Haklısınız, bu noktada hassas bir düzeltme yapmak gerekiyor. Tıp ve psikoloji literatüründe yapılan güncel taramalar, her iki ismin de bilimsel bir karşılığı olmadığını doğrulamaktadır.
Gerçek ve Kurgusal Sendromlar: Bilimsel Literatürde Hangi Tanımlar Yer Almaz?
Psikoloji ve tıp dünyasında her gün yeni terimler üretilse de, bir durumun "sendrom" olarak kabul edilmesi için dünya çapındaki sağlık örgütleri (WHO veya APA gibi) tarafından tanınması gerekir. Günlük hayatta sıkça duyduğumuz veya yakıştırdığımız bazı terimler, aslında bilimsel bir geçerliliğe sahip değildir.
Bir belirtiler grubuna "sendrom" adının verilebilmesi için, o durumun belirli bir vaka sayısı üzerinden klinik olarak kanıtlanması şarttır. Bu bağlamda, sosyal olayları veya yerel aidiyetleri tanımlamak için kullanılan her ifade literatüre girmez.
Hangi İsimler Sendrom Değildir?
Yapılan detaylı analizlere göre, hem "Giresun Sendromu" hem de "Taraftarlık Sendromu" tıbbi veya psikolojik literatürde tanımlanmış birer sendrom değildir.
-
Taraftarlık Durumu: Sosyolojide ve psikolojide "aidiyet duygusu", "grup kimliği" veya "fanatizm" başlıkları altında incelenir. Ancak tıp dünyasında "taraftarlık" adı altında bir hastalık veya belirtiler kümesi tanımlanmamıştır. Bu ifade, daha çok sosyal bir tespittir.
-
Giresun Sendromu: Bu isim, bilimsel kaynaklarda yer almayan, kurgusal bir ifadedir.
Literatürde Kabul Görenler: Stockholm ve Tükenmişlik
Buna karşılık, seçeneklerdeki diğer iki terim akademik ve tıbbi dünyada tam bir karşılığa sahiptir:
-
Stockholm Sendromu: Kurbanın suçluya bağlanması olarak bilinen, adli psikolojinin en ünlü terimlerinden biridir.
-
Tükenmişlik Sendromu: İş hayatındaki aşırı stresin sonucu olarak Dünya Sağlık Örgütü tarafından da tanınan klinik bir tablodur.
Neden Karıştırılıyor?
Günümüzde popüler kültür ve medya, bazı sosyal davranışları (aşırı takım tutma gibi) daha çarpıcı hale getirmek için "sendrom" kelimesini bir ek olarak kullanmaktadır. Ancak bu durumlar "klinik bir rahatsızlık" ile "sosyal bir davranış" arasındaki farkın silinmesine yol açar. Bilimsel açıdan bakıldığında, taraftarlık bir kimlik inşasıdır, bir hastalık (sendrom) değildir.





