Kahramanmaraş’ta edebiyat ile tekstil sanatını sıra dışı bir yöntemle buluşturan sergi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Kitapların dünyasını iplik, kumaş ve nakışla yeniden yorumlayan “Edebiyattan Nakışa” solo sergisi, 16 farklı istasyondan oluşan özgün kurgusuyla Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor.

Türkiye’nin UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş, edebiyat ile farklı sanat disiplinlerini buluşturan özel bir çalışmaya ev sahipliği yaptı.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hidayet Bağcı tarafından hazırlanan “Edebiyattan Nakışa” solo sergisi sanatseverlerle buluştu.

Whatsapp Image 2026 09 12 At 19.27.53 (1)

Kitapların dünyası kumaşa taşındı

Serginin çıkış noktasını farklı edebî eserler oluşturdu.

Milletvekili Karatutlu’dan Bertiz çıkarması: 4 mahalleyi tek tek ziyaret etti
Milletvekili Karatutlu’dan Bertiz çıkarması: 4 mahalleyi tek tek ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

Kitapların kapak görselleri ve içeriklerinden hareket eden Hidayet Bağcı, eserlerin sözcüklerle oluşturduğu dünyayı tekstil sanatının görsel ve dokunsal anlatım imkânlarıyla yeniden yorumladı.

Edebiyatın kelimeler aracılığıyla aktardığı duygu, düşünce ve imgeler nakışın ifade gücü kullanılarak tekstil yüzeylerine taşındı.

Böylece sergide yer verilen edebî eserler yalnızca okunabilen metinler olmaktan çıkarılarak görülebilen ve dokunsal yönü bulunan farklı bir sanat deneyimine dönüştürüldü.

16 farklı istasyonda 16 anlatı

“Edebiyattan Nakışa” sergisinin dikkat çeken özelliklerinden biri de sunum biçimi oldu.

Sergi, her biri farklı bir anlatıyı temsil eden toplam 16 istasyondan oluşuyor.

Ziyaretçilere kelimeden ipliğe, hikâyeden kumaşa ve düşünceden desene uzanan bir sanat yolculuğu sunuluyor.

Her istasyonda edebî anlatının farklı unsurları nakış ve tekstil sanatının imkânlarıyla yeniden şekillendiriliyor.

Bu özgün kurgu, serginin Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşımasını sağlıyor.

Whatsapp Image 2026 09 12 At 19.27.53 (2)

Evden anne sesine, hafızadan bekleyişe...

Çalışmalarda günlük hayatın ve insan hafızasının farklı unsurları da ön plana çıkıyor.

Ev, pencere, soba, çocuk, kuş, anne sesi, hafıza, zaman ve bekleyiş gibi kavram ve imgeler nakış aracılığıyla yeniden yorumlanıyor.

Edebî eserlerde sözcüklerle karşılık bulan bu temalar, sergide kumaş ve iplikle oluşturulan görsel anlatılara dönüşüyor.

Böylece edebiyatın düşünsel dünyası ile geleneksel bir sanat tekniği olan nakış arasında yeni bir bağ kuruluyor.

Nakış yalnızca süsleme olmaktan çıkıyor

Sergiyi hazırlayan Dr. Öğr. Üyesi Hidayet Bağcı, çalışmanın edebî metinlerin tekstil malzemeleri kullanılarak görsel anlatıya dönüşme süreçlerini ele aldığını belirtti.

Bağcı’nın çalışması aynı zamanda nakışın sanat içerisindeki değişen konumuna da odaklanıyor.

Geleneksel olarak süsleme tekniğiyle ilişkilendirilen nakış, sergide duygu ve düşüncelerin aktarılmasını sağlayan bağımsız bir ifade aracına dönüşüyor.

Bu yönüyle “Edebiyattan Nakışa”, nakış sanatının çağdaş sanat bağlamındaki dönüşümünü de izleyiciye sunuyor.

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş’ta sanatseverlerle buluşan sergi; edebiyat, kültür ve tekstil sanatını aynı anlatı dünyasında bir araya getirerek kitapların oluşturduğu dünyaya farklı bir pencereden bakma imkânı sunuyor.