6 Şubat depremlerinin ardından birçok kişi Kahramanmaraş’tan ayrılırken, o kalmayı seçti. Sadece kalmakla da yetinmedi; yatırım yaptı, istihdam oluşturdu ve yeni bir marka inşa etti. Genç iş insanı Mustafa Yalçın ile hem hayat yolculuğunu hem de Matchy Matchy markasının arkasındaki hikâyeyi konuştuk.

Sizi tanıyarak başlayalım. Mustafa Yalçın kimdir?
1990 yılında Kahramanmaraş’ta doğdum. Bu şehirde büyüdüm, bu şehirde yetiştim. Kendimi her zaman bu toprakların bir parçası olarak gördüm. Ailem de köklü bir Maraşlı aile. Hayatımın temeli burada atıldı diyebilirim.

Gününüz nasıl geçiyor?
Oldukça yoğun geçiyor. Kahramanmaraş’a döndüğüm günden beri tempom hiç düşmedi. Günümün büyük kısmı çalışarak geçiyor. Açıkçası çalışmaktan hiç gocunmam. Başarının tek yolunun çalışmak olduğuna inanıyorum. Geri kalan zamanımı ise aileme, özellikle iki kızıma ayırıyorum.

Eğitim hayatınız oldukça uluslararası. Bu süreç nasıl gelişti?
Eğitim benim için her zaman öncelikliydi. İstanbul Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdim. Sonrasında Londra’da dil eğitimi aldım. Ardından Amerika’da UC Irvine Üniversitesi’nde işletme ve pazarlama üzerine eğitim gördüm.
Bu noktada babama ayrı bir parantez açmam gerekiyor. Eğitim konusunda çok hassas bir insandı. “Gerekirse miras bırakmam ama iyi eğitim alın” derdi. Biz üç kardeşiz ve hepimizin iyi eğitim alması için büyük çaba gösterdi.

Bu kadar eğitimden sonra Kahramanmaraş’a dönmek zor bir karar mıydı?
Dışarıdan bakıldığında öyle görünüyor olabilir ama benim için doğru karardı. Döndükten sonra iş hayatına çok mütevazı bir yerden başladım. Tekstil atıkları ticareti yaptım.
O dönem bana çok şey kattı. İnsan tanıdım, hayatı tanıdım. “Bu iş sana göre değil” diyen çok oldu ama ben hiçbir zaman utanmadım. Aksine bugün geldiğim noktada o günlerin çok büyük katkısı olduğunu net şekilde görüyorum.

Hayatınızda kırılma noktaları nelerdi?
Birkaç önemli dönüm noktam var. İlk dönüm noktam evliliğim diyebilirim. Dünyanın en muhteşem kadınıyla evliyim. Olabilecek en doğru eş seçimini yaptığımı düşünüyorum. Çok ahde vefa borçlu olduğum bir eşleyim.
İkincisi annemi kaybetmem… Bu benim için çok zor bir süreçti ve birçok şeyi sorgulamama neden oldu.
Üçüncüsü, uzun yıllar çalıştığım firmadan ayrılmam. O gün aslında kendi yoluma tamamen girdiğim gündü.
Ve son olarak ilk kızımın doğumu… O an hayatımın yönü tamamen değişti.

Matchy Matchy’nin hikâyesi nasıl başladı?
Aslında bu marka biraz zor bir dönemin ürünü. Deprem sonrası herkes şehirden ayrılırken biz kalmayı seçtik. Ortağım Özge Vural Toy’un bu kararda çok büyük desteği oldu.
Biz burada kalıp üretmeye, istihdam yaratmaya ve şehre katkı sağlamaya karar verdik. Matchy Matchy böyle doğdu.
Benim için sadece bir marka değil. Zor bir dönemden çıkışımın, yeniden ayağa kalkışımın simgesi.

Whatsapp Image 2026 03 26 At 13.28.25

Markayı bugün nerede konumlandırıyorsunuz?
Bugün Türkiye’nin farklı noktalarında mağazaları olan, online pazarlarda aktif şekilde yer alan bir markayız. Özellikle anne-çocuk giyiminde güçlü bir konumdayız.
En çok önem verdiğimiz şey kalite algısıydı. Bunu doğru kurduğumuzu düşünüyorum.
Sırada ne var? Hedefleriniz neler?
Öncelikle Türkiye genelinde daha da güçlenmek istiyoruz. Mağazalaşma sürecimiz devam ediyor. İstanbul bizim için önemli bir adım. Uzun vadede ise uluslararası bir marka olmak istiyoruz. Amerika ve İngiltere için çalışmalarımız başladı.

Mana Konfeksiyon’un bu yapıdaki rolü nedir?
Mana Konfeksiyon bizim ana iş kolumuz. Kumaş ticareti ve üretim tarafında faaliyet gösteriyoruz. Aslında benim iş hayatındaki temelim burası. Matchy Matchy de bu yapının içinde büyüyen bir marka.
Deprem sonrası hiç “başka bir şehre taşınalım” dediniz mi?

Hayır, hiç demedim. Hayat ne getirir bilemem ama benim işim, emeğim, köküm burada. Pergelin sabit ayağı her zaman Kahramanmaraş olacak.
Tekstil sektörü şu an zor bir dönemden geçiyor. Siz nasıl görüyorsunuz?
Evet, ciddi bir durağanlık var. Bu hepimizi etkiliyor. Ama tekstil bu ülkenin lokomotiflerinden biri.
İstihdamın en yoğun olduğu alanlardan biri. Bu yüzden desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Tekstili kaybetme gibi bir lüksümüz yok.

Genç girişimcilere ne önerirsiniz?
Öncelikle çalışmaktan vazgeçmesinler. Çok çalışmadan hiçbir şey olmuyor.
Kazananlar için de tavsiyem net: kazandıklarını yatırıma dönüştürsünler. Ülkelerine güvensinler. Bu topraklarda üretmekten vazgeçmesinler.

Kahramanmaraş’ta İlk Yardım Seferberliği: KASKİ Personeline Eğitim
Kahramanmaraş’ta İlk Yardım Seferberliği: KASKİ Personeline Eğitim
İçeriği Görüntüle

Amatör spora olan ilginiz nereden geliyor?
Bu benim için bir sosyal sorumluluk. Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durması için spor çok önemli.
Sporun içinde olan bir genç, hayata daha sağlam tutunur. Ben de elimden geldiğince bu alanda katkı sağlamaya çalışıyorum.
Son olarak…
Mustafa Yalçın’ın hikâyesi; iyi bir eğitim, zor zamanlar, cesur kararlar ve memlekete bağlılık üzerine kurulu.
Ve belki de onun hikâyesini en iyi anlatan cümle şu:
“Biz kazandığımızı yine bu topraklara kazandırmaya devam edeceğiz.”