Türkiye’de boşanma davaları genellikle şiddetli geçimsizlik, aldatma veya ekonomik sorunlar gibi ciddi nedenlerle açılırken, bazı davalar gerekçeleriyle şaşkınlık yaratıyor. Adli kayıtlara ve basına yansıyan bazı dosyalarda, boşanma gerekçeleri kamuoyunda “en ilginç” hatta “en sıra dışı” nedenler arasında yer aldı.

Mahkeme Kayıtlarına Yansıyan Şaşırtıcı Gerekçe

Hukuk çevrelerinde sıkça dile getirilen örneklerden birinde, bir çiftin evliliği “eşin telefona ‘tombik’ ismiyle kaydedilmesi” nedeniyle sona erdi. Davaya bakan mahkeme, bu durumun evlilik birliğini zedelediğine hükmederek boşanmaya karar verdi.

Uzmanlar, bu tür gerekçelerin tek başına değil, evlilikteki genel iletişim sorunlarıyla birlikte değerlendirildiğini belirtiyor.

Ünlü tekerlemeye göre hangisi doğrudur? Kartal sarkar, dal kalkar, dal sarkar, kartal sallar.
Ünlü tekerlemeye göre hangisi doğrudur? Kartal sarkar, dal kalkar, dal sarkar, kartal sallar.
İçeriği Görüntüle

Diğer Dikkat Çeken Boşanma Nedenleri

Kayıtlara geçen ve kamuoyunda sıkça konuşulan bazı boşanma gerekçeleri şunlar oldu:

  • Eşin çoraplarını düzenli katlamaması

  • Sabah kahvesinin sürekli yanlış yapılması

  • Ev içi alışkanlıkların taraflar arasında sorun haline gelmesi

  • Küçük görünen ama süreklilik kazanan davranışlar

Bu tür gerekçeler, ilk bakışta basit gibi görünse de mahkemeler tarafından “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” kapsamında değerlendirilebiliyor.

Uzmanlar Uyarıyor: Asıl Neden Genelde Görünenden Daha Derin

Aile hukuku uzmanları, bu tarz davalarda görünen sebebin çoğu zaman buzdağının yalnızca görünen kısmı olduğunu vurguluyor. Küçük anlaşmazlıklar, uzun süre çözümsüz kaldığında evlilik içinde ciddi bir kopuşa yol açabiliyor.

Psikologlara göre ise iletişim eksikliği, saygı algısının zedelenmesi ve duygusal uzaklaşma, bu tür “ilginç” gerekçelerin arkasındaki temel nedenler arasında yer alıyor.

Boşanma Davalarında Gerekçeler Neden Önemli?

Türk Medeni Kanunu’na göre, boşanma davalarında gerekçelerin somut, süreklilik gösteren ve evlilik birliğini olumsuz etkileyen nitelikte olması gerekiyor. Bu nedenle mahkemeler, her davayı kendi şartları içinde değerlendiriyor.