Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından “Gel ve Fark Et” temasıyla düzenlenen ve Anadolu’nun en büyük kültür buluşması olan 11. Uluslararası Kahramanmaraş Kitap Fuarı, edebiyatın yanı sıra pedagoji ve kişisel gelişim alanlarında da uzman isimleri ağırlamaya devam ediyor. Fuarın dikkat çeken etkinliklerinden birinde, çocuk psikolojisi ve oyun terapisi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Klinik Psikolog ve Yazar Dr. Mehmet Teber, KAFUM Fuar Alanı’nda anne babalar ve eğitimcilerle buluştu.

Yoğun ilgi gören söyleşide çocukların duygusal ihtiyaçları, öfke ve içe kapanma nöbetlerinin ardında yatan gerçek sebepler, doğru sınır koyma yöntemleri ve ebeveyn-çocuk bağını güçlendiren güven ortamı masaya yatırıldı.

Mehmet Teber Söyleşisi (7)

“Öfkenin ve Ağlamanın Altındaki Korkuyu Anlamalıyız”

Çocuk yetiştirmenin sadece fiziksel ihtiyaçları karşılamak anlamına gelmediğini belirten Dr. Mehmet Teber, ebeveynlerin çocukların sergilediği davranışları doğru okuması gerektiğini vurguladı:

“Çocuk bazen öfkelenir, ağlar ya da içine kapanır. Çoğu zaman yetişkin olarak ilk yaptığımız şey hemen o davranışı durdurmaya çalışmaktır. Oysa sormamız gereken asıl soru şudur: ‘Çocuğum bu davranışıyla bana ne anlatmak istiyor?’ Çünkü özellikle küçük yaştaki çocuklar hissettiklerini kelimelerle ifade edemez, davranışlarıyla dışa vururlar. Davranışın ardında bir anlaşılma arzusu, korku, kaygı ya da ilgi beklentisi olabilir. Çocuğumuzu yargılamadan dinlemeliyiz. Bu sınırsızlık demek değildir; sınır koyarken çocuğun şahsiyetini zedelemeden, davranış ile çocuğun özünü birbirinden ayırmalıyız.”

Kahramanmaraş’ta Zirve Mücadelesi: Kipaş İstiklal Basketbol Mersin Spor Kulübü’nü Konuk Ediyor!
Kahramanmaraş’ta Zirve Mücadelesi: Kipaş İstiklal Basketbol Mersin Spor Kulübü’nü Konuk Ediyor!
İçeriği Görüntüle

Mehmet Teber Söyleşisi (1)

“Kusursuz Değil, Güven Veren Ebeveyn Olun; Özür Dilemekten Çekinmeyin”

Anne babaların mükemmel olma baskısından kurtulması gerektiğini hatırlatan Dr. Teber, iletişimi onarmanın gücüne dikkat çekti:

“Hiçbir anne baba kusursuz değildir. Yorulabiliriz, sabrımız tükenebilir ya da hatalı tepkiler verebiliriz. Önemli olan hatayı fark edip ilişkiyi onarabilmektir. Bir yetişkinin çocuğundan özür dilemesi otoriteyi sarsmaz; aksine çocuğa sorumluluk almayı ve bağları tamir etmeyi öğretir. Çocuklarımızın sadece ders başarısını değil, gününün nasıl geçtiğini de sormalıyız. Onlara bırakacağımız en kıymetli sermaye; saygı, sevgi ve koşulsuz güvenin hissedildiği bir aile ortamıdır.”