Kahramanmaraş’ta deprem sonrası üretimini yeniden ayağa kaldıran sanayiciler, bu kez finansman sıkıntısı, ihracat pazarlarındaki daralma ve küresel rekabetle mücadele ediyor. KASİAD Başkanı İsmail Dinçer, mevcut ekonomik koşullara dikkat çekerek, “Şu an deprem sonrası kadar sıkıntılıyız diyebilirim” dedi.

Kahramanmaraş Sanayisi Yeniden Zorlu Bir Dönemden Geçiyor

6 Şubat 2023 depremlerinin ardından üretim tesislerini yeniden inşa ederek faaliyetlerini sürdüren Kahramanmaraş sanayisi, küresel ekonomik gelişmelerin etkisiyle yeni sorunlarla karşı karşıya kaldı. Finansman maliyetleri, ihracat pazarlarındaki daralma ve uluslararası rekabet, kentteki sanayicilerin gündeminde öne çıkıyor.

Dünya Gazetesi’nden Hamide Hangül’ün haberine göre, Kahramanmaraş Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KASİAD) Başkanı İsmail Dinçer, deprem sonrası toparlanma sürecinde önemli mesafe kat edildiğini ancak küresel piyasalardaki gelişmelerin sanayi üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.

Dinçer, depremden kaynaklanan sorunların büyük ölçüde çözüldüğünü ifade ederek, sektörün bugün daha çok finansman koşulları, dünya genelindeki talep daralması ve hedef pazarlardaki küçülme nedeniyle zorlandığını söyledi.

İplik Üretiminde Kapasite Yüzde 50 Seviyesinde

Türkiye’nin iplik üretiminde önemli merkezlerinden biri olan Kahramanmaraş’ta, deprem öncesinde yüzde 60-65 seviyelerinde bulunan üretim kapasitesinin bugün yüzde 50’lere gerilediği belirtildi.

Depremde zarar gören iplik, kumaş, tekstil ve mutfak eşyası tesislerinin önemli bölümünün yeniden inşa edilerek üretime başladığını aktaran Dinçer, bazı işletmelerin bir iki ayda, bazılarının ise yaklaşık bir yılda faaliyetlerine dönebildiğini kaydetti.

Dinçer, tesislerin yeniden üretime geçmesinin ardından küresel ölçekte yeni bir kriz ortamının oluştuğunu belirterek, Avrupa’da tüketimin azalmasının Kahramanmaraşlı ihracatçıları olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Avrupa Pazarında Daralma, Rekabet Baskısı

Kahramanmaraş sanayisinin ihracatında Avrupa ve Orta Doğu pazarlarının önemli yer tuttuğunu belirten Dinçer, Avrupa’daki tüketim düşüşünün yanı sıra Çin ve Hindistan gibi ülkelerin rekabetinin de pazardaki koşulları zorlaştırdığını ifade etti.

Avrupa’daki tüketimin gerilemesiyle birlikte Kahramanmaraşlı üreticilerin pazardan aldığı payın da daraldığını kaydeden Dinçer, bazı ülkelerde sıkıntının daha yoğun hissedildiğini, bazılarında ise daha sınırlı kaldığını söyledi.

Bölgedeki jeopolitik gelişmelerin ve ABD-İran arasındaki gerilimin de ihracat üzerinde etkili olduğunu belirten Dinçer, özellikle lojistik sorunların sevkiyatları zorlaştırdığını aktardı.

Finansman Sıkıntısı Yatırım Kararlarını Zorluyor

Küresel talepteki belirsizliğin sanayicilerin önünü görmesini güçleştirdiğini vurgulayan Dinçer, talebin ne zaman toparlanacağının bilinmemesinin yatırım kararlarını da zorlaştırdığını ifade etti.

Fon Mağdurlarından Kim Ne Kadar Para Alacak? 40,5 Milyar TL'lik Ödeme Takvimi Açıklandı!
Fon Mağdurlarından Kim Ne Kadar Para Alacak? 40,5 Milyar TL'lik Ödeme Takvimi Açıklandı!
İçeriği Görüntüle

Dünyadaki talep daralmasının bir yıl içinde sona erebileceği gibi beş yıl daha devam edebileceğini belirten Dinçer, bu belirsizliğin üretim ve yatırım planlamasını öngörülemez hale getirdiğine dikkat çekti.

