Nagehan Alçı'nın öğretmenlerle ilgili özrü kabahatinden büyük

Öğretmenlerin ve öğrencilerin rahata alıştıklarını ifade ettiği yazısından sonra büyük tepki çeken Nagehan Alçı, yeni yazısında öğretmenlere çok değer verdiğini söyledi ama özrü kabahatinden büyük dedirten açıklamalarda bulundu.

EĞİTİM 12.01.2021, 17:46 12.01.2021, 18:30
Nagehan Alçı'nın öğretmenlerle ilgili özrü kabahatinden büyük
banner257

Habertürk yazarı Nagehan Alçı, 'Öğretmenler de yüz yüze eğitime dönülsün istiyor' başlığıyla yayımlanan yazısında dünkü yazısının yankı yaratacağını tahmin ettiğini ancak bu kadarını beklemediğini söyledi.

Nagehan Alçı yazıısnda çok tartışılacak bir şey daha yazdı. Alçı yazısında "'Biz okulların açılması için gerekirse her yerin kapanmasını savunuyoruz, çocuklarımıza bu kötülüğü yapmayalım. Avrupa okullarını nasıl açık tutmaya gayret gösteriyorsa biz de gösterelim' ifadelerini kullandı. 

Peki Nagehan Alçı öğretmenlerin böyle düşünmediği kanaatine nasıl ulaştı?

Okulları açmak öğretmenlerin elinde mi?

Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenler bu cümleyi kurmadığı için mi okulları açmıyor?

Bilim Kurulu öğretmenlern ağzına mı bakıyor?

İŞTE ÇOK TARTIŞILACAK O HABER!

Meğer herkesin okulların açılmasını istediğini belirten Alçı, "Dün tanıdık tanımadık onlarca öğretmen ve eğitimciyle konuştum ve yazıştım. Yalnızca öğretmen değil, birçok öğrenciyle de konuştum" ifadesini kullandı.

Nagehan Alçı: Öğretmenler de öğrenciler de rahata alıştı

Alçı, özellikle sosyal medyada tepki çeken "Öğretmenler de öğrenciler de rahata alıştı" ifadesine de açıklık getirdiği yazısına şöyle devam etti:

"Herkes, istisnasız aynı şeyi söyledi: Okulların açılmasını istiyoruz. Uzaktan eğitimden fayda sağlayamıyoruz.

Bu arada yazımdaki bir cümle öğretmenleri rahatsız etmiş.

Benim için öğretmenlerimiz çok kıymetlidir. Ailesinde de öğretmen büyükleri olan bir insanım. Hem babaannem Fikriye Alçı hem de kayınvalidem Şerife Kütahyalı emekli öğretmen. Babaannem yıllarca ilkokul çocuklarına emek vermiş, kayınvalidem ise matematik alanında yüzlerce çocuk yetiştirmiş bir cumhuriyet öğretmeni. Öğretmenlerin yaşadıkları sıkıntıların, çektikleri zorlukların, verdikleri emeklerin yakın şahidiyim. Hakları ödenmez.

Yazımdan sonra şunu gördüm: Evet, uzaktan eğitim sayesinde memleketlerine döndükleri için memnun olan bir kesim var ve bu nedenle durumdan şikayetçi değiller. Öte yandan öğretmenlerimizin en az yüzde 90’ı okulların bir an önce açılmasını istiyor. Uzaktan eğitimde verdikleri emeklerin karşılığını alamamaktan, üretken ve verimli olamamaktan şikayetçiler. Teknik detaylar bütün öğretmenleri yormuş. Haklılar…

Bir de yarıyıl tatili yaklaşıyor. Çocukları nasıl değerlendireceklerini, nasıl not vereceklerini bilemeyip, adil olamamaktan endişe eden çok sayıda öğretmen var.

Ben öğretmenlerimizin emeğine sonuna kadar saygılıyım. Ancak bu kadar sıkıntı çekip sonuç almadıklarını düşündükleri bir sistemle ilgili dünyadan örnekler vererek 'Biz okulların açılması için gerekirse her yerin kapanmasını savunuyoruz, çocuklarımıza bu kötülüğü yapmayalım. Avrupa okullarını nasıl açık tutmaya gayret gösteriyorsa biz de gösterelim' demelerini bekliyorum.

