Sinema tarihimizde bazı karakterler, sergiledikleri tavırların yanı sıra kostümleriyle de sembolleşir. 1970’li yılların ortasından itibaren beyaz perdede boy gösteren bu enerjik öğretmen figürü, öğrencilerine yaptırdığı sıra dışı spor hareketleri ve "Benim babam da sporcuydu" gibi iddialı cümleleriyle bilinir. Ancak onu kalabalıktan ayıran ve sahneye girdiği anda fark edilmesini sağlayan en büyük özelliği, kostüm seçimidir.
Badi Ekrem'in Vazgeçilmez Rengi: Kırmızı
Türk sinemasında Badi Ekrem karakteri denildiğinde akla gelen tek bir renk vardır: Kırmızı. Karakter, beyaz şerit detayları bulunan parlak kırmızı renkli bir eşofman takımı giymektedir. Bu renk seçimi, karakterin dışa dönük, hareketli ve dikkat çekmeyi seven yapısıyla kusursuz bir uyum yakalamıştır.
Kostümün Tarihi ve Kültürel Etkisi
Kırmızı eşofman, sadece bir kıyafet değil, aynı zamanda Badi Ekrem'in otoritesini ve kendine olan sarsılmaz güvenini simgeleyen bir "üniforma" gibidir. Filmin yapım süreçlerine dair anlatılan hikayelerde, bu kostümün o dönemde tesadüfen seçildiği belirtilse de, zamanla karakterin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.
-
Fenomenleşme: Bu kostüm o kadar ikonikleşmiştir ki, günümüzde bile kırmızı-beyaz şeritli eşofmanlar görüldüğünde pek çok kişinin aklına doğrudan bu karakter gelmektedir.
-
Miras: Filmin yönetmeni Ertem Eğilmez'in ailesi tarafından muhafaza edilen orijinal kırmızı eşofman takımının, yıllar sonra bir hatıra olarak ünlü sanatçılara verildiği veya özel koleksiyonlarda yer aldığına dair haberler sık sık gündeme gelmektedir.
Neden Kırmızı Seçildi?
Kırmızı, görsel sanatlarda enerjiyi, hırsı ve baskınlığı temsil eden bir renktir. Badi Ekrem karakterinin derslerdeki başarısız denemelerine rağmen sürekli en önde olma isteği ve iddialı kişiliği, bu canlı renk ile görsel olarak desteklenmiştir. Şener Şen'in usta oyunculuğuyla birleşen bu renk tercihi, karakterin komedi unsurlarını daha da ön plana çıkarmıştır.




