6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden aileler, Kahramanmaraş Adalet Sarayı önünde düzenledikleri basın açıklamasında beraat kararlarına, ceza indirimlerine ve kamu görevlilerinin sorumluluğuna dikkat çekti. Ebrar Sitesi’nde ailesini kaybeden Tuğçe Demir, “Bizim kaybedecek daha fazla canımız yok” sözleriyle adalet çağrısında bulundu.

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden aileler, deprem davalarında verilen kararlara tepki göstermek amacıyla Kahramanmaraş Adalet Sarayı önünde bir araya geldi. Avukatların ve siyasi parti temsilcilerinin de katıldığı açıklamada aileler, bazı davalarda verilen beraat kararlarını, cezalarda alt sınırdan hüküm kurulmasını ve iyi hâl indirimlerini eleştirdi.

Depremde hayatını kaybedenlerin yakınları, yalnızca müteahhitlerin değil, yıkılan binaların ruhsatlandırılması ve denetlenmesi süreçlerinde sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin de hesap vermesini istedi.

“Dört yıldır adliye koridorlarındayız”

Hatay'ın Antakya ilçesindeki Rana Apartmanı'nda ailesini kaybeden avukat Eren Can, deprem felaketinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen adaletin henüz sağlanamadığını belirterek Kahramanmaraş'ta verilen bazı kararların ailelerin vicdanını yaraladığını söyledi.

Ebrar Sitesi'nde ailesini kaybeden Tuğçe Demir ise aileler adına yaptığı açıklamada, dört yıldır adalet mücadelesi verdiklerini ifade etti.

Sevdiklerini kaybetmenin acısını yaşayamadan mahkeme salonlarında mücadele etmek zorunda kaldıklarını belirten Demir, yıkılan binaların projelerini, denetim belgelerini ve sorumluların imzalarını inceleyerek ihmalleri ortaya çıkarmaya çalıştıklarını dile getirdi.

Demir, depremde yaşanan can kayıplarının yalnızca doğal afetle açıklanamayacağını belirterek, güvensiz kentleşme, denetimsizlik ve yıllarca göz ardı edilen ihmallere dikkat çekti.

“Cezaların caydırıcılığı neden geri planda kalıyor?”

Bilirkişi raporlarında asli kusurlu olarak değerlendirilen sanıklara verilen cezaların alt sınırdan belirlenmesine tepki gösteren Tuğçe Demir, beraat kararları ve ceza indirimlerinin adalet beklentisini zedelediğini söyledi.

Demir, açıklamasında şu soruları yöneltti:

“Binlerce insanın ölümünden sonra bile sorumlular gerektiği gibi hesap vermeyecekse daha kaç kişinin ölmesi gerekiyor? Bilirkişi raporlarında asli kusurlu bulunan sanıklara neden cezaların alt sınırından hüküm kuruluyor? İnsan hayatının bu kadar ağır biçimde kaybedildiği davalarda cezaların caydırıcılığı neden geri planda kalıyor?”

“O imzaların altında insanların hayatları vardı”

Depremde yıkılan binaların ruhsatlandırılması ve denetlenmesinde görev alan kamu görevlilerinin sorumluluklarının da araştırılmasını isteyen Demir, imza atan yetkililerin sorumluluktan uzak tutulmaması gerektiğini vurguladı.

Kamu görevlilerinin yalnızca evraklara imza attıklarını söyleyerek sorumluluklarını sınırlı göstermelerine tepki gösteren Demir, şu ifadeleri kullandı:

“O imzalar yalnızca kağıtların üzerine atılmadı. O imzaların altında insanların evleri, hayatları, aileleri ve çocukları vardı. Bugün attığı imzanın sorumluluğunu taşıyamayanlar, yarın hangi binanın güvenli olduğuna karar verecek? Kentsel dönüşümü kimler denetleyecek? Biz çocuklarımızı hangi güvenceyle o binalarda uyutacağız?”

1999 Marmara Depremi sonrasındaki yargı süreçlerini de hatırlatan Demir, geçmişte yaşanan ihmallerden yeterince ders çıkarılmadığını ifade etti.

“Bizim kaybedecek daha fazla canımız yok”

Deprem davalarında verilen kararların yalnızca geçmişte yaşanan kayıpları değil, gelecekte insanların güvenli binalarda yaşama hakkını da ilgilendirdiğini belirten Tuğçe Demir, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

Kahramanmaraş'a Zirai Don Uyarısı! 10 Kasım'a Kadar Dikkat
Kahramanmaraş'a Zirai Don Uyarısı! 10 Kasım'a Kadar Dikkat
İçeriği Görüntüle

“Bizler, bu ülkenin insanlarının yaşamak için şansa, ölmemek için bir sonraki depremin büyüklüğüne mahkûm edilmesini kabul etmiyoruz. Bugün verdiğiniz kararlar yalnızca geçmişte hayatını kaybedenlerin değil, yarın o binalarda yaşayacak insanların da kaderini etkiliyor. Biz bir sonraki depremde, bugün hesap vermeyen sorumluların neden hesap vermediğini yeniden tartışmak istemiyoruz. Bizim kaybedecek daha fazla canımız yok.”

Ünal Ateş: “Bu insanlar intikam peşinde değil”

Basın açıklamasına katılan YENİ Parti Kahramanmaraş İl Başkanı Ünal Ateş de depremde yakınlarını kaybeden ailelerin adalet mücadelesine destek verdi.

Ailelerin yargı süreçlerini takip edebilmek için hukuk ve mühendislik alanlarında bilgi edinmek zorunda kaldığını belirten Ateş, yıkılan binaların imar ve ruhsat süreçlerinde sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin de hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Proton Apartmanı davasını takip ettiğini belirten Ateş, binanın bulunduğu yerde sekiz kat imar izni bulunmasına rağmen yapının 12 katlı olduğunu öne sürerek denetim süreçlerinin de araştırılması gerektiğini dile getirdi.

Ateş, ailelerin intikam değil, adalet istediğini vurgulayarak, “Bu insanlar intikam peşinde değil. Buradaki aileler bir hınçla hareket etmiyor. Ama gerçekten suçlu kimse, sorumlu kimse mutlaka cezasını çekmek zorunda. Çünkü bir ülkeden adaleti çekip aldığınız zaman geriye hiçbir şey kalmaz” dedi.

“Ya işinizi doğru yapın ya da o koltukları bırakın”

Belediye başkanlarına, belediye meclis üyelerine, imar müdürlerine ve çevre, şehircilik birimlerinde görev yapan yetkililere de seslenen Ateş, denetim ve sorumlulukların eksiksiz yerine getirilmesi gerektiğini söyledi.

Ateş, “Ya işinizi doğru düzgün yapın ya da o koltukları işini hakkıyla yapacak insanlara bırakın. Çünkü sizin yaptığınız hatalar ve denetimsizlikler yüzünden insanlar yakınlarını kaybediyor” ifadelerini kullandı.

Kendisinin de 6 Şubat depremlerini yaşadığını ve yakınlarını kaybettiğini belirten Ateş, ailelerin adalet arayışına destek vermeyi sürdüreceğini kaydetti.

Basın açıklamasının ardından depremde yakınlarını kaybeden aileler, yargı süreçlerini takip etmeye ve beraat kararları ile ceza indirimlerine karşı hukuki mücadelelerini sürdürmeye devam edeceklerini bildirdi.