Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu, “Bugün 2. Dünya Savaşı’ndan sonra insanlık olarak en ağır imtihanımızı veriyoruz. Suriye’deki iç savaş nedeniyle milyonlarca insan evlerini terk ederek başka ülkelere göç etmek zorunda kaldı. Bu acı ve trajediyi en acı biçimde yaşayan da maalesef çocuklarımız oldu” dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu, Meridyen Destek Derneği tarafından hazırlanan “Hayy Müzikli Çocuk Oyunu”nun Anadolu’ya açılış galasına katıldı. Ankara Devlet Tiyatrosu Şinasi Sahnesi’nde gerçekleşen galada konuşan Davutoğlu, “2005 yılının eylül ayında Peygamber Efendimiz ile ilgili Danimarka’da hepimizi çok üzen bir kısım karikatürler yayınlanmıştı. Bu karikatürler tüm dünyada çok geniş çaplı protestolara neden olmuştu. O yıllarda evrensel bilgi birikimini toplumsal değerlerle harmanlayarak özgün bir dil ve düşünme geleneğinin oluşturulmasına katkıda bulunmak üzere bir grup duyarlı hanım, kendi birikimlerinden ayırdıkları imkanlarla genç akademisyenlere destek oluyordu. Bu grup tarafından Peygamber Efendimize yapılan bu hakareti kınarken çok olumsuz sonuçlara yol açabilen protesto eylemleri yerine, farklı bir tavır ortaya koyarak farklı dillerde Peygamber Efendimizi tanıtmak için bir web portalı oluşturulmasına karar verildi. Bu amaçla 2006 yılında tüm bu çalışmaları yürütmek üzere kurulan Meridyen Destek Derneği’nin önemli önceliklerinden bir tanesi daima gençlerimiz ve çocuklarımız oldu. Meraklı Çocuk Hayy’ın hikayesi de Kutlu Doğum Haftası sonrası ve 23 Nisan’ın hemen öncesinde bizi bir araya getirerek çocuk masumiyetine ve merhametine muhtaç olan insanlığa güzel bir mesaj veriyor. Meridyen Destek Derneği ve Son Peygamber İnfo portalının tiyatroya uyarladığı Hayy Bin Yeksan’ın hikayesi bu günümüz için de çok anlamlı mesajlar içeriyor. Medeniyetleri insanlar kurar, insanı ise kurduğu medeniyet tanımlar. Her ne kadar bir medeniyetin tüm özellikleri tek bir insan üzerinden okunamasa da Hayy’ın hikayesi, Doğu medeniyetini insan üzerinden anlamak için çok önemli ipuçları veriyor. Meraklı Çocuk Hayy’ın hikayesinde selim bir aklın sevgi, dostluk ve hoşgörü ile birlikte olduğunda insana ne kadar geniş ufuklar kazandırdığını görüyoruz. Hayy Bin Yeksan, akıl yoluyla yaratıcısını ve kendisini arayan bir kaşif ve bunu sadece tabiattan ilham alarak yapıyor. Onun için en önemli misyon, iyilikleri çoğaltmak ve kötülükleri yok etmek. Allah’ın yarattığı her şeye karşıda son derece saygılı davranıyor. Böylesine iyilik timsali bir hikayenin oyunlaştırılarak çocuklarımıza, gençlerimize ve aslında hepimize örnek gösterilmesini çok değerli buluyorum.”
“Çocuklarımıza sahip çıktıkça, onların ellerinden tuttukça, onlara hizmet ettikçe, onların hukukunu korudukça geleceğimize emniyet ve güvenle bakacağız” diyerek sözlerini sürdüren Davutoğlu, çocukların aslında Allah’ın en büyük mucizeleri olduğunu kaydetti. Davutoğlu, "En büyük varlıklarımız ve en büyük hazinemiz. Bu anlamda Türkiye, geleceğine emniyet ve güvenle bakabilecek bir büyük servete ve zenginliğe sahip. Ülkemizde 0-16 yaş grubunun nüfusa oranı yüzde 24. Yaklaşık 19 milyon çocuğumuzun her birinin ihtiyaç ve istekleri bizim için öncelikli ve ihmal edilemez olmalıdır. Türkiye 2003 yılından bu yana bu gerçekten hareketle çocuklarımızın eğitimi konusuna hem resmi politikalarla hem de gönüllü projelerle önemli bir katkı sağladı. Bütçede eğitime ayrılan pay 2011 yılında 11 milyar iken, 2016 yılında 109 milyar lira oldu. Bu haliyle önceki yıllarda milli bütçemizden en fazla pay ayrılan alan savunmamız iken son yıllarda artık milli bütçeden en fazla pay ayrılan alan eğitimimiz oldu. Çocuklarımızın maddi ve manevi yönden gelişmelerini sağlamak birey olarak, anne-baba olarak ve toplum-devlet olarak en temel vazifemiz. Bu konuda sanatın rolünü önemsemeli ve çocuklarımızın eğitiminde merkeze almalıyız. Sanat eğitimi çocuklarımızın ruhsal gelişimine katkı sunacak, psikolojilerini geliştirecek ve yeteneklerini en doğru biçimde yönlendirecek önemli bir enstrümandır. ’Hayy Müzikli Çocuk Oyunu’ Meridyen Derneği tarafından kıyıya vuran tüm çocuklara ithaf edildi. Bugün 2. Dünya Savaşı’ndan sonra insanlık olarak en ağır imtihanımızı veriyoruz. Suriye’deki iç savaş nedeniyle milyonlarca insan evlerini terk ederek başka ülkelere göç etmek zorunda kaldı. Bu acı ve trajediyi en acı biçimde yaşayan da maalesef çocuklarımız oldu. Çocuklar hayatlarını kurtarmak için annelerinden, babalarından, ülkelerinden, hatıralarından ve oyuncaklarından ayrılmak zorunda kaldılar. Aslında bu durum maalesef tüm dünya tarafından bilinmesine rağmen devam ediyor. Bu çocuklara kucak açmak insan olmanın ve insan kalmanın olmazsa olmaz şartı. Türkiye bu insanlık görevini tüm dünyaya örnek olacak şekilde yerine getiriyor. Yaklaşık 2 milyon 700 bin Suriyeli misafirlere kapısını açan ülkemiz, en fazla sığınmacı alan ülke. Bu kardeşlerimizden yarısını çocuklar oluşturuyor. Sadece refakatsiz 53 bin Suriyeli çocuk var ülkemizde” diye konuştu.