Erdoğan, Bankaları sıkıştıracağız!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankaların kredi konusundaki tutuculuğunu eleştirerek, “Bunu aşacağız, devlet bankaları başta olmak üzere bankaların üzerine gideceğiz, sıkıştıracağız. Devlet olarak yatırımcımızın krediye rahat erişebilmesinin önünü açacağız” dedi.

Erdoğan, Bankaları sıkıştıracağız!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankaların kredi konusundaki tutuculuğunu eleştirerek, “Bunu aşacağız, devlet bankaları başta olmak üzere bankaların üzerine gideceğiz, sıkıştıracağız. Devlet olarak yatırımcımızın krediye rahat erişebilmesinin önünü açacağız” dedi.

12 Eylül 2017 Salı 11:43
Erdoğan, Bankaları sıkıştıracağız!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan dönüşü özellikle bankacılık sistemine yönelik önemli mesajlar verdi. Bankaların kredi konusundaki tutuculuğunu aşacaklarını belirten Erdoğan, “Kesinlikle sıkıştıracağız. Devlet bankaları başta olmak üzere, üzerine gideceğiz. Özellikle yatırımcımızın krediye rahat erişebilmesi lazım ki bu adımlar atılabilsin. Bunun önünü devlet olarak açalım dedik, açıldı ama yeterli değil. Bankaların da bu işi kolaylaştırması lazım” dedi. Arakanlı Müslümanların sorunlarını Birleşmiş Milletler’de dile getireceğini belirten Erdoğan, Bangladeş’teki sığınmacıların da yalnız bırakılmayacağını vurguladı. Beşar Esad’la görüştüğü yönündeki iddiaları reddeden Erdoğan, “Görüşmeye de pek niyetim yok” ifadesini kullandı. Rusya ile hava savunma sistemi S-400 konusunda anlaşmanın ilerlediğini ifade eden Erdoğan, “Bildiğim kadarıyla arkadaşlar kaporayı da verdiler” açıklamasında bulundu. Kazakistan’daki temasları hakkında bilgi veren ve uçaktaki gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

FETÖ’NÜN OKULLARI KAMULAŞTIRILDI

(Kazakistan’da FETÖ ile mücadele konusunda): FETÖ ile mücadelede, okulların kamulaştırıldığını söylediler. Biz dedik ki okulların kamulaştırılmasıyla yetinilmemeli, öğretmenler konusu da halledilmeli. Zira okullar kamulaştırılıyor ama öğretmenler halen onların takımından. Bizim devletimiz tarafından kurulmuş olan Maarif Vakfı var, öğretmen ihtiyacınızı oradan karşılayın dedik. Bu önerimiz, kendilerini biraz rahatlattı. Kendileri de bu noktada, “O zaman talimatı verelim, yetkililer bir araya gelsinler ve bu çalışmayı yapsınlar” dediler.

TÜRK DÜNYASI ÜNİVERSİTESİ:

Ahmet Yesevi Üniversitesi’nin güçlendirilmesini konuştuk. Ayrıca ortak bir Türk Dünyası Üniversitesi kuralım teklifini getirdik. Buna Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Türkiye, Tacikistan hep birlikte dahil olabiliriz. Bu konuda gerekli ön çalışmayı yetkili ve ilgili arkadaşlarımız yapacaklar. Yerinin nerede olacağı da belirlenecek.

BANKALARI SIKIŞTIRACAĞIZ:

(2018’de Kredi Garanti Fonu çalışması gibi bir çalışma var mı? sorusu üzerine) Bütün bakan arkadaşlarım hazırlıklarını Başbakanımıza getiriyor. Başbakanımız da bana takdim edecek. Ben de çalışmaları bitirip inşallah adımlarımızı atacağız. Gelişmelerdeki güzelliklere baktığımızda bankaların kredi olayındaki tutuculuğunu kesinlikle aşacağız. Kesinlikle sıkıştıracağız. Devlet bankaları başta olmak üzere üzerine gideceğiz. Özellikle yatırımcımız krediye rahat erişebilmesi lazım ki bu adımlar atılabilsin. Bunun önünü devlet olarak açalım dedik açıldı ama bu yeterli değil. Bankaların da bu işi kolaylaştırması lazım böyle yüzde 15, 16’lara varan faizlerle olmaz. Sayın Başbakanımızla beraber ilgili bankaları konuşacağız. Diyeceğiz ki, bunu aşağı çekeceksiniz ona göre biz sürümden kazanacağız. Yatırımcıyı köşeye sıkıştırarak değil. Bunu yapınca hem yatırımda farklı bir süreç olacak.

