir mentor hayat kurtarıcı olabilir” dediği konuşmasında yaptıkları bir araştırmanın sonuçlarından söz etti. Dezavantajlı çocukluk dönemi geçiren yetişkinlerle yürüttükleri çalışmada, katılımcıların “Hayatınızı daha iyi hale getiren değişimi yaratan nedir/kimdir” sorusuna “öğretmen” ve “rehber”lerini işaret ettiklerini kaydetti. Öğretmenlere seslenen Ungar, “40 kişilik bir sınıfta çok az sayıda çocuk derslerini takip etmek, okumak ya da yazmak için sizin mentorluğunuza ihtiyaç duymaz. Hassas, dezavantajlı çocuklar için bu durum farklıdır, uyumadan önce kitap okuma alışkanlığı edindirecek bir ailesi olmayan çocuklar için en büyük ilham kaynağı öğretmenlerdir” dedi.
Yorumlar (0)
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Büyükşehir ve Metropol İlçe Belediye Başkanları 2019'da Başarılı Oldu mu?
Büyükşehir ve Metropol İlçe Belediye Başkanları 2019'da Başarılı Oldu mu?
Namaz Vakti 19 Şubat 2020
İmsak 05:49
Güneş 07:10
Öğle 12:51
İkindi 15:54
Akşam 18:22
Yatsı 19:38
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Real Madrid 24 53
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 24 40
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 24 31
11. Osasuna 24 31
12. Real Betis 24 29
13. Levante 24 29
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Celta de Vigo 24 21
18. Mallorca 24 21
19. Leganés 24 19
20. Espanyol 24 19