banner230

Ali Çam'ın Yeni Yazısı: Bir'den Vazgeçmek

Kahramanmaraş Haber46 sitesinin baş yazarı Ali Çam'ın yeni köşe yazısı Bir'den vazgeçmek. Hocam o hoyratça kaybettiğimiz ve küçümsediğimiz BİR'ler var ya... Bakın ben size o BİR'lerin hikayesini anlatayım...

EĞİTİM 06.02.2021, 20:52
Ali Çam'ın Yeni Yazısı: Bir'den Vazgeçmek
banner257

Ali ÇAM'ın Yazısı:

Yıllar önceydi. Yeni atanmış bir lise müdürünü ziyarete gitmiştim. Hoş bir muhabbet eşliğinde çayımızı yudumlarken okulun Müdür Yardımcısı girdi içeriye.

"Müjde" hocam dedi. "Falanca öğrenciyi gönderdik okuldan, kurtulduk şükür... Bir yemeğini yerim artık"

Müdür bey sevinçle ve heyecanla "Çok şükür" diye cevap verdi... "Tamam, bugün öğle yemeğinde beraberiz. Hatta Ali Hocam da gelsin..."

Onların heyecanı benim merakımı uyandırdı. "Hayırdır?" dedim. "Nedir bu sevincinizin nedeni?"

Müdür bey anlatmaya başladı:

"Hocam hiç sormayın, çok sorunlu bir öğrenci vardı okulumuzda. Çok sıkıntı çekiyorduk. Ailesiyle okuldan alması için görüşmeler yapmıştık. Olumlu sonuç verdi. Öğrenciyi gönderdik... Açık Liseden devam edecek okumaya eğer ederse..."

"Buna mı seviniyorsunuz?" dedim...

Şaşırdılar. Benden geleceğini tahmin ettikleri tepkinin şiddetini azaltmak için olsa gerek:

"Hocam, öğrenciyi tanısanız bize hak verirsiniz" dediler.

Müdür yardımcısı arkadaşa oturmasını rica ettim. Karşıma oturdu. Anlatmaya başladım. 

...

Arkadaşlar bunca yıl öğretmenlik ve yıllarca da idarecilik yapmış bir insan olarak inanın sizi çok iyi anlıyorum. Bazen sorunlu öğrencilerin okuldaki eğitim ortamını nasıl bozabileceklerini çok iyi biliyorum.

Öğrenciyi tanımadığım, neler yaşadığınız bilmediğim için bu konuda sizi eleştiremem. Ancak az önceki tavrınızı gerçekten çok üzücü bulduğumu ve bir eğitimciye asla yakıştıramadığımı söylemek istiyorum.

"Bize teslim edilen bir öğrenciyi tüm çabalarımıza rağmen eğitemedik. Onun yanlış yollara gitmesine mani olamadık. Bir öğrenciyi kurtaramadık. Çok çalıştık, uğraştık, didindik ama olmadı, başaramadık. Öğrencimizi elimizde tutamadık, aramızda barındıramadık. Şimdi bu çocuk bilinmeyen bir yolculuğa çıkıyor. Bunca öğretmenin arasında bile kötü alışkanlıklarından vazgeçmeyen öğrencimizi, kimbilir bundan sonra neler bekliyor. Öğrencimizin, bizim tutamadığımız elini acaba kimler tutacak? Bizim dokunamadığımız yüreğinde kimler hangi duyguları yerleştirecek? Bizim ilimle, irfanla, ahlâkla dolduramadığımız kalbine, kimler hangi kirli duyguları dolduracak? Bu çocuğun beynini kimler nasıl yıkayacaklar, yerine neler koyacaklar?" diye düşünüp ağlamak dururken gülüyor muyuz?

Bu okuldan bugün bir cenaze çıkmış. Bize cenazenin ardından ağlamak, hadi ağlamadık dua etmek düşmez mi? 

Genç Müdür Yardımcısı arkadaş araya girdi. 

"Ali hocam" dedi. "Bunca öğrenciyi okutuyoruz, bir öğrenciyi okuldan gönderdik diye ettiğin sözler biraz ağır değil mi?"

"Bir az mı?" dedim.

"Okulumuzdaki binden fazla öğrencinin yanında elbette az" dedi.

"Kaç çocuğun var hocam" dedim.

"Bir kızım var" dedi.

"Allah bağışlasın" dedim. "Ne kadar değerli senin için kızın?"

Adeta gözleri parladı. "Dünyalara değişmem kızımı" diye cevap verdi.