Gelin elbirliğiyle okullarımızı açmayı bir öncelik haline getirelim.

Vaka olmayan köylerde neden kapalı?

Durum hakikaten çok vahim…

Konuştuğum bir eğitim derneği başkanı 'Baştan yanlış yapıldı Nagehan Hanım. Tüm okullar aynı kefeye kondu. Kırsalda birçok bölgede okulların kapanmasına hiç gerek yoktu mesela. Köyünde hatta kasabasında tek bir vaka yok ama çocuklar 10 aydır evdeler. Böyle örnek çok' deyince 'Köylerde uzaktan eğitime ulaşabilme oranı nedir?' diye sordum. 'Valla durum hiç iç açıcı değil' diyerek ekledi: 'İnternet erişimi olmayan çok sayıda köy var. Düşünün tek bir vaka yok ama okul kapalı ve uzaktan eğitime erişim de yok.'

Peki ya şehirlerdeki durum çok mu farklı?

Bakıyorum şartları en iyi noktada olan, maddi eksiği olmayan, özel okullarda okuyan çocuklar bile uzaktan eğitimden bir şey öğrenemiyor. Geçen gün bir tanıdığım çocuğu ders dinliyor zannederken kulaklığını bir çıkarmış ki çocuk müzik dinleyip boş boş ekrana bakıyor.

Uzaktan eğitimin vicdanlarımızı rahatlatmak dışında bir işlevi yok

Kendimizi kandırmayalım böyle örnek çok…

Ben de bir anneyim değerli okurlar, ilkokul çağında çocukları olan bir anne. Olmuyor, uzaktan eğitim büyüklerin vicdanını rahatlatmak dışında bir işe yaramıyor!

Çocuklara da kızamazsınız, yapılan tüm bilimsel çalışmalar ilkokul çağındaki çocukların bu tip bir eğitim modeline uygun olmadığını gösteriyor.

Bakın dünyadaki saygın sağlık otoriteleri pandemi yönetiminde en son başvurulacak yöntem olarak okul kapatmayı öneriyor. Halbuki biz ilk bunu yaptık.

Tüm saygın sağlık otoriteleri okulları kapatmak son çare diyor

Dünyada sağlık alanında önde gelen kurumlar okulların açık kalması, kapalı olanların açılması, özellikle ilkokullarda eğitime mutlaka yüz yüze devam edilmesi için ardı ardına açıklamalar yapıyorlar.

Anadolu Eğitim Sendikası'ndan Nagehan Alçı'ya: Kötü düşüncelerinizi öğretmenlerin üzerinden çekin yeterli

Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu Unicef, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Dairesi, ABD Hastalık Önleme ve Kontrol Dairesi…Tüm bu kurumlar zaman zaman pandemi yönetimi ile ilgili çelişkili açıklamalar yapıyorlar ama konu okullara gelince hepsi aynı yöne işaret ediyor: Okulları kapatmak pandemi yönetiminde başvurulacak en son önlem. Başka çare kalmayana kadar kaçınılması gerekli.

Okulların özellikle de ilkokulların açık kalması salgını körüklemiyor. Kapanmaları ise salgını yavaşlatmıyor. Pandemi kontrolü için her yer kapansa bile okulları açık tutmak için ülkeler ellerinden geleni yapmalı diyorlar.

Bizdeki şartlarla açılamaz mı?

Bu noktada gelen en büyük eleştirilerden biri Türkiye’de okulların şartlarının Avrupa’dakiler gibi olmaması. Sınıf mevcudunun yüksekliği ve hijyen önlemlerinin eksikliği okulların açılması önünde ciddi bir engel olarak sunuluyor.

Ancak Avrupa’da sınıf mevcutları sanıldığı kadar düşük değil. Örneğin İngiltere ve Almanya’da sınıf mevcutları ortalama 26 ve 21. İlkokullarda öğrenciler sınıflarda ve bahçede maske takmıyor. Özellikle şehir merkezlerinde 25-30 sınıf mevcudu oldukça yaygın.

Türkiye’de devlet okullarında ilkokul sınıflarında ortalama 22 öğrenci var. (Bu rakamları okulların açılması için çalışan ve araştırma yapan kıymetli doktorlardan aldım-devlette çalıştıkları için isimlerini kullanamıyorum-na)

Tabii sınıf mevcudu 30’un üzerinde birçok okul da var ancak sınıflar ikiye bölünerek eylül ve ekimdeki gibi neden eğitim yapılamasın?

