Kentte çok sayıda yapıda olduğu gibi camilerde de hasar meydana geldi. Depremlerde kentteki 56 cami tamamen yıkılırken, 500 camide de hasar oluştu.

Şehrin yaklaşık 500 yılına şahitlik eden, Milli Mücadele döneminde kentte bağımsızlık ateşinin yakıldığı yer olarak bilinen Ulu Cami (Cami-i Kebir) de depremde hasar gördü.

Vakit namazlarının kılınması ve ramazan ayında mukabele geleneğinin sürdürülmesi için İl Müftülüğünce cami bahçelerine çadır mescitler kuruldu.

Çadır mescitlerde depremzede kadınlar, mukabele geleneğini sürdürüyor. Bütün çadır mescitlerde sabah namazından önce ve öğle namazından sonra mukabele okunuyor.

Mukabelelerden sonra bazı kadın ve çocuklara da Kur'an dersi ve dini eğitim veriliyor.
- "Ramazanın manevi havası hissediliyor"

İl Müftüsü Mustafa Tekin, depremlerle herkesin büyük bir imtihan yaşadığını söyledi. Depremden sonra zarar gören camilerde gerekli çalışmaların yapıldığını belirten Tekin, "İl genelinde bin 300 camimiz var. Bu camilerden 56'sı tamamen yıkıldı. 500 camimiz de hasarlı veya orta hasarlı durumda. Diğer zarar göremeyen camilerimizde ibadetler aynı şekilde devam ediyor. Yıkılan ve hasar gören camilerin hepsine çadır mescitlerimizi kurduk. Orada ibadetler devam ediyor." dedi.

Tekin, insanların mescitlere de camiler gibi yoğun ilgi gösterdiğini belirterek, ramazanın manevi havasının her şartta kendini hissettirdiğini dile getirdi.

diyanet-manevi-rehber-33

- "Mukabele geleneği sürüyor"

Ramazan'da ibadetlerin aksamadan sürdüğünü ifade eden Tekin, "İbadetler, mukabeleler daha canlı şekilde Türkiye'nin farklı illerinden gelen hocalarımızla devam ediyor. Çocuk çadırlarımız da var. Hocalarımız çadırlarda dini eğitimleri de sürdürüyor. Kahramanmaraş'ın her yerinde canlı şekilde ramazanı yaşıyoruz. Bütün çadır mescitlerimizde eskiden olduğu gibi mukabele geleneği devam ediyor." diye konuştu.

Yıkılan ve hasar gören camilerle ilgili sürecin henüz belli olmadığını dile getiren Tekin, şöyle devam etti:

"Bizim çok üzüldüğümüz, kimliğimiz olan ulu camilerimiz vardır. Bizim ilimizdeki Ulu Cami de şu an hasarlı. Biz bir an önce heyecanla onun tamir edilmesini bekliyoruz. Orası bizim buluşma noktamız, bilişme noktamız. Bütün kentin buluşma noktası orasıydı. Eğer tamiri uzun sürerse; tarihi eser olduğu zaman biraz uzun sürebiliyor. Biz de o yüzden yanına Selçuklu tarzında prefabrik bir mescit yaptırmak istiyoruz. İnşallah yine ulu camilerimizin gölgesinde toplanacağız. Maraş'ımız bu büyük imtihandan kısa sürede toparlanacak, kendine gelecek. Bu enerji, bu heyecan bizim halkımızda var. Akşam sela okunduktan sonra insanlar akın akın camilere, mescitlere gidiyor."

- "İbadetlerin devamı sevindiriyor"

Depremde yıkılan Şehit Cengiz Camisi imamı Ömer Kavak da çadır mescitte ibadetlerin camideki gibi devam ettiğini söyledi.

Kur'an kurslarının çadırda devam ettiğini belirten Kavak, "Mahallemizdeki kadınlarımız bu çadırda mukabele geleneğini yerine getiriyor. Bir süre daha ibadetlerimizi bu çadırda yerine getireceğiz. İbadetlerin devam etmesi bizi sevindiriyor. İnşallah bu zorlukların da üstesinden geleceğiz." dedi.