Ben devam ettim:

"Ama sadece bir çocuk. Dünyadaki yüzmilyonlarca çocuktan sadece biri. Neden bu kadar değerli olsun ki? Çünkü, o senin kızın değil mi? Senin kanından, senin canından biri. Onun tırnağına zarar gelmesin diye canını ortaya koyarsın eminim. Hocam, BİR sayısı bizim çocuğumuz olduğunda dünyanın en büyük değeri haline gelirken, başkasına ait olan BİR'i neden küçümsüyoruz?  O çocuğun ailesi için de BİR sayısının senin çocuğunun değeri kadar büyük olabileceğini düşünmüyor musun?"

...

Ben konuşmayı sürdürdüm:

"Hocam o hoyratça kaybettiğimiz ve küçümsediğimiz BİR'ler var ya... Bakın ben size o BİR'lerin hikayesini anlatayım..."

O kaybettiğimiz BİR; yarın gidecek bir kadın katili olarak karşımıza çıkacak. Belki de o kadın senin benim anamız, eşimiz, bacımız, kızımız olacak...

O kaybettiğimiz BİR; yarın bir çocuk tecavüzcüsü olarak karşımıza çıkacak.

O kaybettiğimiz BİR; yarın bir uyuşturucu satıcısı olarak bizim çocuklarımızı zehirleyecek.

O kaybettiğimiz BİR; yarın eli kanlı bir katil olacak, sevdiklerimizi bizim elimizden alacak.

O kaybettiğimiz BİR; yarın bir canlı bomba olacak, onlarca yüzlerce kişiyi öldürecek.

Her kaybettiğimiz BİR'le birlikte hepimiz kaybediyoruz. Biz, BİR kaybettiğimizi düşünürken aslında BİR MİLYON kaybediyoruz...

...

Sahi BİR nedir?

Evladımızın tırnağına taş değdiğindeki “BİR” sayısının büyüklüğüyle, Osmaniye’nin köyündeki yoksulluğun dibine vurmuş annenin yetim çocuğu şehit olduğundaki “BİR” sayısının büyüklüğü arasında kaç sıfır fark vardır?

Evladımızın tırnağına taş değdiğinde feryad eden yüreğimiz, evladı şehit olan Gülsüm Ana’nın yüreğinin feryadına neden ortak olmaz?

Çocuklarımız okusun diye çırpınan bizler, çocuklarını bize emanet eden garip anaların babaların çocukları için de aynı derecede çırpınamaz mıyız?

Zaten çırpınıyoruz tamam; peki kurtaramadığımız zaman o BİR çocuğun anasıyla babasıyla birlikte ağlayamaz mıyız?

BİR'den vazgeçmek gerçekten bu kadar kolay mı olmalı?

Saygılarımla...