VENEZUELA’DA AYNI OYUN:

Biz döviz rezervini 27.5 milyar dolardın teslim aldık 15 yıl önce. O zaman IMF’ye olan borcumuz 23.5 milyon dolardı. IMF 2013’te bitti. Merkez’in rezervi 135 milyar dolara kadar bir ara çıktı. Tam o Gezi noktasında oldu faiz 4.6’ydı. Zaten orada çılgına döndüler ve darbeyi vurdular. Bu ülkelerin adını vermeyeceğim, mercilerin adını siz de biliyorsunuz. Aynı şeyleri başka yerlerde yapıyorlar ama Türkiye’de başarılı olamadılar. Bugün işte Venezuela Devlet Başkanı ile konuşurken o da bu noktada aynen bizde oynanan oyun neyse orada da aynı oyunu oynadılar. Aktörler aynı aktörler. ‘Kılıçdaroğlu’nun Zerrin Hanım’a hukuk dersi verecek hali yok’ (Danıştay Başkanı ile CHP arasındaki polemik): Şunu bir defa inanarak, bütün samimiyetimle söyleyeyim: CHP’nin bu yürüyüşü gerçekten sözde adalet yürüyüşüdür. Zira CHP’nin öncelikle adalet kavramını, mefhumunu anlaması lazım. Adalet mefhumunu biz partimizi kurarken öyle tahlil ettik, öyle inceledik ki, partimizin adını geldik, Adalet ve Kalkınma Partisi koyduk. Şişli’de temizlik işçileri ne dediler, adalet arayışına onlar da çıktılar. İzmir’de belediye çalışanları adalet arayışına çıktı. Dolayısıyla o yürüyüş sözde adalet. Oysa adalet, sözle olmaz, ancak icraatla olur. Danıştay Başkanımızın, Yargıtay Başkanımızın, ana muhalefetin söylemlerini yargıya, hukuka adeta müdahale gibi gördüklerini; bundan rahatsız olduklarını düşünüyorum. Muhtemelen bu sebepten dolayı, o yakışıksız söylemler karşısında, bunlara bir hukuk dersi verme noktasına gelmiş olmalılar. Herhalde Kılıçdaroğlu’nun kalkıp da Zerrin Hanım’a hukuk dersi verecek hali yok. Onların daha çok mürekkep yalaması lazım. Aynı şekilde Yargıtay’a böyle bir şey verecek hali yok. Daha çok mürekkep yalaması lazım. Ama bunlar tabii haddini bilmiyor. İşte yanında bir hukukçusu var. Görüyorsunuz, öldürülen teröristlerin hakkını savunuyor. İşte bir tanesi de Kılıçdaroğlu’nun Artvin’de kendisine eylem hazırlığında olan terörist ya... Bak, onu vurdular. Yahu teşekkür etmen lazım senin.

BENİM DE İDAMIM İSTENDİ:

(28 Şubat yargı kararları) Mağduriyetlerin giderilmesini hatırlatma hususunda tabii ki medyaya da önemli görev düşüyor. Yakup Bey (Yakup Köse), bu ülkede hassasiyetle üzerinde durulması gereken bir durumu anlattığı kitabını bize hediye etti. 14 yaşında bir çocuğun idama mahkum olması düşünülecek bir şey değil. Benim de idama mahkum edilmem istendi ama son anda yırttım. Bizi de apar topar götürüyorlardı. Niye şu yatırımı yaptık diye idamımızı istediler. O meşhur savcı vardı, Nuh Mete Yüksel. Baktık bizim idamımızı istedi, Allah’tan adil bir hakime rastladık da, bir de nöbetçi mahkeme çıkardılar. Dedim tezgahı kurdular herhalde. Gerçek adalet sahibi olan Allah. Orada kararı verdi ve işi yırttık. Şimdi Yakup’un kitabına bakınca çok üzüldüm, bir hakim bir savcı böyle bir 14 yaşındaki masumu ne yapar da idama mahkum eder? O FETÖ denilen ahlaksız takımı, o namussuzlar nelere imza atmadılar. Sadece onlar değil. Yani beni de oraya götürenlerin verdiklerini size kimliği hakkında bilgi versem şaşarsınız. Adalet diye isteyenlerin şu anda kimlikdaşları bunlar. Aynı kimliği taşıyanlar o kararları verdiler. Bir tanesinin ismini verdim size...

Kaynak: Milliyet

Yükleniyor...
Son Güncelleme: 12.09.2017 18:12
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Olkan 2017-09-12 17:58:07

Böyle haber yazım şekli mi olur arkadaş? Okurken zorlandım cidden.. yazılar çok karışmış iç içe...

banner122

banner215

banner124

banner154

banner191

banner126