Sevgili okurlar, çocuklarımız evde kapalı kalarak hem eğitim hem gelişim kaybına uğruyor. Kas ve kemikleri zayıflıyor, kilo alıyorlar. Bu uzun vadede ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirecek.

Çocuklar zihnen de duraklıyor, geriliyor. Evde yapılabilecekler çok kısıtlı, internete erişimi olmayan, özel odası olmayan, televizyonu olmayan çocukların 10 aydır evde ne yaptığını bir düşünün lütfen… Okul ortamı, öğretmen, akranın yerini hiçbir şey tutamaz…

Bakın velisi sürekli başında duran, internet ve bilgisayar sorunu olmayan çocuklar bile uzaktan eğitimde motive olamıyor, bunu hepimiz görüyoruz, biliyoruz. Varın geri kalanın halini düşünün..

Hiç kendimizi kandırmayalım! Bu kimsenin suçu değil. Uzaktan eğitim ilkokul çocuğunun doğasına aykırı!

Bugün Türkiye’de milyonlarca çocuk eğitimden kopmak üzere… Bir kez koptular mı dönüş çok zor.

Kadın hakları açısından da kabul edilemez bir durum

Kadınlar da çocuklarının eğitimine destek olmak, onların başında durmak için işlerini bırakıyor, kariyerlerine ara veriyorlar. Bu kadın hakları açısından da kabul edilemez bir durum!

Bütün bunlar bize çok kötü sonuçlar olarak geri dönecek ey yetkililer…

Buradan kendisi de çok deneyimli bir eğitimci olan Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk’a seslenmek istiyorum.

Bir an önce hatta bu ay içinde kademeli olarak okullara dönüş için bir takvim belirlemeli ve okulları açmalısınız…

İlkokullardan başlamak üzere yüz yüze eğitime dönmenin bir öncelik meselesi haline getirilmesi şart."

