1- "Hayat, gençlere son sürat koşuyor, yaşlılardan da son sürat kaçıyor."
 
2-  "İlginçtir, gençler kendisine koşan hayatın farkında değiller, yaşlılar da kendilerinden kaçan hayata küsmekle meşguller. Bu iki duruma bakarak, iki kelam eylemek gerekirse; a) "Fazla naz, aşık usandırır". b) "Fare dağa küsmüş, dağın haberi olmamış."
 
3-  "Her yaşlı, madden zengin de olsa, tükenmiş enerjisi ve boş gözleriyle acınacak bir fakirdir. Her genç, madden fakir de olsa, gözlerindeki umut ve taşıdığı enerji ile imrenilecek bir zengindir."
 
4-  "Umudunu yitirmiş ve geleceğe dair planlamadan yoksun bir genç, aslında bir yaşlıdan farksızdır. Umut dolu ve hayatta hayırlı işlere kendisini vakfetmiş bir yaşlı, aslında bir gençtir."
 
5-  "Hırs içinde, mal, mülk ve servet biriktirme telaşındaki genci, yaşlılığında hüzün içinde, biriktirdiği onca mal, mülk ve serveti yanında götüremeyeceğinin telaşı kaplar. Hırs, hüzün ve telaş, üçü de bünyeye zararlıdır."
 
6-  "Bazıları yaşı kaç olursa olsun, her zaman Dünyaya göre yaşlı, Ahirete göre gençtir. Bazıları da Dünyaya göre genç, Ahirete göre yaşlıdır. Akıllı insan her zaman kendisini Dünyaya göre yaşlı ve Ahirete göre genç hissedendir."
 
 
7-  "Bir bebek ne getirir Dünyaya? Bir yaşlı ne götürür Dünyadan? Bir düşün?"
 
8- “Sevgili Peygamber Efendimizin (asm), gençlik ve yaşlılıkla ilgili iki hadis-i şerifine yer vereceğim. a) “Gençlik delilikten bir şubedir.” b)“ “Yaşlının bedeni kuvvetten düşer. Fakat gönlü şu iki şeye karşı gençtir: Uzun yaşama arzusu ve mal sevgisi.” Bu iki hadis-i şerifi her duyduğumda ve her hatırladığımda, “Sadakte ya Resulullah.” Doğru söyledin ya Resulullah diyorum. Evet, gençlikteki yapmış olduğum bazı işlere ve düşündüğüm bazı planlara şimdi bu yaşta dönüp baktığımda, kendime “deliymişim” diyorum. Gerçekten de gençlikte insan, çok fevri, çok aceleci ve çok düşüncesiz oluyor. Gençlere tavsiyem, sabırlı ve temkinli olun. Sevgili Peygamberimizin yaşlılıkla ilgili hadis-i şerifini de çevremdeki ileri derecedeki yaşlılara bakarak ve onların durumunu müşahede ederek anlıyor ve ne kadar paracı, ne kadar Dünyaya bağlı olduklarını izliyorum.”

9- “Yaşlılık günlerinden gençlik günlerine bakmak ve o günleri değerlendirmek kolay. Asıl önemli olan, gençlik günlerinden yaşlılık günlerine bakabilmek ve o gelmesi muhtemel günleri mantıklı olarak planlamaktır.”
 
10- “Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse.” Bu meşhur bir sözdür ve büyük bir hakikati ifade eder. Eğer, bilinçli ve eğitimli değilsek, gençken bilmeyiz ve bazı değerlerin farkına varmayız. Yaşlılıkta farkına vardığımızda da iş işten geçer. Ancak, şuurlu, bilgili ve geleceği gören gençleri çocukluktan itibaren yetiştirmek de mümkündür. Bize düşen, bilinçli, ferasetli ve bilen gençler yetiştirmektir. Vesselam.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet Sandal 2015-03-20 11:41:00

mustafa soylu bey evet güzel özetlemişsiniz ve ben de niyazi mısri üstadın bir başka beytini hatırladım: "günde bir taşı binâ-yı ömrümün düştü yere,
can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber.” manisa'dan selamlar

Avatar
mustafa soylu 2015-01-30 09:24:06

Niyazi-i Mısri'nin dediği gibi derim:
Bir ticaret yapmadım nakd-i ömür oldu heba.
Yola geldim. Lakin göçmüş cümle kervan bihaber.
Ağlayıp nalan edip, düştüm yola tenha garip.
Dide giryan, sine biryan, akıl hayran,
bihaber.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126