Yorumlar (12)
Aksakallı Bilge 4 hafta önce
Toplumumuzdan ,yani bizden çalınan iki önemli erdem var ki ömrünüzün sonuna kadar sımsıkı sarılıp çocuklarınıza mutlaka aşılamanız gereken bu iki erdem 1-vicdan 2-ahlaktır.Her kim olursanız olun, çocugunuz hangi mesleği seçerse seçsin farketmez sadece bu iki erdem bizi insan yapan değerdir.
Ali kemal 4 hafta önce
Bir suç herşeydir, iki suç hiçbirşey
Mehmet ay 4 hafta önce
Ağzına yüreğine sağlık
Ahmet Yiğit 4 hafta önce
Unutmadığım iki tane "Bir'im" var.
Birinci sınıf okuturken, üçüncü sınıftan bir öğrenci aldım. Öğrenciyi test ettiğimde sesli harfleri bile okuyamadığını gördüm. Birinci dönemin sonuna doğru akıcı bir okumaya sahip oldu. Hiç unutmam! Şunu farketmiştim. Okuyabileceğini anlayan bu çocuk; öyle bir gayret gösterdi ki...
Başka "Bir'im" de, tüm çabalarıma rağmen 1. sınıfta okutamadığım öğrencim M... idi. "İkinci sınıfta okuturum." dedim. İkinci sınıfta da aile göçüp başka bir ilçeye gittiler. Evet bu "Bir'i" de unutamadım. Elinize sağlık. Bu benim bam telimdi.
Vicdan ve ahlak 4 hafta önce
Egitim sistemi çocuğu yarıs atı gibi 7 gün 24 saat sadece basarıya ,ders çalısmaya ,sınavları ,testleri geçmeye,kariyer sahibi olmaya ve sonucundada vahşi kapitalizmin parcası sadece kazan kazan çok kazan sistemine sürüklemektedir,bize 70 yılda kapitalizm kazanmayı ögretirken iki erdemi de bizden söküp almıstır vicdan ve ahlak.
Afsinli 4 hafta önce
Yine çok güzel bir konuya deginmissiniz Hocam. Kaleminize sağlık. Öğrenci yetiştirmede ülke olarak malesef sınıfta kaldığımız gayet açıktır. Ancak bu konuyu sadece egitimcilerin sırtına yüklemek doğru değil. Bu yazıdan başta devlet büyüklerimiz medyamız ailelerimiz sivil toplum kuruluşları yöneticiler velhasıl gençliğe yön veren tüm insanlar ders çıkarmalı. Malesef mevcut sistemde o öğretmenler böyle dusunmeyip savassa bile başarı oranı çok düşük. Lütfen eğitim sistemini kökten gözden geçirelim Gençlerimizi kötü etkileyen tüm medya ve internet ortamları denetlensin ve gereken önlemler alınsın. Yoksa geleceğimiz gençlerimiz heba olup gidecek.
Egitim nedir ? 4 hafta önce
Pahalı özel okullarda ,en birinci okullarda çocuğunuzu İyi bir mühendis ,doktor,bankacı olarak yetistirebilirsiniz ama asıl mesele ahlak ve vicdan sahibi insan yetistirebilmektir iste o zaman kanunlara ,kurallara ,hapishanelere,yargıçlara ihtiyacınız kalmayacaktır, iste o zaman maske takın diye ceza yazmak zorunda kalmayacaksiniz ,iste o zaman sokaga çöplerini atan insanlar,kırmızı isikta gecenleri, mesaisi dolmadan görev yerini terkeden memurları , kadın cinayetlerini duymayacaksınız
Ramazan 4 hafta önce
Bizi holywood filmleriyle uyutup , yüregimizden insana dair olan vicdan ve ahlak erdemlerini söküp aldılar ,toplumun vicdan ve ahlak degerleri entübe olmustur hocam , para ve kariyer sahibi olmak adam olmak demek degildir.İşcisine aracını yıkatan patronlara, komsusuna bir günaydını esirgeyen cesetlere dönüstük,160 m2 daireyi 200 m2 diye satmaya kalkana ,boyalı aracı boyasız diye okutmaya kalkan esnafa dönüstük.Hak yiyerek torpille ise girmeyi marifet, secdeye eğdigimiz başı kaldırınca insanlıgımızı unuttuk.Herkes eskiyi özlüyor degil mi ? Sobalı evlerde banyo sobalarında teşt icinde çimen maraşlıları.
Edeci 4 hafta önce
Bir konusu elbette herkes için çok değerlidir Ali Hocam ancak günümüzde bu duruma sevinen öğretmenler sadece maaş alıp yaşamıno idame ettirebilmek için öğretmen olan kişilerdir. Gerçekten sizin gibi saygın bir öğretmen olsaydı zaten böyle davranmazdı
Mehmet Karahanlı 4 hafta önce
Ali bey , Bugün çanta dolu parayı sahibine teslim eden kişi ülkenin gündemine oturuyor , iyide kardesim zaten bu bizim kültürümüz , hak etmediğimiz sey , baskasının olan bize haramdır , biz ne kadar yozlastık ki bu konu şaşılacak kadar bir tepkiyle insanlar tarafından önemseniyor, iste vicdan ve iste bizden çalınan ahlak anlayısının gereğide budur, iste egitimin asıl varması gereken nokta burasıdır.Olabilir herkes kariyer sahibi mevki makam sahibi olamayabilir ama insan olmayı öğrenmis insan gibi eğitilmistir bu bile en önemli kazançtır.
Maraş'ın yerlisi 4 hafta önce
Yorumlar çok güzel herkesin ellerine sağlık, herkes çok haklı ama sözün özü bu Kemalist sistem değişmeden eğitim sistemi bu ülke için doğru düzgün insan yetiştirmez. Eğitim sistemi Başarılı başarısız öğrenci ayrımı bitmeli, yeteneğine göre öğrenci yetiştirilmeli
Ben Been 4 hafta önce
Saygıdeğer Ali Hocam, 28 yıllık öğretmenim. Bu türden öğrenciler normal liselerde düzeni bozup diğer öğrencileri de yoldan çıkarıyorlar. Yani lisede düzelmiyorlar. Ancak o türden öğrencilere farklı bir lise açılıp açılıp orada eğitimine devam ettirilmeliler.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
banner112
12°
açık
Günün Anketi Tümü
2020 yılının En Başarılı Milletvekili kim?
2020 yılının En Başarılı Milletvekili kim?
Namaz Vakti 05 Mart 2021
İmsak 05:31
Güneş 06:51
Öğle 12:49
İkindi 16:03
Akşam 18:36
Yatsı 19:51