Yorumlar (16)
Nagihan Herbokolog 7 gün önce
Egitimcisin desek değilsin,profesörsün desek değilsin ,uzman psikologsun desek hiç degilsin ,salgın uzmanı desek değilsin,akademisyen desek o da değilsin ,corona aşısını bulan almanya'daki mikrobiyolog desek o hiç değilsin ama pabuç gibi dil ile her lafa bilgin olmadan yetişirsin
Ejder 7 gün önce
Nagehan kişisi 7gün ekran karşısında hergün 8er saat ders versin de görsün rahatı,ekrana bakarken gözleri kızıl,beynizonkluyor mu anlasın.
Adanalı 7 gün önce
Bugün yine ders anlatmaktan dilim yara oldu. Günlük 6 saat ders anlatıyorum. Ayrıca o 6 saat için hiç yoksa 4 saat test hazırlayıp planlama yapıyorum. Konuları yeni öğreniyormuş gibi çocuklara nasıl anlatırsam kolay öğrenirler diye kafa patlatıyorum. Ama gel gör ki öğretmenler ne iş yapıyor deniyor. Böyle düşünenleri Allaha havale ediyorum. Bir hizmetlimiz demiştiki çocuğuma öğretmen ol bak derse girip çıkıyorlar bir şey yapmıyorlar dedim. Hocam dilimi eşşek arıları soksun nerden derdim. Çocuk eve bitmiş vaziyette geliyor. Ben işin içinde sayılırım böyle düşünüyorsam millet nasıl düşünüyordur. Demişti. Ben öğretmenliği seviyorum. Ancak böyle dendikçe şevkim kırılıyor. Böyle düşünenlerin çocukları öğretmen olur inşAllahta ne ne değildir öğrenirler. En büyük kötülük onlar için bu olur.
ALLAHımsenböyüksün 7 gün önce
Öncelikle şunu belirtmek isterim masa başı memurluğuyla öğretmenlik kesinlikle aynı değil masa başı memuru’nun 8 saati öğretmenin 40 dakika ders anlatmasından daha kolay. Öncelikle öğretmen olmayanların bunu bilmesi lazım. Çünkü siz evdeki iki tane çocuğunuza tahammül edemiyorsunuz yüzlerce binlerce çocukla uğraşıyor öğretmen. Düşünün 40 kişilik sınıfta hepsinin birer defa öğretmenim dediğini... kafanız beyniniz göçer. Öğretmenlerin değerini anlamak dileğiyle herkese hayırlı günler.not: belediyemizde öğretmenlerin değerini çok iyi anlamış halk otobüsünde on kuruşluk indirim yapmışlar helal olsun!!!
Aksakallı akif 7 gün önce
Her saçmalayanı ekrana çıkarmaya devam edin
Maraşlı esnaf 6 gün önce
Madem okullar kapalı o zaman öğretmenlere asgarî ücret versinler zaten okul yok ve ek ders yok ekonomi düzelir
Musa SAĞLAM 4 gün önce
Maraşlımsın?...Adını Yaz da Adam sansınlar...
arif 6 gün önce
olur, başka bir isteğin varmıydı keyifçi esnaf efendi...
Tuğba 6 gün önce
Esnaf 3000 tl aylık kirası olan 5+1 lüks dairede keyfinden kirada oturuyor ama hala aglıyorsunuz perişanız , destek verin diye
Salih 7 gün önce
Ak partinin pelikancı üyelerinden birisidir bu kadın,hem akp hemde millet için çok tehlikeli birisi
Bir 7 gün önce
Ögretmene söylediğiniz rahatlık ayıp olmuş elbette onlarda çok ister okula gelmeyi ama açılması konusunda haklısınız iki yıldır okullar kapanıyor ama Yazın tatil yerleri açık hatta heryer açıktı sadece okula gelince kapatıyorlar heryer kapansın okullar açılsın dediğiniz gibi bence atama bekleyen öğretmenleride oyalamayın artık
muhammed 6 gün önce
beyler hoca gelmemiş ders boş
SYF 6 gün önce
iki çocuğum var eba dan canlı yayınla ders gören bende herzaman olmasa da arada çocuklarıma eşlik ediyorum ve olan biten herşeyi görüyorum. Allah öğretmenlerin yar ve yardımcısı olsun
Öğretmen 6 gün önce
Bu kadın hangi rahatlıktan bahsediyor. Onun çocukları uzaktan eğitim almıyor mu?
Evde iki çocuk birde ben sabahtan akşama kadar canlı ders telâşındayız. Evde düzen kalmadı. Bebeğimiz ses çıkarmasın babasını ve kardeşlerini rahatsız etmesin diye annesi yatak odasından çıkarmıyor. Evde ne yemek düzeni kaldı ne birlikte ailecek etkinlik yapma. Varsa yoksa canlı ders ve sonrası da öğrencinelerle tek tek iletişim içinde olmak.
Evet okullar derhal AÇILMALI. Çünkü okul zamanında hayatımızda bi düzen vardı.
Şimdi ise evde sadece yaşayan insanlar, aileler birbirinden bi haber.
Canlı ders için de bi ek ödenek almıyoruz. Her öğretmen kendi imkanları ile fedakarlık yapıyor....
Hem bütçesinden,
Hem zamanından,
Hemde ailesinden...
vesselâm...
Duayen 6 gün önce
Öğretmen düşmanı o bayanın benim dersime katılması gerek.Zamanında alamadığı dersi şimdi alabilir.Çünkü zeka yaşı ancak benim öğrenciler seviyesinde.Tabiki onun suçu yok.Onu Türkiye'nin bir değeri gibi görenler utansın.Türkiye'nin geleceğini inşa eden öğretmenlere kin kusarken ne kadar eğitimle ilgili sendika, dernek VS varsa onlarıda sustukları için kınıyorum.
Mahmut 16 saat önce
Büyük bir salgın yaşanırken nasıl bir eğitim modeli olabilir ki? Herkes aklına eseni söylüyor! Hangi ülkede devamlı bir eğitim var? Bunun suçlusu da sanki öğretmen! Bu şartlar altında elden gelen bu. Beğenmeyenler bir çözüm söylesinler de görelim! Bu kadar tedbire rağmen günlük vefat sayısı 160 larva.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
2020 yılının En Başarılı Milletvekili kim?
2020 yılının En Başarılı Milletvekili kim?
Namaz Vakti 19 Ocak 2021
İmsak 06:13
Güneş 07:38
Öğle 12:48
İkindi 15:26
Akşam 17:48
Yatsı 19:08