Orta Doğu Pazarlarında Farklı Görünüm

Kahramanmaraş sanayisinin ihracat yaptığı Orta Doğu ülkelerinde de farklı koşulların etkili olduğu belirtildi. Dinçer’in değerlendirmesine göre Irak pazarı istikrarlı seyrini korurken, İran’daki ambargo ticareti sınırlıyor.

Suriye ile ticaretin başlamasına rağmen ülkenin ekonomik açıdan toparlanmasının zaman alabileceğini ifade eden Dinçer, ABD-İran gerilimi nedeniyle yaşanan lojistik sorunların Suudi Arabistan’a yapılan sevkiyatları da etkilediğini söyledi. Buna karşılık Körfez ülkelerinde genel bir talep düşüşü yaşanmadığını kaydetti.

Deprem Sonrası Göçün Büyük Bölümü Geri Döndü

Depremlerin ardından Kahramanmaraş’tan başka şehirlere göç eden nüfusun büyük bölümünün geri döndüğünü belirten Dinçer, deprem öncesi nüfus ile mevcut nüfus arasındaki farkın yaklaşık 31 bin olduğunu ifade etti.

Dinçer, nüfus artış hızının geçmiş yıllara göre yavaşladığını da dikkate alarak, göç edenlerin önemli bir bölümünün şehre geri döndüğünü ve kentte deprem psikolojisinin büyük ölçüde geride bırakıldığını değerlendirdi.

Sanayideki İstihdam Kaybını İnşaat Sektörü Karşıladı

Üretim kapasitesindeki düşüşün sanayide istihdamı etkileyebildiğini belirten Dinçer, Kahramanmaraş özelinde şu ana kadar bu kaybın önemli ölçüde inşaat sektörü tarafından karşılandığını söyledi.

Tekstil sektöründeki üretim zincirinin birbirine bağlı olduğuna dikkat çeken Dinçer, konfeksiyondan boyahaneye, örgü üretiminden ipliğe kadar bir halkada yaşanan daralmanın diğer işletmeleri de etkileyebileceğini ifade etti.

Bazı üretim tesislerinin faaliyetlerini Mısır’a taşımasının da bu zincir üzerinde etkili olabileceğini belirten Dinçer, istihdam kaybının başka sektörlere yönlendirilememesi durumunda bunun önemli bir sorun haline gelebileceğini kaydetti.

Mısır’a İhracat Yapan Mutfak Eşyası Atölyeleri Kapandı

Kahramanmaraş’ta metal mutfak eşyası üreten ve ağırlıklı olarak Mısır’a ihracat yapan bazı atölyelerin, Mısır hükümetinin gümrük vergilerini artırması nedeniyle faaliyetlerini sürdüremediği belirtildi.

Dinçer, söz konusu atölyelerin neredeyse tamamının kapandığını ve Mısır’a ihracat yapamadığını ifade etti. Vergi artışının rekabet koşullarını olumsuz etkilediğini belirten Dinçer, uygulanan oranların üreticileri pazarda rekabet edemez hale getirdiğini söyledi.

Robotlaşma Tartışması: Üretim Kime Satılacak?

Üretimde otomasyonun ve robot kullanımının yaygınlaşmasına da değinen Dinçer, gelecekte üretimin büyük bölümünün insansız fabrikalarda gerçekleştirilmesinin ekonomik ve toplumsal sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

İnsanların gelir elde edemediği bir ekonomik düzende robotlarla üretilen ürünlerin kime satılacağı sorusunu gündeme getiren Dinçer, otomasyonun yalnızca üretim verimliliği açısından değil, istihdam ve gelir dağılımı bakımından da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Kahramanmaraş sanayisi deprem sonrasında üretim altyapısını yeniden kurarken, bugün finansman koşulları, küresel talep ve ihracat pazarlarındaki belirsizliklerle mücadele ediyor. Sanayicilerin önündeki en önemli başlıklardan biri ise dünya genelinde talebin ne zaman toparlanacağının belirsizliğini koruması.